Fotoğraflar ve halklar sınır tanımaz…

Fotoğraflar ve halklar sınır tanımaz…

Dünyanın her yerinde kapitalizm tüm vahşiliğiyle toplanıyor ve saldırıyor. Geçen haftalarda Strasbourg’da G-20 zirvesi toplandı. İstanbul’da Su Forumu, Nato’nun 60. yılı, Obama’nın gelişi derken “ulusları böl parçala ve yönet” taktiklerini sürdürüyorlar.


“Benim stilim 60 yıl boyunca hiç değişmedi. Ben, biraz diplomat, biraz da fotoğrafçı olmak zorundayım. İnsanlar çoğu zaman beni ciddiye almadılar, çünkü çok az ekipman taşıdım ve gereksiz telaşe yapmadım. 1949’da evlendiğim zaman karım bana sordu: ‘Senin gerçek fotoğraf makinen nerede?’ Asla bir sürü ekipman taşımadım. Hayattaki düsturum şu oldu: ‘sadeliği koru!..’ Benim fotoğrafçılık anlayışım bu, dikkati çekmemek ve kalabalığa karışmak!”
(Alfred Eisenstaedt
‘Foto muhabirliğinin ustası’ )
Dünyanın her yerinde kapitalizm tüm vahşiliğiyle toplanıyor ve saldırıyor. Geçen haftalarda Strasbourg’da G-20 zirvesi toplandı. İstanbul’da Su Forumu, Nato’nun 60. yılı, Obama’nın gelişi derken “ulusları böl parçala ve yönet” taktiklerini sürdürüyorlar. Halkları, ulusal kimlikleriyle çatıştırıp emperyalist yayılmacı politikalarını uygulamaya çalışıyorlar.
Bunlara karşılık bu ülkelerin muhalif insanları direniyor, gösteriler yapıyorlar. Türkiye’de ve dünyanın diğer ülkelerinde de benzer görüntüler oluyor. Örneğin Strasbourg’daki gösterilerde çekilen fotoğrafla, 1 Mayıs 2008’de çekilen iki fotoğrafı yan yana koyduğumuzda, aynı alanda çekilmiş olduklarını sanabiliriz. Yani halklara karşı halklar değil, sınıfa karşı sınıf mücadelesi. Ancak ezenlere karşı mücadele başarılı olduğu ölçüde bu fotoğraflardaki görüntüler de değişecek. Yani küreselleşen/globalleşen kapitalizme karşı enternasyonel dayanışma ve tüm dünyanın emek güçlerinin birlikteliği, bu dünyayı değiştirecek. Bu mücadele içinde fotoğrafçılar da objektif ama taraf tutarak deklanşöre basacaklar. RedFotoğraf grubu da bu ilkelerden yola çıktı. Strasbourg’daki arkadaşımız İsmail Durmaz da çektiği fotoğraflarla bizlere destek oldu.
1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. Fotoğrafçılar makinelerinin bakımlarını yapıyor. Gaz maskelerini ve limonları hazırlıyor. Dileğimiz, halayların çekildiği, horonların tepildiği ve türkülerle marşlarla yürüyüşlerle bayram havasında geçecek 1 mayısları fotoğraflamak. Dileğimiz, o gün fabrikalarda küçük-büyük işyerlerinde toplanarak, yürüyüşler yaparak, ülkelerin tüm anacaddelerini doldurarak meydanlara akan emekçileri fotoğraflamak. Nâzım’ın deyimiyle “en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla” bayramını kutlayan emekçilerin arasında mutluluğu yakalamak için fotoğraf makinelerini göreve koşacağımız günlere ulaşmak.
Her zamanki gibi fotoğraflarınızı ve düşüncelerinizi belirten maillerinizi beklerken, bol fotoğraflı bir hafta diliyorum.
Kadraj - Özcan Yaman
www.evrensel.net