26 Mart 2009 04:00

İsrail’in sağa kayışı tescillendi

İsrail’de 10 Şubat’ta yapılan seçimlerin ardından başlayan koalisyon çalışmaları dün sonuçlandı.

Paylaş

İsrail’de 10 Şubat’ta yapılan seçimlerin ardından başlayan koalisyon çalışmaları dün sonuçlandı. Seçimlerden sağ partilerin “güçlenerek” çıkmasının ardından yapılan tahminlere paralel olarak kurulan koalisyon hükümeti, İsrail’in önümüzdeki dönemde daha “şahin” bir politika yürüteceğinin sinyalini veriyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Kadima lideri Tzipi Livni’nin hükümeti kurma şansı olmaması nedeniyle bu görevi seçimlerden ikinci parti olarak çıkan Likud lideri Benyamin Netanyahu’ya vermişti. Netanyahu, bir buçuk ay boyunca, Kadima başta olmak üzere parlamentodaki tüm partilerle görüştü. Bu görüşmelerde, Likud-Kadima koalisyonunun mümkün olmadığının anlaşılması üzerine ise Arap düşmanlığıyla bilinen İsrail Evimiz Partisi’nin lideri Avidor Lieberman’ın yeni hükümette yer alması gündeme geldi. İşçi Partisi lideri Ehud Barak’ın da Netanyahu’nun kuracağı koalisyon hükümetine katılmayı kabul etmesiyle yeni hükümetin temeli atılmış oldu.
4 PARTİLİ KOALİSYON
13 milletvekili bulunan İşçi Partisi ile birlikte Netanyahu hükümetinde yer alan partilerin toplam sandalye sayısı 66’ya ulaştı. 120 üyeli İsrail Parlamentosu Knesset’te hükümet oluşturabilmek için en az 61 sandalye gerekiyor.
27 sandalyeye sahip Likud Partisi’nin yanı sıra 15 sandalyeli İsrail Evimiz ve 11 sandalyeye sahip dinci Şas Partisi, koalisyon hükümetinde yer alacaklarını daha önce kararlaştırmıştı. Netanyahu’nun hükümeti kurması için 3 Nisan’a kadar zamanı var.
Barış süreci ile ilgili olarak İşçi Partisi ve diğer sağ partilerin taban tabana zıt politikalara sahip olmaları, hatta İsrail Evimiz ile Şas Partisi arasında yaşanan gerginlik de koalisyon hükümetinin çok zorlu yürüyeceği şeklinde yorumlanıyor. Dini Şas Partisi Lideri Oveyda Yosef, seçim kampanyaları sırasında İsrail Evimiz lideri Lieberman için oy kullananların şeytana oy vermiş olacaklarını söyleyerek, bu partiden büyük bir tepki çekmişti.
Koalisyon lideri Benyamin Netanyahu, barış sürecinin temel taşını oluşturan bağımsız Filistin devletine karşı çıkıyor.
Netanyahu ve diğer sağ partiler, yeni yerleşim birimlerinin inşa edilmesini, Kudüs’ün statüsüne dokunulmamasını seçim kampanyaları sırasında sık sık dile getirmişti. (DIŞ HABERLER)

3 bin yeni Yahudi yerleşimi kurulacak

Kudüs’te, İsrailli, Arap ve uluslararası iş adamlarının bir araya geldiği konferansta konuşan Netanyahu, “Filistin Yönetimi ile barış için görüşeceğim” dedi. Tüm İsrail hükümetleri için barışın değişmez bir amaç olduğunu öne süren müstakbel İsrail başbakanı, Filistinlilerin de hükümetinin barış için bir taraf olduğunu anlamaları gerektiğini ifade etti.
Ancak Netanyahu bunları söylerken, İsrail ordu radyosu, Netanyahu’nun, İsrail Evimiz Partisi Lideri ve Yeni Koalisyon Ortağı Lieberman ile, Batı Şeria toprakları üzerinde, yeni Yahudi yerleşimleri inşa edilmesi için gizli bir anlaşmaya vardığını bildirdi.
Radyo, taraflar arasındaki görüşmelere yakın bir isme dayandırdığı haberinde, Likud ile İsrail Evimiz arasında imzalanan koalisyon protokolünde yer almamakla birlikte, bu konudaki plan için her iki tarafın mutabık kaldığını duyurdu.
Söz konusu plan, Kudüs’ün hemen yakınında, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinden Maale Adumim’de 3 bin yeni konut inşasını öngörüyor.

EN SAĞCI HÜKÜMET

Koalisyon hükümetini oluşturmak için gerekli olan sandalye sayısına ulaşan Netanyahu’nun, önümüzdeki günlerde hükümet listesini Peres’e sunması bekleniyor. Ancak hükümette birbirine zıt partilerin bulunması ve Arap ülkelerinin koalisyon içindeki aşırı ırkçı Avigdor Lieberman’a karşı nasıl bir tutum takınacağı, koalisyon hükümetinin önündeki en önemli sorunlar arasında yer alıyor.
İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden birini oluşturan Netanyahu, son dakika gizli görüşmeleriyle İşçi Partisi’ni koalisyon hükümetine dahil ederek muhtemel bir krizin önüne geçmişti. Ancak son dakika pazarlıklarıyla hükümette yer alan Barak’a kızgın olan bazı İşçi Partili milletvekillerinin güven oylamasında hükümet lehine oy vermemesinden endişe ediliyor.

BARAK’IN İŞİ KOLAY DEĞİL

Ehud Barak’ın liderliğindeki İşçi Partisi, önceki gün yaptığı kongrede, koalisyonda yer alma kararı aldı. Kongrede yapılan oylamada koalisyona evet diyenlerin oranı yüzde 58, hayır diyenlerin oranıysa yüzde 42 oldu.
Savunma Bakanı ve İşçi Partisi lideri Ehud Barak, 13 üyesi bulunan bir partinin muhalefette kalsa bile sözünün işitilemeyeceğini savunduğu konuşmasında, kongre delegelerini koalisyona katılmaları için destek vermeye çağırdı. Konuşmasında “Hayat bir film ya da ‘reality show’ değildir. Kendimize neyin ülke için, neyin parti için doğru olduğunu sormamız gerekir” diyen Barak, koltuk hesabının bulunmadığını söyledi.
Likud’la koalisyona karşı çıkan isimlerden Milletvekili Şeli Yahimovitch, koalisyona katılmanın katı bir hükümet içerisinde partiyi aksesuar durumuna getireceğini, halihazırda gücünü yitirmiş bulunan partiyi daha fazla aşındıracağını savundu.

Yeni hükümet nasıl yorumlandı?


Ehud Barak ne istediğini kesin olarak biliyor. İşçi Partisi’ne 5 bakanlık verildi ve bu, 13 sandalyelik bir parti için oldukça fazla. Netanyahu, 1948’de İsrail devletinin kurulmasından beri içinde bulunulan sürecin İsrail’in modern tarihi için çok tehlikeli bir dönem olduğunu söyledi. Lübnan’daki Hizbullah’tan, Gazze ve Batı Şeria’da Hamas’tan ve elbette İran Devlet Başkanı Ahmedinecad’dan gelen sorunlarla karşılaştılar. Eğer hükümet 4 yılını tamamlarsa, İran’la durumu üzerine çok sağlam kararlar almak zorunda.

İsrail’in son seçim sonuçları açıklandığından beri Filistinliler, bir devlet olarak İsrail’in ve onun kamuoyunun dramatik bir biçimde sağa kaydığını gördü. Ve bu, bugüne kadarki barış süreci ve gelecekte İsrail’le ilişkiler için iyi olmadı. Bu anlamda İşçi Partisi’nin bu sağ kanat hükümete katılmasının hiçbir önemli sonucu olmayacak. Çünkü, birincisi İşçi Partisi, çok küçük ve hükümet içinde de çok küçük bir azınlık olacak; ikincisi, Barak, özellikle de barış süreciyle ilgili olarak sağ eğilimli olduğunu kanıtlamış bir politikacı.İlkin, Filistin bölgelerinde yasadışı Yahudi yerleşimlerinin genişlemesinin onaylanmasında aktifti; sonra, Gazze’ye karşı son saldırıda o da vardı. Netanyahu da, Filistin bölgelerini işgal eden Yahudi yerleşimlerinin genişlemesi projesine katılıyor.
Yeni İsrail hükümetinin Filistinlilerle ilişkilerdeki tansiyonu daha da yükselteceğini düşünüyorum.

Seçimlerin Filistinliler ve genel olarak Araplar arasındaki anlamı, İsrail’in önemli ölçüde sağa kaydığı yönünde. İşçi Partisi, kendilerinin İsrail’deki neo-faşist diye adlandırdıkları Lieberman’la koalisyona giriyor. Ve şimdi neo-faşist partinin lideri, İsrail’de liderliğin yasal ve güvenilir bir üyesi oldu.

ÖNCEKİ HABER

İsrail’e göre Gazze’de 309 sivil ölmüş

SONRAKİ HABER

HDP’den askerlik kanununa vicdani ret şerhi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa