Özbek’in mektubu

Özbek’in mektubu

Türk Metal Sendikası 13. Genel Kurulu, Ankara’da yapıldı. Genel başkanlığa Pevrul Kavlak seçildi. Mustafa Özbek ise 70 günü aşkın bir süredir tutuklu bulunduğu cezaevinden mektupla katıldı. Mektup okunurken Mustafa Kumlu ve bazı yönetici ve delegelerin gözyaşları içinde dinlediği görüldü. Dökülen gözyaşlarının ne için olduğu aşikardır.


Türk Metal Sendikası 13. Genel Kurulu, Ankara’da yapıldı. Genel başkanlığa Pevrul Kavlak seçildi. Mustafa Özbek ise 70 günü aşkın bir süredir tutuklu bulunduğu cezaevinden mektupla katıldı. Mektup okunurken Mustafa Kumlu ve bazı yönetici ve delegelerin gözyaşları içinde dinlediği görüldü. Dökülen gözyaşlarının ne için olduğu aşikardır.
Mustafa Özbek’in okunan mektubunun bir bölümünde “Hepimizin hayat damarı olan demokrasi varsa örgütlenme vardır, sendikalar vardır. Bu sebeple demokrasiye inanmalı ve demokrasiyi yaşatmalıyız” diye bir paragraf okundu.
Bizler de Türk Metal üyesi işçileriz. On yıllardır da bu sendikayla birlikte çalışıyoruz. Demokrasi anlayışı, patrondan yana işleyen, işçiyi sessiz kılan, hakkını savunamayan bir pozisyona getirmektir ve getirmiştir de.
Mustafa Özbek başkanlığında kurulan sendikal imparatorluğun işçiler için satış sözleşmeleri, esnek çalışma dayatmaları, toplu işten çıkarmalar üzerine inşa edildiği bir gerçektir.
Ve işçi sendikası genel başkanının Ergenekon gibi bir örgüt (ve oluşum) içinde anılması, işçiler ve ülke üzerinde oynanan oyunların bir göstergesidir. Metal sektöründe çalışan binlerce işçi suçsuzluğuna inanmamaktadır. Türk Metal genel başkanının değiştirilmesi (zorunluluktan olsa dahi) hiçbir şey ifade etmeyecek, işçiler üzerinden oynanan oyunlar devam edecektir.
Kriz söylemlerinin çıktığı ilk günlerde, ilk etkilenen kesim gene metal sektörü olmuştur. İşçiler emekliye sevk edilmeye zorlanmış, sözleşmeli işçilerin sözleşmeleri iptal edilmiş, senelik izinler (gönülsüz de olsa) kullandırılmış ve ücretsiz izin aşamalarına gelinmiş, birçok işyerinde işçiler atelyeler arasında yer değiştirmiş ve işten çıkarılmışlardır. Demokrasi ve onun inancından bahseden bir sendika, hiç de adil olmayan antidemokratik davranışlar sergileyerek kendinden olmayanı içinde barındırmamıştır. Her daim patronun yanında olan; patronla uzlaşmayı, iş birliğini kabul eden bir kurumla metal işçisinin bugünü hazırlanmıştır. Metal sektöründe gelinen nokta ise yoksulluğun ve işsizliğin artmasıdır. Bunun sebeplerinden biri de Türk Metal’in sendikal anlayışıdır. İşçi adına hiçbir şey yapılmamıştır. Yapılmış gibi göstererek her dönem bir şeyler anlatılmış, biz işçiler inanmasak da birlik ve bütünlüğü sağlayamadığımız için sesimizi çıkaramamışızdır.
Mustafa Özbek yazdığı mektubunda Allah’ın izniyle çıkacağını ve bütün bölgeleri dolaşarak helallik dileyeceğini de belirtmiştir. Bölgelere gelebildiğinde (şubelerde, fabrikalarda hâlâ işçiler yerlerinde orada olabilirlerse) helallik isteyebilir. Görünen o ki M. Özbek çıkasıya kadar bizler, biz işçiler o bölgelerde olmayacağız. çünkü kriz gittikçe derinleşmekte ve bizler her geçen gün biraz daha işsizler ordusuna katılmaktayız.
Bir grup Türk Metal Sendikası üyesi işçi (İstanbul)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.