24 Mart 2009 04:00

RAMP IŞIKLARI

Dostlar Tiyatrosu sanatsal, estetik ve politik tavrından ödün vermeden dünyanın ve Türkiye’nin güncel sorunlarına ilişkin sorgulamalarını sürdürüyor.

Paylaş

Dostlar Tiyatrosu sanatsal, estetik ve politik tavrından ödün vermeden dünyanın ve Türkiye’nin güncel sorunlarına ilişkin sorgulamalarını sürdürüyor.
Kuruluşundan bugüne 100’den fazla yerli ve yabancı yazarın toplumsal sorunlara duyarlı metinlerini seyirciyle buluşturan Genco Erkal’ın genel yönetiminde etkinliklerini sürdüren Dostlar Tiyatrosu, bu sezon Sivas katliamının anlatıldığı belgesel oyun Sivas -93 adlı oyunun yanı sıra yeni oyunu Marx’ın Dönüşü adlı oyunla kapitalizmin krizi, savaşlar, finans kapitalin sömürü sistemi gibi toplumsal olguları ince mizah tadında seyircisiyle buluşturuyor.
Amerikalı Tiyatro Yazarı Howard Zinn’in kaleme aldığı oyunda Marx, bulunduğu yerden yanlışlıkla New York’un yoksul bir mahallesi olan Soho’ya gönderilir. Oysa aslında uzun yıllar karısı ve çocuklarıyla birlikte sürgün hayatı yaşadığı Londra’daki Soho’ya gönderilecektir. (Bürokrasinin beceriksizliğine ironik bir göndermede bulunur yazar.) Yazar oyunu kurgularken Karl Marx’ın yaşadığı döneme ilişkin gerçek olaylardan yola çıkar, bunun yanı sıra Marx’ın anarşist felsefenin büyük kuramcısı Bakunin’le olan düşünsel ve felsefi rekabetine özel bir vurgu yapmak için ikisini hayali olarak Marx’ın evinde bir araya getirir. Bu hayali buluşmada ‘kim haklı’ tartışmasından ziyade insan Bakunin ve insan Marx’ın düşünce dünyaları, yaşama biçimleri ve yaşama kültürleri, mizah ve ironi ile karışık özel bir espri ile seyirciye sunulur.
Yazar Marx’ın Dönüşü’nü 15 yıl önce yazmış ve oyunda dönemin olayları evrensel bağlamda ele alınıyor. Genco Erkal dramturgi çalışması ile metni güncelliyor ve bugünün sorunlarını neden sonuç bağlamında Marx’ın gözünden değerlendiriyor, sorguluyor ve eleştiriyor. Erkal yorumunda metni Marx’ın biyografisini sunan düz bir anlatı olmaktan çıkarak görsel malzeme ve materyallerle destekliyor. Bu materyaller (fotoğraf, film fragmanları) oyunu belgesel tadında bir gösteriye dönüştürüyor.
Yaşadığı döneme ilişkin özellikle fotoğraflarla Karl Marx’ın yaşadığı ev, uğradığı mekanlar, görüştüğü kişiler, kütüphaneler, felsefe tartışmaları yaptığı kişiler ve politik olarak görüştüğü, tartıştığı Engels, anarşist felsefenin en önemli temsilcisi Bakunin, diğer yandan eşi, çocukları ve sevgilisine dair hayatında olan herkesle ilgili mutlaka bir görsel materyal bulunarak Marx’ın hayat felsefesi, düşünce dünyası, felsefi yorumları ve iktisadi önermeleri bugünün gerçeği ile kıyaslanarak Marx’ın haklılığı bir kez daha ortaya sürülüyor. Bu anlatım tekniği ile konu daha canlı daha sempatik ve daha yalın ve anlaşılır hale getirilerek konu çeşitlendiriliyor ve anlatım güçlendiriliyor. Bu çeşitlendirme hem Marx’ın daha yakından tanınmasına hem de felsefi olarak görüşlerinin daha net olarak anlaşılmasına katkı sunuyor. Ayrıca Karl Marx’ı yeni tanıyan onun felsefi ve dünya görüşlerini dar anlamda önyargı ile karşılayan insanlar için bu oyunun reji yorumu özel bir kapı aralıyor ve bir başlangıç girişi oluşturuyor.
Genco Erkal oyunu hem sahnelerken hem de oyuncu olarak yorumlarken yılların deneyiminden oluşturduğu profesyonelliğini büyük bir özen, ciddiyet ve cömertçe seyirciye sunuyor. Oyunculuk yorumuyla Marx’ın yaşamına dair her ayrıntıyı büyük bir titizlikle anlaşılır kılıyor. Erkal, sesi ve tavrındaki uyum ve duygu ve aklın kullanımındaki denge ve genel olarak oyunculuk unsurlarını kullanırken sanki özel bir içselleştirme tekniği kullanıyor. Her oyununda olduğu gibi Marx’ın Dönüşü’nde de yorumladığı karakteri tepeden tırnağa yeniden yaratarak onu yaşayan, canlı bir varlık haline getirebilme becerisi gösteriyor.
Dostlar Tiyatrosu Marx’ın Dönüşü ile politik tiyatro tarzını tutarlı ve istikrarlı bir kararlılıkla sürdürerek toplumsal duyarlılığını her zaman olduğu gibi bu oyunuyla da seyircisine sunarak sanatın toplumsal işlevi bakımından önemli bir görevi yerine getiriyor. Gişe kaygısı ve seyirci sorunlarını öne sürerek popüler kültüre içkin ucuz işler peşinde koşan ve sanatı iktidar odaklarının kullanımına ve medyanın anlık tüketilen görsel malzemesi haline getiren kerameti kendinden menkul tiyatro etkinliği üretenlere inat, Genco Erkal hem sanat üretiyor hem de bir aydın bir sanatçı bir insan olarak kendi duyarlılığını ortaya koyuyor.
METİNBORAN
ÖNCEKİ HABER

YEREL SEÇİMLER

SONRAKİ HABER

Yenilenen İstanbul seçimine 32 gün kaldı | Dakika dakika gelişmeler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa