Türk-İş, işçine sahip çık!

Türk-İş, işçine sahip çık!

Türk-İş’e bağlı sendikaların Ankara şubelerine üye üç bin işçi, Türk-İş’e “Türk-İş uyuma, işçine sahip çık!” diye seslendi.


Türk-İş’e bağlı sendikaların Ankara şubelerine üye üç bin işçi, Türk-İş’e “Türk-İş uyuma, işçine sahip çık!” diye seslendi. Eyleme katılanlara yöneltilen “Bundan sonra ne yapacağız” sorusu ise işçiler tarafından “Genel grev, genel direniş” sloganıyla yanıtlandı.
Türk-İş’e bağlı TGS, TÜMTİS Ankara şubeleri, Tez Koop-İş Ankara 1 ve 2 No’lu şubeler, Yol-İş Ankara 3 No’lu Şube, Petrol-İş ve Harb-İş Ankara 1 No’lu Şube üyesi işçiler, önceki gün mesai çıkışı seslerini Sakarya’dan yükselttiler; hem Türk-İş yönetimine hem de AKP Hükümeti’ne “haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz, sessiz kalmayacağız” mesajı verdiler. Sakarya Caddesi’ne gelen işçiler, Türk-İş Genel Merkez’inin önünden geçerek, “Sesimizi Türk-İş yönetimi de duysun” dediler.
TÜRK-İŞ’E VE HÜKÜMETE MESAJ
Harb-İş ve Petrol-İş üyelerinin kitleselliğinin dikkat çektiği eyleme, yağmura rağmen 3 bine yakın işçi katıldı. Taleplerini yansıtan dövizlerle toplanan işçiler, hep bir ağızdan “Türk-İş uyuma, işçine sahip çık!” sloganını attılar. “İşçiyiz haklıyız kazanacağız”, “İşçiler burada Türk-İş nerede?”, “Kahrolsun IMF bağımsız Türkiye”, “Şalter inecek bu iş bitecek”, “Geliyor geliyor genel grev geliyor”, “Söz bitti sıra eylemde”, “İş ekmek yoksa barış da yok” sloganlarıyla tepkilerini sürdüren işçiler, “Sesimizi hem Türk-İş hem hükümet duymalı” dediler.
Tez Koop-İş, Yol-İş, Basın-İş, Harb-İş Genel Merkez yöneticilerinin de destek verdiği eylemde tüm şubeler adına konuşan Petrol-İş Ankara Şube Başkanı Mustafa Özgen, aralıkta oluşturulan Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Koordinasyon Kurulu’nun, 29 Mart yerel seçimleri öncesi her yeri miting ve eylem alanına çevirme kararı aldığını hatırlattı. Bu eylemlerde hem 315 bin kamu işçisinin sözleşmelerinin gündeme getirileceğini, hem de krizin faturasının işçilere çıkarılmasına razı olmayacaklarının ilan edileceğini kaydeden Özgen, ancak bu kararların uygulanmadığını ve seçimlerin büyük bir suskunlukla geçiştirildiğini söyledi. “Fincancı katırlarını ürkütmeyelim, hükümeti zorda bırakmayalım” tavrı içinde olunduğu eleştirisinde bulunan Özgen, “Biz oyun oynamıyoruz. Hani 28 Aralık’taki program, strateji? Mücadele nerede? Bunları sorduğumuzda bize kızıyorlar. Ne yapalım, bu sessiz tavrınıza alkış mı tutalım” diye sordu.
SSGSS’ye ilişkin de eylem yaptıklarını hatırlatan Özgen, konfederasyonlara, “Onlar nasıl durmuyor, yollarına devam ediyorlarsa siz de durmayın, mücadele demiştik. Ancak, ‘anlaştık uzlaştık’ görüntüsü ile bu yasayı hayata geçirdiler” dedi. İşçilere “Memnun muyuz bu yasadan” diye soran Özgen’e, hep bir ağızdan “hayır” yanıtı verildi. Bunun üzerine Özgen, konfederasyonlara “O zaman niye kabul ettiniz? Siz kimi temsil ediyorsunuz?” diye seslendi. Bu sözler, “Suskun Türk-İş istemiyoruz” sloganı ile karşılandı. “Her TİS döneminde ülkede yer yerinden oynardı” diyen Özgen, ancak bu dönem yaprak bile kımıldamağını belirterek, “Ama biz durmayacağız” diye seslendi.
‘KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN’
Gelinen aşamada sözleşmelerin tıkandığını, sendikaların taleplerine Kamu İşveren Kurulu’nun gülüp geçtiğini, kriz bahanesiyle ‘böyle dönemde bunları nasıl istersiniz’ diye yaklaştıklarını belirten Özgen, esneklik başta olmak üzere kazanılmış bütün hakların geri alınmak istendiğini söyledi. Sözleri, “Kahrolsun işçi düşmanları”, “Söz bitti sıra eylemde” sloganları ile karşılanan Özgen, Türk-İş yönetimine, “Biz size karşı değiliz. Size karşı bir politika içinde değiliz. Bizi karşı karşıya getirme politikasından vazgeçin! Biz işyerlerimize gittiğimizde, sorunları çözememekten dolayı hicap duyuyoruz” diye seslendi.
Özgen’in, mücadele örneği olarak Yunanistan’da alınan 24 saatlik grevi göstermesi üzerine işçiler, “Genel grev genel direniş” sloganını attılar. (Ankara/EVRENSEL)

TÜRK-İŞ ÖNÜNDE OTURMA EYLEMİ
Harb-İş, Petrol-İş ve TÜMTİS üyesi işçiler, eylemlerini Türk-İş Genel Merkezi önünde başlattılar. “İşçiler burada Türk-İş nerede?”, “Kahrolsun sendika ağaları”, “Asker değil işçiyiz alanlarda güçlüyüz”, “Türk-İş uyuma işçine sahip çık!” gibi sloganlar atan işçiler, Türk-İş’i sermayenin artan saldırılarına karşı sessiz kalmakla suçladılar. Petrol-İş Ankara Şubesi’nin pankartının en önünde kadın işçiler yürüdü. Petrol-İş üyeleri bir süre Türk-İş’in önünde oturarak “geliyor geliyor genel grev geliyor” sloganları attılar. Sakarya’ya doğru “vur vur inlesin hükümet dinlesin” sloganlarıyla yürüyen işçilere, vatandaşlar da alkışlarla destek verdi.

GREV ÖNLÜĞÜ GİYDİLER
Şube başkanları, eylemde TGS’nin grev önlüklerini giydiler. “Turkuvaz işçisi yalnız değildir” sloganı ile TGS’nin 10 üyesi ile grevde olduğu Sabah-atv grevine destek verilen eylemde Özgen, “Grevin 48. günü. Biz atv izlemiyor, Sabah ve dergilerini okumuyoruz” dedi. Ankara ve İstanbul’da her cumartesi günü yapılan greve destek eylemlerine dikkat çeken Özgen, greve destek çağrısı yaparak, bu grevin de destekle, mücadeleyle başarıya ulaşacağını söyledi.

GÖREVİNİ YAPMAYAN İŞYERİ TEMSİLCİSİ, SENDİKACI, KİM VARSA TAKİPÇİSİ OLUN! Bundan sonra ne yapacaklarına ilişkin, “Burada bitecek mi” diye soran ve işçilerden hep bir ağızdan “hayır” yanıtı alan Özgen, işçilere şöyle seslendi: “Bundan sonra ne yapacağız, ne yapmamız lazım diye sormalısınız. Biz istiyoruz ki üyelerimizin iki eli iki yakamızda olsun. Siz sahip çıkmaz, takip edip sorgulamazsanız başarılı olamazsınız, olamayız.” Yarından tezi yok bir araya geleceklerini, işçilerin de takipçisi olacağını belirten Özgen, “geliyoruz geliyoruz sonuç alamıyoruz” diye morallerin bozulmamasını da istedi. “Özveri” isteyen ve “taşın altına elinizi koyma zamanı” diyen Özgen, işçilere “genel merkezlerini ve konfederasyonlarını harekete geçirme” çağrısı yaptı. İşyerine dönüp arkadaşlarına bunu anlatmalarını ve “sen olmazsan bir eksiğiz” demelerini isteyen Özgen, eyleme katılmayan şubeleri de üyelerinin, “neden olmadıkları” konusunda sorgulayacaklarını söyledi.
Taleplerinin hayata geçirilmesi için birlikteliğin, birlikte mücadelenin şart olduğunun altını çizen Özgen, bu kez de işçilere seslenerek, “Sorunlarınızı başkalarına havale eden bir tutum içinde olmayın. Görevini yapmayan işyeri temsilcisi, sendikacı, kim varsa takipçisi olun, o duvarı yıkın geçin” dedi. Eyleme katılmayan şubelere ve işçilere de “Hâlâ harekete geçmiyorsanız, bir gün sıra size de gelecek” diye seslenen Özgen, “Birleşik mücadeleyi hep birlikte örmeliyiz” çağrısı yaptı.

DİSK, 1 MAYIS’TA TAKSİM’DE OLACAK
DİSK Başkanlar Kurulu, krizi, seçim sonuçlarını ve 1 Mayıs’ı değerlendirmek üzere 1 Nisan’da toplandı. Toplantının ardından sonuç bildirgesi yayınlandı. DİSk, 1 Mayıs’ı merkezi olarak Taksim’de kutlama kararı aldı.
Yerel seçimlerde özelleştirmeye, ranta, yolsuzluğa ve partizanlığa dayalı uygulamalara, sadaka toplumu yaratmaya çalışan politikalara bir uyarı yapıldığı belirtilen bildirgede, “Kürt sorununun görmezden gelinemeyeceği; demokratik, özgürlükçü ve barışçı yaklaşımlarla bu sorunun aşılması gerektiği de gündeme taşınmıştır” dendi.
Krizin her geçen gün derinleştiğine dikkat çekilen bildirgede, hükümetin sermayenin çıkarları doğrultusunda aldığı önlemlerin krize çare olmadığı ifade edildi. Krizin işsizliği rekor oranda artırdığı, güvencesiz ve kayıt dışı çalışmayı yaygınlaştırdığı kaydedilen bildirgede, “İşten çıkartılan binlerce işçi, sosyal korumadan mahrumdur. Bu açıdan, işsizlik sigortası koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşımaktadır” dendi. 1 Mayıs’ın tarihsel öneminin yanında ayrıca içinde bulunulan koşullar nedeniyle özel bir anlam kazandığı belirtilen bildirgede, 1 Mayıs’a ilişkin iki talebe yer verildi:
- 1 Mayıs çalışanların bayramı kabul edilerek, tatil günü olarak hemen yasalaşmalıdır.
- 1 Mayıs 1977’de yaşanan katliamın aydınlatılması ve sorumlularının yargılanması için TBMM Araştırma Komisyonu kurulmalıdır.
DİSK’in 2009 1 Mayıs’ında merkezi olarak Taksim’de olacağı duyurulan bildirgede, “Uluslararası sendikal hareketin, gerek ITUC ve gerekse ETUC’un 1 Mayıs’ı Türkiye’de Taksim’de kutlamak için yürüttükleri çabaları coşkuyla karşılıyoruz” dendi. İSTANBUL
www.evrensel.net