01 Nisan 2009 04:00

GERÇEK

Yerel seçimler yapıldı. Hükümet partisi AKP, çok önemli bir oy kaybına uğrayarak çıktı seçimden.

Paylaş

Yerel seçimler yapıldı. Hükümet partisi AKP, çok önemli bir oy kaybına uğrayarak çıktı seçimden. Ama aynı zamanda da, elini ayağını bağlayan seçim zincirinden de kurtuldu. Çünkü; kriz ya da başka gerekçelerle patronların ve IMF’nin istekleri doğrultusunda önlemler almasının, kendine oy kaybettireceğini düşündüğü için; krizle ilgili en acı reçeteleri “seçim sonrasına” erteleyen AKP Hükümeti, IMF ile yapılacak stan by’ı da sanki halkın, emekçilerin çıkarını koruyormuş gibi, “Ümüğümüzü sıkacak bir anlaşmaya imza atmayız” diye işi oyalamaya almıştı.
Şimdi hükmet, oy kaybetmiş ve büyük bir itibar yitimine de uğramış, ama aynı zamanda patronların isteklerine direnecek “özgüveni”ni de yitirmiş olarak; krizin yükünü emekçilerin sırtına daha acımasız bir biçimde yıkacak önlemler için kolları sıvayacaktır. Daha seçimin hemen ertesi günü, TÜSİAD ve MÜSİAD başkanları yaptıkları açıklamalarla hükümeti göreve çağırmışlardır. Buna IMF ile yapılacak anlaşmadan gelecek yükler de eklenince, “Seçim sonrasının emek düşmanı politikaların pervasız devreye sokulacağı bir dönem” olacağını yazan, ekmekçileri uyarmaya çalışan Evrensel’in sadece gerçekleri yazdığı daha iyi anlaşılacaktır.
Böyle bir saldırıyı önleyebilecek olan tek şeyin sendikalar ve emek örgütlerinin, daha genel anlamıyla emek cephesinin, talepleri uğruna gireceği mücadele olacağı da hepimiz için bilinmez değildir.
Tabi burada; emek cephesinin en örgütlü kesimin oluşturan sendikaların durumu son derece belirsizdir. Koskoca bir yerel seçim süreci boyunca; politik alana dair tek bir ciddi karar alıp; AKP Hükümeti’ne, emek düşmanı güçlere karşı bir ortak politik tutum bile belirleyemeyen sendikal cephenin; hükümet ve patronlar cephesinden gelecek saldırılar karşısında bir birlik-bütünlük sergileyeceği çok şüphelidir. Tabii silkinip; içinde bulunduğu rehavetten kurtulup harekete geçmezse!
Ancak şu da bir gerçek ki, seçim AKP’nin burnunu sürtüp, cilasını dökmüştür. Dolayısıyla sendikal camiada da, AKP’nin ebediyen iktidarda kalacağı, bu nedenle de onunla uzlaşmak gerektiğini söyleyen, söylemese de bunu düşünen kesimlerin şimdi yeniden hesap yapabileceği, yapması gerektiği de bir gerçektir. Dahası; emek cephesi için düne göre, havası alınmış AKP Hükümeti karşısına daha büyük bir cesaretle çıkma imkanı ortaya çıkmıştır.
Patronların, AKP’nin zayıflamasından yararlanarak onu daha emek düşmanı bir çizgiye çekmeye uğraşacağını unutmamak gerekir. Daha şimdiden bunun belirtileri vardır.
Aynı nedenlerle sendikalar ve emek örgütleri de; AKP’yi baskılamak, onun üstünde etkilerini göstermek için düne göre daha avantajlıdırlar. Bu yüzden, emek cephesi de kendi taleplerini daha yüksek sesle seslendirdiği ölçüde politikada etkili olma şansına sahip olacaktır.
Çünkü, AKP’nin bugün sürüklendiği mevzi; nereden ne kadar baskı görürse o tarafa meyletmesi için koşullar elverişlidir. Emek cephesi, bundan yararlanmasını bilmelidir. Aksi halde, emekçilerin, demokrasi güçlerinin hırpalandığı AKP Hükümeti’nin bu durumundan sermaye güçleri fırsat olarak yararlanacaktır.
Bu nedenlerledir ki; seçim sonrasında emek cephesi talepleri yenilenirken;
- İşten çıkarmaların yasaklanması,
-Çalışma saatlerinin kısaltılması,
-İşten çıkarılanların elektrik, su ısınma, kira gibi başlıca kaçınılamaz giderlerinin devlet tarafından karşılanması,
- İşsizler ve yoksulluk sınırı altında yaşayan emekçilerin kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması, faiz borçlarının sıfırlanması,
- Asgari ücretten vergi kesilmemesi,
…… gibi talepler etrafında; mücadeleye hız verilmesi düne göre daha elde edilir hale gelmiştir.
Sendikalar, emek örgütleri, “seçim sonrası ortaya çıkan gerçekleri” gözeterek mücadele imkanlarını yeniden değerlendirmelidir. Koşullar bunu gerektirmektedir.
İ. Sabri Durmaz
ÖNCEKİ HABER

Kanlı örgüt NATO protesto edilecek

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa