Afiş çağırır, birleştirir harekete geçirir

Afiş çağırır, birleştirir harekete geçirir

Çağın ruhunun ve insanların ortak beklentilerinin simgesidir afişler. Bunları en iyi temsil edenler kalıcılaşırlar, unutulmazlar. Bazıları hep yeniden kullanılmaya hazır gibidir.


Afiş deyince akla Picasso’nun güvercin motifli barış afişi, 2. Dünya Savaşı’nda ABD’nin ünlü, askere çağıran afişini, pazuları gelişmiş bir işçi kadının yer aldığı “yapabiliriz” afişini ve nihayet DİSK’in 1 Mayıs 1977’de kullandığı devasa zincirli dünya afişleri gelir öncelikle. Bu afişler bir tek sözle, bir tek figürle sizi bir yere, bir şey yapmaya, bir şeye karşı çıkmaya çağırır. Bunun için yüreklendirir, seslendiği insanların duygularını şekillendirir. Çağın ruhunun ve insanların ortak beklentilerinin simgesidir afişler. Bunları en iyi temsil edenler kalıcılaşırlar, unutulmazlar. Aradan yıllar geçse de hatırlanan ilk onlar olur. Bazıları zamanlarını o kadar aşmışlardır ki her fırsatta yeniden kullanılmaya hazır gibidirler. Yıllarg eçer afişler elden ele dolaşır; ardı sıra gelen kuşaklar o afişleri kendi sözlerini söyleyebilmenin aracı olarak hala değerli görürler. Bu yüzden pek çok sanatçı afiş yapmayı denemiştir. Picasso gibi, Miro gibi, bizden Orhan Taylan ve diğerleri gibi.
1 Mayıs afişleri ise bir önem taşır. O gün hep birlikte alana çıkan emekçilerin hepsinin duygusunu, hepsinin fikrini bir tek figürle, birkaç sözcükle anlatmak kolay iş değildir kuşkusuz. Ayrı ayrı iş yerlerinden, ayrı ayrı kültürlerden, inançlardan, ayrı şehirlerden gelen emekçileri tek bir insanmış gibi birleştiren sözün, geride kalan bütün bir yılı özetliyor olması gerekir. Emekçilerin herbirinin farklı yazılabilecek tarihlerini ortak bir gelecek için birleştirebilme gücüne de sahip olmalı bu afiş aynı zamanda. Birlikte başarma konusunda ortak bir coşkuyu üretebilmeli, ortak sevinci kotarabilmeli kısacası; pek çok şeye yeteneği olmalıdır. Zordur bir afiş tasarlamak bu nedenle.
Emek Partisi’nin bu yıl dördüncüsünü düzenlediği 1 Mayıs afiş yarışmasına da bu zorlukların üstesinden gelmeyi amaçlamış bir çok tasarımcı katıldı. Seçici kurul afiş yarışmasına gönderilen afişlerin arasında emekçi mücadelesinin bugününü en iyi anlatan afişi seçmekte zorlanmış olmalı. Burada gördüğünüz üç afiş diğerlerinin arasından sıyrıldı.
Birincilik ödülü alan afişi Murat Ertürk yaptı. İkinci afişiYüksel Doğru imlazaladı üçüncü afiş ise Baran Gündüzalp-Eylem Arbak’ın.
Afişler yola daha cesur çıkmaya, daha sıkı dayanışmada bulunmaya ve haklarını almaları için daha inatla mücadele etmeye çağırıyor. (KÜLTÜR SERVİSİ)

‘İŞÇİ SINIFI KÜLTÜRÜ YIĞINLARA ULAŞIYOR’
EMEK Partisi Genel Başkan Levent Tüzel, afiş yarışmasının işçi sınıfı kültürünün, en geniş yığınlara ulaşması açısından önemine dikkat çekti. İşçi sınıfının taleplerini toplumun tüm kesimleriyle buluşturmayı planladıklarını belirten Tüzel, yarışmaya üniversite çevrelerinden genç grafikerlerin katılımıyla, işçi sınıfının bayramına verilen desteğin arttığını vurguladı. “İşçi sınıfının kültürü ve sanat yaklaşımının yığınlara verdiği mesajın en geniş kesimlere ulaşmasını istiyoruz” diyen Tüzel, yarışmaya katılımın her geçen sene arttığına dikkat çekti. Çok sayıda insanın katılımıyla ortaya bir şeyler çıkıyor olmasının önemine vurgu yapan Tüzel, bu durumun işçi sınıfının yaklaşımına ve birleştirici özelliğine de uygun olduğunu belirtti.
www.evrensel.net