Hekimler slikozisi tartıştı

Hekimler slikozisi tartıştı

Ankara Tabip Odası’nın (ATO) düzenlediği “Slikozis ve Çalışma Yaşamı” başlıklı panelde hekimler, Türkiye’de her geçen gün sayısı artan slikozis ve slikozise neden olan sağlıksız çalışma koşullarını masaya yatırdılar.


Ankara Tabip Odası’nın (ATO) düzenlediği “Slikozis ve Çalışma Yaşamı” başlıklı panelde hekimler, Türkiye’de her geçen gün sayısı artan slikozis ve slikozise neden olan sağlıksız çalışma koşullarını masaya yatırdılar.
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nden Prof.Dr. Zeki Kılıçaslan, taşlanmış ve beyazlaştırılmış kotların diğer kotlara oranla iki kat daha dayanıklı olması ve çok tercih edilmesi nedeniyle Türkiye’de de bu yönteme başvurulduğunu anlattı. Türkiye’de kot kumlama işçilerinin hiçbir tedbir alınmadan çalıştırıldığına değinen Kılıçaslan, işçilerin tedavi edilmeye çalışıldığını, ancak birçok işçinin sigortasız olmasından dolayı tedavi göremeyerek öldüğünü söyledi. Kılıçaslan, bu durumun Türkiye açısından çok utanç verici ve vahim bir durum olduğunu söyledi.
İŞÇİLER TESADÜFEN HASTANEYE BAŞVURUYOR
Ankara Meslek Hatalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Hınç Yılmaz, son zamanlarda Meslek Hastalıkları Hastanesi’ne gelen slikozis hastalarının tamamına yakınının belli bir yöreden geldiğini anlattı. Halen 39 kişinin hastanede tedavi gördüğünü bildiren Yılmaz, kayıt dışı, güvencesiz ve işçi sağlığı için gereken önlemler alınmayan kot kumlama atölyelerinin Türkiye’deki çalışma yaşamının tipik bir örneği olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, meslek hastalıkları hastanelerine çok önemli görevlerin düştüğünü belirterek, Türkiye’de 2 veya 3 tane meslek hastalıkları hastanesinin bulunduğuna ve bunlardan sadece Ankara’daki Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 66 ile hizmet verdiğine dikkat çekti. Meslek hastalıklarına tanı konulamamasının sağlık hizmetlerinin yetersizliğinden kaynakladığını kaydeden Yılmaz, Türkiye’de birçok işçinin tesadüfen meslek hastalıkları hastanesine başvurduğunu anlattı.
İŞVEREN FATURAYI SGK’YA KESİYOR
Yılmaz, bazı işyerlerindeki sıkıntıları Sağlık Bakanlığı’na ve Çalışma Bakanlığı’na bildirmelerine rağmen, halen aynı fabrikalardan işçilerin hastalanmaya devam ettiklerini söyledi. Yılmaz, yine bu iş yerlerinde işyeri hekiminin bulunmasına rağmen bu tip sorunların yaşanmasının “sağlık skandalı” olduğunu ifade etti.
İşverenlerin, işçilerin tedavi masraflarını Sosyal Güvenlik Kurumu’na yıkmaya çalıştıklarını belirten Yılmaz, işyeri hekimlerinin işverenin baskısı nedeniyle işçilerin meslek hastalığı şikayetiyle hastaneye başvurmasını engellediklerini anlattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın slikozisi meslek hastalığı olarak nitelendirilmeyerek, işvereni korumasının slikozis tehlikesinin giderek yaygınlaşmasına ve birçok işçinin ölmesine neden olduğunu ifade eden Yılmaz, hükümeti bir an önce tedbir almaya çağırdı.
AÇILAN DAVALAR ENGELLENİYOR
Avukat Tanzer Güven ise yaptıkları çalışmalarda meslek hastalıklarının yapılan iş kanunlarının getirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığını tespit ettiklerini söyledi. Güven, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde işverenin yanı sıra yerel yönetimler ile Çalışma Bakanlığı’nın büyük payının olduğuna dikkat çekti. Güven, işçilerin korunması ve işverenlerin cezai yükümlülüklerinin yerine getirilmesi konusunda açtıkları davalarda ise savcıların “zaman aşımı” gerekçesiyle takipsizlik kararı verip, engelleyici tutum aldıklarını anlattı. (ANKARA)
Çağlar Akyürek
www.evrensel.net