Kenan Bilgin için oturdular

Kenan Bilgin için oturdular

Cumartesi Anneleri, Kenan Bilgin’in akıbetinin Ergenekonculara sorulmasını istedi.


Cumartesi Anneleri, Kenan Bilgin dosyasının Ergenekon davasına dahil edilmesini istedi. Kayıp yakınlarının 211’inci buluşmasında, 1994’te kaybedilen ve Ergenekon cephaneliğinin bulunduğu Gölbaşı’na gömüldüğü tahmin edilen Kenan Bilgin’in akıbeti soruldu.
Kayıp yakınlarının mücadelesine tiyatro sanatçısı Jülide Kural ve şair Cezmi Ersöz de destek verdi. Eylemde söz alan Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin, 15 yıl içinde oturma eylemlerinin ses getirdiğini belirterek kayıpların büyük ölçüde azaldığına dikkat çekti. Bilgin, “Bu insanları gözaltında kaybeden, bu örgütlerin kurucularıydı. Bunların başında Mehmet Ağar, Tansu Çiller, Necdet Menzir, Doğan Güreş vardı. Bugün Ergenekon davasına baktığımızda çağrılarımızın karşılık bulmadığını, bu insanlardan hiçbirinin yargılanmadığını görüyoruz. Bu insanlar yargılanana, hesap verene kadar eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.
‘GÖLBAŞI’NDA KAYIPLAR ARANSIN’
Basın açıklamasını yapan Jülide Kural, kaybedilenlerin akıbetleri açığa çıkmadan, sorumlular yargılanmadan demokrasinin uzakta olacağını vurguladı. Kural, “Kenan Bilgin, gözaltında kaybedildiğinde, Ankara Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Başbakan Tansu Çiller’di. Kenan’ın kaybedilmesinden onları sorumlu tutuyoruz” dedi.
Kenan Bilgin’in Ankara Gölbaşı’nda gömüldüğü ihbarının ciddiyetle soruşturulmasını isteyen Kural, Ayşenur Şimşek’in cesedinin 78 gün sonra bulunduğu Gölbaşı’nda kayıpların da aranmasını istediklerini hatırlattı.
“1995’te İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Algan Hacaloğlu 1.5 yılda İstanbul’da kimliği belirlenmeden 290 kişinin kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü, 80 kişinin işkence sonucu öldüğünün çok açık olduğunu söylemişti” diyen Kural, Hasan Ocak’ın bulunduğu Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı ve tüm mezarlıklar, kaybedilen Kasım Alpsoy’un gömüldüğü tahmin edilen Adana Akkapı Kimsesizler Mezarlığı ve Düzgün Tekin’in gömüldüğü tahmin edilen Edirne Çadırkent Kimsesizler Mezarlığı’nda kazı yapılmasını istedi.
GÖLBAŞI’NDA MI?
12 Eylül’den önce tutuklanıp 4 yıl cezaevinde kalan Kenan Bilgin, 1993’te Gaziantep’te gözaltına alınıp ağır işkencelerden geçirilmişti. “Bir daha elimize geçersen sağ kurtulamazsın” denilerek bırakılan Bilgin, yaraları iyileşir iyileşmez Ankara’ya gidip mücadelesine devam etmişti.
Bilgin, 12 Eylül 1994’te Ankara Dikmen otobüs duraklarından kaçırıldı. 9 kişi, Bilgin’i Terörle Mücadele Şubesi’nde gördüklerine dair tanıklık etti. Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin’in evine, abisinin nerede olduğuna ilişkin telefonlar geldi. Kendini eski polis olarak tanıtan kişi, “Kenan Bilgin Gölbaşı’nda ağır işkence altında. Gölbaşı Polis Tesisleri’ndeki hastaneye getirildi, durumu ağır, ölmek üzere” dedi. Aynı kişi bir sonraki aramasında, Kenan Bilgin’in öldüğünü söyledi ve araziye gömülmüş olabileceğini söyledi.
Tanıklara rağmen, Bilgin ailesinin ve İHD’nin yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı. Bilgin ailesi, iç hukuk yolları tıkanınca davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. Türkiye, AİHM’de Kenan Bilgin’i gözaltında öldürmekten mahkum oldu. Dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Selahattin Kemaloğlu, AİHM yargıçlarına verdiği ifadede, Kenan Bilgin’in gözaltına alınıp kaybedildiğine inandığını, olayın faillerini bulmak için çok uğraştığını, fakat karşısına bir duvar dikildiğini söyledi.
www.evrensel.net