Arslan Eroğlu’nun ‘Aşk’ı

Arslan Eroğlu’nun ‘Aşk’ı

“…Yeryüzü, sizlerin çıplak ayaklarınızı bağrında duymaktan hoşlanır ve rüzgar da saçlarınızla oynaşmayı özler.” Halil Cibran-Ermiş


“…Yeryüzü, sizlerin çıplak ayaklarınızı bağrında duymaktan hoşlanır ve rüzgar da saçlarınızla oynaşmayı özler.” Halil Cibran-Ermiş

Arslan Eroğlu’nun resimleri, gerçekliğin sorgulanması ve bizi kendimizle yüzleştirmeye götürmesi bakımından önemli.
Sergiyi izlerken, taze, körpe, yaşlı, örtme, saklama, sahte, gerçek, dün, bugün ve yarın gibi kavramlarla devamlı bir sorgulama içinde oluyorsunuz. Aşkın görünüşle olan ilişkisini kurup, saf ve yalın olanın gerçekteki yansımasının aşkla olan bağını düşünüyorsunuz. Aşkın, yılların tahrip gücü karşısında önce insanın kendi bedeni ile uyum içinde olması ve karşısındakini de, madde olan bedenin içindeki ruhla taze ve paylaşılarak var olabileceğini söylüyor. Zaman zaman aşk deyince akla gelen kalp imajının, gerçekliğin yanında ne kadar hafif kaldığını düşünüyorsunuz.
GERÇEK AŞK
Arslan Eroğlu, insanın bedeniyle olan ilişkisinin, aslında toplumla kurabileceği ilişkinin zemini olduğu ve kendisiyle barışık olan insanın, gerçekte aşkı ve yaşama gücünü verebileceğini göstermesi bakımından önemli bir şey söylüyor.
Emekle ulaşılanın, sevgi ve aşkı sonsuz kıldığını duyumsuyoruz.
Düşünüyorum da, aynada bile vücudunu görmemek ve kimseye göstermemek için çırpınanların, sürekli genç kalma güdüsüyle estetik olma(!) derdiyle, “aşk” (!)larını diri tutmaya çalışanların, giysileri yardımıyla kendilerinden bile sakladıkları bedenlerini aşkın hangi gerçekliği ile açıkladıklarını merak ediyorum.
Sağlıklı toplumun, bireyin bedeniyle kurduğu barışıklığın, paylaşımın kalıcılığından söz edilebileceğini ve bunu da gerçek aşk olarak sunabileceğini görüyoruz.
Sergiyi gezerken Lübnanlı düşünür Halil Cibran aklıma geldi. Sanki Ermiş kitabının resimlendiğini düşündüm.
…Sizler, giysilere bürünmekle bireysel gizliliğinizin özgürlüğünü arıyorsunuz, ama onların içinde bulacağınız, vücudunuza vurulan koşumlar ve prangalardan başka bir şey olmayabilir.
…Yeryüzü, sizlerin çıplak ayaklarınızı bağrında duymaktan hoşlanır ve rüzgar da saçlarınızla oynaşmayı özler.
…Tutkunuz sevginin içinde erimek olsun, tıpkı geceye şarkılar söyleyen bir akarsu gibi akıp gidin.
…Tutkunuz, kanatlanmış bir yürekle sabaha gözlerinizi açıp sevgi dolu bir güne başlayabiliyor oluşa teşekkür etmek olsun.
(İSTANBUL)
(Karşı Sanat Galeri; Gazeteci Erol Dernek Sokak, No 11/4 Hanif Han, 34420 Beyoğlu İstanbul. www.karsi.com.)
Özcan Yaman
www.evrensel.net