24 Mart 2009 04:00

GÜNCEL

Son yıllarda bazı gazeteciler tarafından sık sık gündeme getirilen senaryo, AKP yanlısı gazeteler ve köşe yazarları tarafından yeniden gündeme getirildi.

Paylaş

Son yıllarda bazı gazeteciler tarafından sık sık gündeme getirilen senaryo, AKP yanlısı gazeteler ve köşe yazarları tarafından yeniden gündeme getirildi. Uzun röportajlar, TV tartışma programları, köşe yazıları daha yoğun bir şekilde görülmeye başlandı.
Senaryoyu biliyorsunuz. Bu köşede de birkaç kez üzerine yazı yazılmıştı. ABD, T.C. ve Kürdistan Özerk Yönetimi, aralarında anlaşıp Kandil Dağı’nda konuşlanmış PKK’lileri silahsızlandırır; lider kadro, Norveç gibi ülkelere gönderilir, PKK’lilerin bir kısmı Kuzey Irak’ta kalır ve silahsız olarak orada yaşamaya başlar ve çıkarılacak bir af ile diğerleri Türkiye’ye döner.
Bu senaryo her seferinde “bu kez tamam” sözleriyle önümüze kondu. Biz de bu senaryoya, gerçekleştirilmek için yürürlüğe konmuş siyasi bir plandan ziyade, kamuoyu oluşturma çabaları olarak değer vermiştik.
Bu kez, gündeme getirilen senaryoyu destekler görünen bazı siyasi gelişmeler de mevcut. Irak Cumhurbaşkanı Talabani, Türkiye’ye geldi ve PKK’lilere af çıkarılmasını birkaç kez konuşmalarında dile getirdi. 6 Nisan’da ABD Başkanı Obama, Türkiye’ye geliyor ve yukarıda sözü edilen senaryonun esas olarak bir ABD planı olduğu biliniyor. Ve dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Irak’a gitti. Üstelik Gül, İran’a giderken Kürt sorunu konusunda çok güzel gelişmeler olacağını da söylemişti. Fakat, bu senaryonun en önemli unsurlarından biri olan af konusunda AKP Hükümeti ve TBMM’den olumlu bir işaret alınmıyor. Askerlerin senaryoya olumsuz baktığı ise biliniyor. Üstelik, DTP af ile birlikte Abdullah Öcalan’ın Mandela gibi serbest bırakılmasını da talep etti. Mandela’nın mahpusluk günleri ve özgür kalması ile ilgili filmin de bugünlerde vizyona girmesi ve henüz vizyondan kalkmadan televizyonda da gösterilmesi ilginç bir tesadüf oldu.
Anlaşılan, söz konusu senaryonun gerçekleşebilirliği konusunda ABD, Talabani ve AKP fikir birliği içinde. Barzani, PKK’yi satmış gibi görünmemek için PKK’nin de olurunu almaya çalışıyor. Nisan ayında Erbil’de yapılacağı söylenen konferans da, Barzani’nin bütün dünyadaki Kürtlerin lideri konumunu teyit etmek ve PKK’nin bu senaryoya karşı direncini kırmak için yapılacak sanki.
ABD, yukarıdaki senaryo ile birlikte iki tarafa bonus olarak bir başka senaryo sunuyor. Buna göre T.C. ile Kürdistan Özerk Devleti arasında ticari ilişkiler son derece geliştirilecek; Türkiye, Kürdistan’ın bir nevi hamisi olacak, böylece PKK’nin Kürdistan’daki hareketlerini de kontrol edebilecek. Buna karşılık, ABD Irak’tan çekildikten sonra Kürdistan Özerk Devleti’nin güvenliğini Suni ve Şii Araplara karşı Türkiye koruyacak.
Bu senaryonun uygulanıp uygulanmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Fakat, AKP Hükümeti’nin ABD’nin taşeronu olarak Ortadoğu’da rol alması konusunda politikaların uygulanmaya başlandığı, açıkça görülüyor artık. Şimdi, Afganistan ve Irak konusunda Türk ordusu ya da askerlerinin ismi, ABD ile birlikte daha sık telaffuz edilmeye başlanacak.
KAMİL TEKİN SÜREK
ÖNCEKİ HABER

Polis dövdü, hakim tutukladı

SONRAKİ HABER

Tacizle suçlanan erkek, dosyasını kabul etmeyen avukatı da taciz etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa