Hayallerim, aşkım ve Bartın

Hayallerim, aşkım ve Bartın

İnsanın beklentisi olmalı hayattan. Sevmeyi, sevgiyi, onurlu yaşamı bellemeli ve ona göre yaşamalı, tadını çıkarmalı hayatın her zerresinin. Hayalleri olmalı, beklemeli, beklentilerinin gerçekleşmesi için emek vermeli.


İnsanın beklentisi olmalı hayattan. Sevmeyi, sevgiyi, onurlu yaşamı bellemeli ve ona göre yaşamalı, tadını çıkarmalı hayatın her zerresinin. Hayalleri olmalı, beklemeli, beklentilerinin gerçekleşmesi için emek vermeli. Yılmadan, korkmadan, kimseden çekinmeden... Son yıllarda korku imparatorluğunun hakim olduğu coğrafyalarımız, bahar geldiğinde inadına açıyor çiçeklerini erguvanların, kirazların ve çayırının. Gelin coğrafyalar “gelin artık” diyor güzelliklerini sunarken. Ve bir demokratik süreç daha tamamlanıyor. Bizler çiçekleri koklamaya devam ediyoruz.
Bartın bir önemli sınav daha verdi. Demokrasi sürecinde 29 Mart’ın, Bartın’ın kazanması herkesin hayali idi. Umarım da öyle olmuştur. Bu sürece katkı koyan seçilmişler kadar, seçilememişler ile esas olan Bartın halkı oldu. Bu sınav kolay bir sınav değildi.
Hazırlık döneminde çok sözler edildi, çok yoğun ve yorgun zamanlar geçirildi. 2 yılda bir seçim geçiren Ayşe nine, İsmail dayı bıkmadı usanmadı, vatandaşlık görevini yine yerine getirdi. “Herkes aynı şeyi söylüyor” diyene mi, “Yine sözlerini tutmayacaklar” diye sorana mı bakarsınız?
Gerçek olanın farkında olarak tüm Bartın aslında bu seçimin de bir sonraki seçimin başlaması için bir çıkış olduğunu biliyordu. Birileri artık daha da fazla çalışacaktı ve Bartın yine kazanacaktı. Kim bilir Bartın kaç kez kazanacağı seçim geçirdi?
5 vakit sonra bir birim yakında bir kentte yapılacak bir seçim için seçileceklerin yapmayı düşündüklerini açıkladıkları metin geçer eline yazarın. Yazar hem yazar hem de okur olduğu için okur-yazar ama paylaşır da bu metni ilgililerle. Metin şöyledir:
- Kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçireceğiz.
- Kenti araçların değil yayaların yapacağız. Engellilerin önünde engel olmayacağız.
- Kent konseyinin layıkı ile çalışmasını, sekreterya hizmetlerinin iyi yürümesini, meclislerin tüzüklerine uygun çalışması için ortamın sağlanması için çaba harcayacağız.
- Denize yüzümüzü dönüp gücümüzü suyumuzdan alacağız. Su gibi hizmet üreteceğiz.
- Kentin, evrensel sanat anlayışına uygun olarak gelişmesi için sanat tarihçisi, arkeolog, heykeltıraş, mimar, iç mimar, şehir plancısı, peyzaj mimarı gibi meslek dallarından akademisyen ve sanat uzmanları ile imar dairesinden temsilcilerden oluşan bir “kent estetik komisyonu” ile şehrin estetikten uzak şekilde gelişmesini önlemek, mevcut ve yapılacak fiziki yapı ve düzenlemelerin, çağdaş ve uygar bir kent anlayışı ile güzel sanatların estetik anlayışına sahip olmasını sağlayacağız. Çevre birimini ile doğal değerlerimize, Estetik Kurul ile kültürel değerlerimize sahip çıkacağız.
- Kentin diğer kentine, aslında kendine sahip çıkacağız. “EvrenKent” üniversitemiz ile yolumuza ışık tutacağız.
- Kısa-Orta-Uzun dönem hedefler koyacağız.
- “Nasıl Bir Kent, Nasıl Bir Yerel Yönetim” sorusunu önce halka soracağız.
- Vatandaşın hangi kademede olursa olsun bizim göremediğimizi görebileceğini her daim aklımıza getireceğiz.
Ve daha niceleri...
Bu yazının başlığı da nedendir bilinmez her zaman olduğu gibi içeriği ile uymadı. Ben en iyisi Bartın aşkım, Bartın hayalim ile yazmaya döneyim. Bu sefer belki tutturur, belki yoluma devam ederim.
Dr. Mustafa Artar
(TMMOB Peyzaj Mimarları Odası MYK Üyesi/Bartın)
www.evrensel.net