EMEK GÜNLÜĞÜ

EMEK GÜNLÜĞÜ

  • Yerel seçim öncesi yaratılan büyü dağılıyor. Günlerdir AKP ve sermaye partilerinin elindeki devasa propaganda araçlarıyla yürüttükleri seçim çalışmasından hükümet partisi AKP ve başbakan yenilgiyle çıktı.


    Yerel seçim öncesi yaratılan büyü dağılıyor. Günlerdir AKP ve sermaye partilerinin elindeki devasa propaganda araçlarıyla yürüttükleri seçim çalışmasından hükümet partisi AKP ve başbakan yenilgiyle çıktı. Muhtemeldir ki başbakan seçimin zaferini kutlamak için başka hazırlıklar yaptı. Fakat olmadı, yaptığı hazırlıklar boşa gitti.
    Eski ihtişamı ortadan kalkmış bir başbakan vardı karşımızda. Sandıklar açıldıkça, saatler ilerledikçe, seçim sonuçları ortaya çıktıkça AKP hükümeti ve başbakanın yenilgisi daha belirgin olarak ortaya çıktı. Kameraların karşısına geçen başbakanın suratından düşen bin parça. Sanki bir gün önce meydanlarda avazı çıktığı kadar bağıran, kendisi dışındaki her şeye meydan okuyan o başbakan değildi. Yüz ifadesi çökmüş, konuşması ağırlaşmış, konuşurken yutkunan bir başbakan vardı.
    Konuşurken, elbette bunu değerlendireceğiz ve sonuçlar çıkaracağız, hatamız ve eksiğimiz neredeyse gidereceğiz diyerek bir anlamada işçi ve emekçiler karşısında dik durmaya çalıştı. Bence artık bu söylemler geçti, inandırıcılığını yitirdi. Başbakanın söylemlerinin bir inandırıcılığı kalmadı, giderek aşağı inen bir trende girmiş bulunuyor. Seçim çalışmalarında sonuçların böyle olacağı az çok belli oluyordu. Ama yinede kestirmek güçtü.
    Seçimde başarılı olmak için başbakanın Davos efelenmesi yetmedi. Kasımpaşalık yetmedi. Büyük devletiz, alim Allah her şeyin üstesinden geliriz yetmedi. Kendisi, tüm bakanların seçim çalışmalarında halkı tehdit eden ve eğer oy vermezseniz hizmet alamazsının söylemi yetmedi. Karizma çizildi. Zaten ülkede gelmiş, geçmiş tüm başbakanların sonu böyle oldu. Hükümetlerini işçi, emekçi düşmanı politikalarının sonuçları, bitmelerine neden olmuştu. Başbakan kendisinden önceki hükümetin durumunu unutmuşa benziyordu ki bir anda durum değişti ve seçimlerde işçi ve emekçilerin sillesini yedi.
    Dur bir dakika sana verdiğimiz süre doldu dediler. Şimdi sermaye partileri bundan kendilerine büyük pay çıkaracaklar. Başta CHP olmak üzeri AKP yıprattıklarını ve yenilgiye uğrattıklarını iddia edecekler. Durum gerçekten böyle olsaydı, yıllar önce bu olurdu. AKP karşısındaki güç, işsizlik ve yoksulluk içindeki işçi ve emekçilerdir. Bazen gerilemiş olmakla beraber, kendi talepleriyle her gün sokakta mücadele eden işçi ve emekçilerin kendileri, onların mücadele örgütleri AKP karşısındaki esas güç olmuştur. Demokrasi ve özgürlük isteyen, tam hak eşitliği temelinde birlikte yaşamak isteyen Kürtler ve onların mücadele örgütleridir. AKP hükümetini ve başbakanın pervazsızlığını yenilgiye uğratan ve gerilemesine neden olan asıl güçler bunlardır.
    Çünkü yukarıda bir kayıkçı kavgasıdır sürüp gidiyordu. Şimdi işçi ve emekçiler, Kürt halkı buna dur dedi ve yeni bir sürecin başlangıcını ortaya çıkardı. Şimdi bu sürecin kesintiye uğramadan, sermaye partilerinin ve onların işbirlikçilerinin yüzünü teşhir etmek, gerçek seçeneği ortaya çıkarma zamanıdır. Bu seçeneği ancak İşçiler, emekçiler ve Kürtler, onların mücadele örgütleri ortaya çıkarabilir.
    4 Nisan’da NATO mitingi, bunun için bir adımdır. Akasından yaklaşan 1 Mayıs bunun hızlanacağı bir süreç olacaktır. Şunu çok iyi anlamamız gerekiyor. Şimdi açılan gediğin derinleşmesi, işsizlik ve yoksulluk karşısındaki mücadelenin ilerletilmesi, Kürtlerin demokrasi ve barış talepleriyle birleşmesi ve mücadeleye dönüşmesiyle mümkün olacaktır. Günün görevi bu süreci hızlandıracak bir çalışmanın örgütlenmesidir.
    SEYİT ASLAN
    www.evrensel.net