UFUK

UFUK

  • Türkiye’nin ünlü anchormanlerinden, Kanal D’nin Ana Haber Sunucusu Mehmet Ali Birand, ABD Başkanı Obama’nın Ankara’daki programını, ekranda heyecanlı bir biçimde anlatıyor.


    Türkiye’nin ünlü anchormanlerinden, Kanal D’nin Ana Haber Sunucusu Mehmet Ali Birand, ABD Başkanı Obama’nın Ankara’daki programını, ekranda heyecanlı bir biçimde anlatıyor. Yan tarafta verilen trafik görüntüsüne dikkatimizi çekerek, “Evet sayın seyirciler Obama şimdi buradan geçti” diye de vurguluyor. Bu heyecanını ertesi günkü köşe yazısında da görüyoruz. Yazının başlığını her ne kadar “Obama’nın her verdiği söze inanmayın” diye koymuş olsa da, altına baktığınızda, bunun ‘Tabii unutmamak gerekir ki, Obama’nın da yapabilecekleri ve yapamayacakları vardır” cümlesiyle desteklendiğini görüyoruz. Birand, Obama’ya dair gözlemlerini de şu coşkulu cümleyle anlatıyor: “Pazar akşamı Ankara’ya inmesinden itibaren, Türk halkı Obama’yı kucakladı. Kenya kökenli olması veya müslümanlığa sempatiyle bakması dahi önemli değil. Duruşuyla dahi hepimizin sempatisini kazandı. Bush’un 8 yılda mahvettiği Amerikan imajını bir gün içinde düzeltti.”
    Başka bir kanalda ise, yine bir muhabir heyecanla, “Sayın seyirciler, Obama güne sabah 08.00’de spor yaparak başladı” diye anlatıyor. Ve parmaklarıyla yaptığı ikiyi bize göstererek, devam ediyor: “Obama kahvaltıda iki yumurta istedi, sayın seyirciler. Bu arada, Obama bacon da –domuz pastırması- istedi. Merakla beklenen, Barack Hüseyin Obama’nın domuz eti yiyip yemediği sorusu da böylelikle yanıtını bulmuş oldu.”
    Fikri, siyasi derinliği olan sınırlı sayıda köşe yazısını ve analizi dışta tutarsanız, Türkiye medyası, heyecanla beklediği Obama’yı bu kıvamda gördü. Bizim tarafın gazeteleri dışında, radikal İslamcısından laik cumhuriyetçisine kadar bütün gazeteler, -Amerika’ya dair kuşkularını Bush döneminde bırakarak- Obama’yı manşetlerinde sıcak ifadelerle ağırladılar.
    Obama’nın gezisini izleyenlerden, The Wall Street Journal, bu manzarayı tahmin eder gibi, bir gün öncesinden, “Türkiye’nin, Obama’nın sıkı bir kucaklamasına ihtiyacı var” diye yazmıştı.
    Obama’nın Ankara’daki ilk gün temaslarını izleyen, yabancı basının bir başka önemli temsilcisi, Financial Times ise, olup bitenleri daha soğuk kanlı okuyarak, dünkü sayısında şu saptamayı yaptı: “Barack Obama’nın söylediklerinden çok, nasıl söylediği önemli. Hiçbir yerde çok yeni bir politika açıklamadı. Ancak sözlerini alışılmışın dışında bir biçimde çerçevelemesi ve Türk Meclis Başkanı tarafından Barack Hüseyin Obama olarak takdim edilmesi, her şeyin kulağa çok yeni olarak gelmesini sağladı.”
    Obama, yarım asrı aşan bir süredir, ABD’nin, -Bush döneminde yapıldığı gibi- başına çuval geçirmeden Türkiye’ye neredeyse her istediğini yaptıran bir ülke olduğunu bilen bir politikacı olarak davranıyor. İki ülke arasındaki ilişkilerde onlarca yıldır içselleşmiş olan tahakküm zaten ona bu zemini fazlasıyla sunuyor. Taleplerini karşısındakine azarlamadan, onu paniğe sokmadan anlatmanın daha işlevsel ve daha sonuç alıcı olduğunun farkında olan bir ‘big brother’ var karşımızda.
    Dün İstanbul’da Tophane-i Amire’de öğrencilerle buluşmasında, Bush ile arasındaki farka dair soru karşısında, “Devlet mekanizmasını hareket ettirmek zaman alır” sözleriyle, bir değişimi temsil ettiğini ima ettikten sonra, “Binalarımıza uçakla saldırarak masum insanların canını alanlara karşı hoş görülü olamayız” diyerek aradaki devamlılık ilişkisini de tarif etti.
    Obama, buradaki konuşmasında, Bush döneminde ülkesine karşı sarsılan güveni tamir etmeye yönelik bir üslup kullanarak, “Ülkesinin İslam’la savaşmadığını, asla da savaşmayacağını” savundu. Siyahi bir politikacı olarak ABD’ye başkan seçilmesini, ABD’nin ‘fırsatlar ülkesi’ özelliğinin bir kanıtı gibi sunan Obama, dünyanın iyiliği, güzelliği için çalışan bir büyük Amerika fotoğrafı çizerek, herkesi o fotoğrafın içine davet etti.
    O fotoğrafın içinde, kendisi kadar şanslı olmayan ve yıllardır Amerika’da bir hücrede idam mahkumu olarak tutulan Siyahi Gazeteci Abu Jamal gibi pek çok kişinin ve gerçeğin de üstünden atlayarak!
    FATİH POLAT
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.