30 Mart 2009 04:00

Feminist mücadelemiz erkek egemenliğine ve kapitalizme karşıdır!

19.03.2009 tarihli Evrensel gazetesinde Eğitim Sen Tokat Şube Kadın Sekreteri Murat Özcan ve Kadın Komisyonu Üyesi...

Paylaş

19.03.2009 tarihli Evrensel gazetesinde Eğitim Sen Tokat Şube Kadın Sekreteri Murat Özcan ve Kadın Komisyonu Üyesi Kezban Rakıcı’ya, 8 Mart’ı ‘Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlamalarından dolayı Şube Denetleme Kurulu tarafından disipline sevk edildikleri yönünde bir haber yer almıştır. Aynı haber metninde Murat Özcan’ın şu ifadelerine de yer verilmiştir: “Ancak bu olay bize şunu da göstermiştir ki, son dönemde sendika içerisinde, feminist hareketin de etkisiyle bu ‘emekçi’ sıfatından rahatsız olunmaya başlandı. Yani Tokat’ta yaşanan sorun sendikanın genelinde yaşanan sorundan bağımsız değil. Bu söylem burada ortaya çıkmış bir söylem de değil bence. Bir yönüyle sendika içerisindeki bazı kesimlerden cesaret alınıyor, bir mesaj veriliyor. Eğer sendika genel merkezi tarafından ‘Emekçi sıfatını fazla büyütmeye gerek yok; zaten 8 Mart ülkedeki birçok şubede emekçi sözcüğü anılmadan kutlandı’ şeklinde ifadeler kullanılırsa, sendikanın sınıfsal bir zeminden feminist ya da liberal bir çizgiye kaydığı düşünülebilir. Böyle bir gerçek varsa önlem alınmalı.”
Biz, Sosyalist Feminist Kolektif içinde yer alan eğitim emekçileri olarak Özcan ve Rakıcı’nın maruz kaldıkları ve sorgulanması gereken sendikal bürokratik tavrı kınıyoruz. Ancak sendikal bürokrasiye karşı mücadele ederken feminizmin ve kadın mücadelesinin bu biçimde ayaklar altına alınması, feminizmin sistem içi, liberalizmle eş tutulan ve engel olunması gereken bir ideoloji olarak kodlanması da bizim açımızdan asla kabul edilemez. Pek çok yerde olduğu gibi, burada da sendika içi çatışmalar ve bitip tükenmeyen iç çekişmelerde feminizm ve feministler adeta günah keçisi olarak ortaya sürülüyor.
Sendikadaki politik tartışmaların ve yönelimlerin sonuçları nasıl feminizme yüklenebilir ve feminizm nasıl liberalizmle eşdeğer tutulabilir? Sendika içi tüm gerilimlerin hesabının biz feministlere kesilmesinin bir tek nedeni var: Kadınların sorunlarını dikkate almayan politikalar. Yüzde 46’sı kadın üyelerden oluşan Eğitim Sen’in hem kadın politikasındaki eksiklikleri ve hem de kimi zaman kadın politikasını başka politikalara feda etmesi nedeniyle kadınların sorunlarını dikkate almayan politikalar da güçlenmiştir. Biz, erkek egemenliğini, devletten, sermayeden bağımsız olarak, bütünlüklü bir biçimde ele alınması gereken bir sorun olarak tarif ediyoruz. Kadınları bu sorun karşısında kolektif bir politik özne olarak kurmayı hedefleyen bir feminizmi savunuyoruz; erkek egemenliği, devlete ve sermayeye karşı devrimci bir mücadelenin yürütücüleri olduğumuzu düşünüyoruz. Feminizmi sol için, sosyalizm için, emek mücadelesi için tehdit olarak görenlerin öncelikli olarak erkek egemen siyasi anlayışlarını bir kez daha sorgulamalarının gerektiğini düşünüyoruz.
Sosyalist Feminist Kolektifli Eğitim Emekçileri
ÖNCEKİ HABER

Çocukken fişlenecekler

SONRAKİ HABER

Afrika sıcakları geliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa