30 Mart 2009 04:00

Kimliğini kaybedince hayatı karardı

HER şey 2001’de Aksaray’da Mehmet Şafi Erol’un kimliğini kaybetmesiyle başladı. Kaybolan kimliği üzerine şirketler açılan ve milyonlarca lira borçlandırılan Erol hakkında adına açılmış 200’ün üzerinde dava var.

Paylaş

HER şey 2001’de Aksaray’da Mehmet Şafi Erol’un kimliğini kaybetmesiyle başladı. Kaybolan kimliği üzerine şirketler açılan ve milyonlarca lira borçlandırılan Erol hakkında adına açılmış 200’ün üzerinde dava var.
Kimlik kaybını bildirmek için karakola gittiğinde ‘Herhangi bir sorun çıkmaz’ denilerek geri gönderildiğini ifade eden Erol, başına bir şey gelmesinden çekinerek üç gün sonra gazeteye kayıp ilanı verdiğini söyledi. Yeni kimlik çıkartarak normal hayatına dönen Erol, 2002 yılında Batman’daki adresine yollanan Ankara 22. Asliye Mahkemesi’nden gelen 4 bin 200 TL tutarındaki alacak evrakını görünce şok oldu. Erol, durumu avukat arkadaşına danıştığında ise adına kurulmuş olan paravan şirket üzerinden karşılıksız çek suçundan ceza aldığını öğrendi.
Gazeteye verdiği kayıp ilanıyla mahkemeye gidip itiraz eden Erol, tahliye oldu. Daha sonra İstanbul Esenler adresine polis karakolundan gelen çağrı üzerine karakola giden Erol, kimliğinin Genel Bilgi Taraması’na sokulması üzerine İstanbul’da hakkında açılmış beş karşılıksız çek davası daha olduğunu öğrendi. Bunlar arasında Bakırköy 2. Asliye Mahkemesi’nden yine ilan sayesinde tahliye olurken, hemen bitişiğindeki 3. Asliye’den karar kesinleştiği için cezayı ödemek zorunda kaldı.
BAK BU DA HEMŞEHRİN!
Erol, Kadıköy’de açılmış olan davasında ise kayıp ilanının mahkeme tarafından kabul edilmemesi üzerine tekrar para cezası aldı. Cezayı ödeyemediği için Ümraniye Cezaevi’nde 28 gün yatan Erol, cezaevi çıkışında ‘bir dosyan daha var’ denilerek tekrar polise teslim edildi; buradan da, Kartal Cezaevi’ne götürüldü. Erol, “Başıma gelenleri anlatmak için cezaevinde savcının yanına gittim. Önüme başka dolandırıcılık dosyaları çıkardı. ‘Bak bu da senin hemşehrin’ dedi ve iki gün ceza verdi. Suç işleyenlerin ve dolandırıcılık yapanların benim hemşehrim olduğunu söyleyerek, bana inanmadı” diye konuştu.
Polisler 5-6 ay sonra tekrar Erol’u ziyaret ederek 25 tane dosyası olduğunu söylediler. Daha sonra bu dosya 28’e çıktı. Bu davalardan birinde kimliğine ‘mühür yok’ denilerek el konuldu. Yeni kimlik çıkarmak için muhtarlığa gittiğinde 7 dosyası daha olduğunu öğrenince şaşkına dönen Erol, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Hayali şirket kuranlar yüzünden 5 yılda 7 kere cezaevinde yatmak zorunda kaldım. Hâlâ mahkemelere gidiyorum. Ayın 18 gününü mahkemede geçirmek zorunda kalıyorum. Mahkemeye gitmediğimde polisler kapıma gelip ‘yarın gitsin’ diye celp bırakıyorlar. Gitmezsem tutuklama kararı çıkıyor.”
En son 28 tane dosyadan tahliye olduğunu ve cezaevine girmekten kurtulduğunu ifade eden Erol, davalardan dolayı çalışamadığını ve bakmakla yükümlü olduğu 5 çocuğunu da okula gönderemediğini vurguladı. Erol, yaşadıkları yüzünden ruh sağlığının bozulduğunu belirtti. (İstanbul/DİHA)
ÖNCEKİ HABER

Yazıcıoğlu’nun cenazesi Ankara’da

SONRAKİ HABER

Ankara'ya gelen tutuklu anneleri: Çözüm bulunana kadar ayrılmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa