UÇ BOYUTLU AYAR

UÇ BOYUTLU AYAR

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, İstanbul’da Harp Akademileri Komutanlığı Atatürk Harp Oyunu ve Kültür Merkezi’ndeki “Yıllık Değerlendirme Konuşması”nda TSK’nın kırmızı çizgileri olarak tanımlanabilecek noktaların altını çizdi.


Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, İstanbul’da Harp Akademileri Komutanlığı Atatürk Harp Oyunu ve Kültür Merkezi’ndeki “Yıllık Değerlendirme Konuşması”nda TSK’nın kırmızı çizgileri olarak tanımlanabilecek noktaların altını çizdi. Başbuğ’un konuşmasını, eski Genelkurmay Başkanları’ndan İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Yaşar Büyükanıt’ın yanı sıra 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun izledi.
Seçilerek çağırılmış gazetecilerin yanında öğretim elemanlarının da izlediği konuşmanın başında güncel konulara değinmeyeceğini belirten Başbuğ, merak edilen Ergenekon’un 12. dalgasına dair görüşlerini bu konuşma da dile getirmeyeceğini ifade etmiş oldu. Soğuk savaş sonrası dönemde demokrasi, liberal ekonomi tartışmalarının gündemlerinde daha fazla yer aldığını dile getiren Başbuğ, “Öte yandan milli güvenlik kavramı genişlerken tehditlerde çeşitlenmiştir. Bu gelişmeler sivil-asker ilişkisi konusunun farklı boyutlarda tartışılmasına neden olmaktadır” dedi.
Konuşmasında, Hungtington ve Cohen gibi akademik kişiliklere de atıf yapan Başbuğ, TSK’nın öneminin azalmadığını, aksine arttığını savunarak, “TSK’nın toplum nezdindeki itibarını ve güvenilirliğini sarsmayı amaçlayan iki ön yargılı yaklaşıma dikkat çekmek istiyorum” dedi. Şöyle devam etti: “Bahsettiğim ön yargılı yaklaşımlardan birisi, demokratlık kisvesi altında TSK’yı yıpratmak amacıyla, TSK’ya karşı sistematik muhalefet yapılması, her şeyden önce demokrasimizi geliştirmeyecektir. Bu çoğulculukla ifade edilebilecek bir husus değildir. İkincisi ise toplumumuzu etkilemek amacıyla TSK’yı din karşıyı olarak gösteren kötü niyetli propaganda kampanyalarıdır.
Ancak toplumumuz ve mutedeyyin vatandaşlarımız bu propagandaya itibar etmektedir. Ordusunu sevmekte ve güvenmektedir. Çünkü bu asker Türk milletinin, bizzat kendisidir.
Kim ne derse desin Türk milletinin ordusu halktır, halktandır, halk içindir.”
SİVİL OTORİTEYE HATIRLATMA
Sivil – asker ilişkilerinin ülkelerin kendine özgü şartları dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini dile getiren Başbuğ, “Elliot Cohen sivil ve asker ilişkilerini eşit olmayanlar arasındaki bir diyalog olarak tanımlamaktadır. Bu ilişkide elbette sivil liderler gerçek güce sahiptir. Ancak sivil otoritenin askeri kararlarında sağduyulu davranışlar öne çıkmaktadır” dedi. Askerlerin sadece siyasilerin danışmanı olarak görülmemesi gerektiğini savunan Başbuğ, Anayasa’nın 5. Maddesi’ne de konuşmasında özel bir vurgu yaptı. “Anayasamızın bu 5. maddesinde çok açık şekilde yer alan devletin temel amaç ve görevleri çerçevesinde, konuşmamın bundan sonraki bölümlerinde terörle mücadele konusu ile demokrasi ve laiklik konularına değinmeye çalışacağım” diyen Başbuğ’un, PKK ile ilgili , “PKK’yi” terör başlığı altında tanımlayıp, Kürt sorunu konusunda ise, “sözde vatandaş” üslubu yerine farklı bir üslup kullanan Başbuğ, “Terör örgütleri içerisinde ülkemize en fazla zarar veren PKK bölücü terör örgütüdür” diyen Başbuğ, şöyle devam etti: “Her Türk vatandaşı, rütbesi ne olursa olsun, TSK’da anayasal görev hak olan askerlik hizmetini, altını çiziyorum, eşit şekilde yerine getirmektedir. Bölücü terör örgütüne karşı sürdürdüğümüz mücadelede şehitlik ve gazilik mertebesine ulaşmış kahramanlarımız arasında çok sayıda Kürt ve Zaza kökenli vatan evladı var.”
ÜST KİMLİK VAR ALT KİMLİK YOK
“Üst ortak kimlik dışında kültürel ikincil kimlik mümkündür” diyen Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üst ortak kimliği benimseyemezsek bir yere varamayız. Sadece kültürel bireysel kimliği öne çıkartmak doğru değil. Asimilasyon değil entegrasyon bu çok önemli. Örneğin cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan zorunlu iskan politikaları bazıları tarafından yanlış değerlendirilmektedir. Eğer devlet asimilasyon politikası uygulamış olsaydı... Ben de soruyorum 1928 yılında Meclis’in çıkardığı bir yasa ile batıya göç ettirilen birçok kişinin, ki aralarında isyancı liderler de vardı geri dönmelerine izin verilmesi... Bunu nasıl izah edersiniz? Dönmediler mi? Bizler entegrasyon olayında ne yaptık bunu sormalıyız.
Atatürk ne diyor: ‘Türkiye cumhuriyetini kuran Türkiye halkıdır.’ ‘Türk halkı’ derseniz bütün cümle düşer. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kim? Türkiye halkı. Atatürk burada yaşayan halkın bütününü işaret ediyor. Hiçbir etnik ve dini ayrım yok. ‘Türkiye’ sözünü çekin, yerine ‘Türk’ koyun etnik bir tanım olur. Türk milleti tanımındaki Türk sözcüğü bir sıfat değil değişik unsurların hepsine verilen ortak bir isimdir. Bütün bunlara rağmen buna etnik yüklemeler yapmak doğru değildir. Burada Türk sıfat değil değişik unsurlara verilen ortak bir isimdir. Peki ulus devlet hangi temele dayanacak? Vatandaşlık esasına dayanan milliyetçilik anlayışına dayanmalıdır.” (İstanbul/EVRENSEL)

GÜLEN CEMAATİNİ İMA ETTİ

“TSK’yı din karşıtı olarak gösteren kötü niyetli propaganda kampanyaları” vurgusu yapan Başbuğ’un, konuşmasının dinle ilgili bölümünde yaptığı şu değerlendirme ise akıllara Fethullah Gülen cemaatini getirdi: “Bugün bazı cemaatler ekonomik güç olmaya gidiyor. Sorun dini duygularının kendi amaçları için alet olarak kullanılmasıdır. Kendilerini demokratik güç olarak takdim etmekte ve güç olarak göstermektedirler. Hedeflerine ulaşmakta TSK’yı hedef göstermektedirler. TSK aleyhine faaliyet göstermektedirler. TSK’nın etkisiz kalacağını düşünmek büyük yanılgıdır.”

REFERANSLARI ABD’DEN
Başbuğ, MGK’nın gerekliliğine vurgu yaparken, görüşlerini desteklemek için de, şu vurguyu yaptı: “Eğer ilgileniyorlarsa konuyla bu konuda ABD Başkanı Obama’nın Milli Güvenlik Danışmanı James Jones’un, Washington Post’ta yeni yazısının metnini de bu konuyla ilgili olarak yararlı bir doküman olarak görüyorum ve ilgilenenlere de öneriyorum.”
Günümüzün şartları ve ihtiyaçlarının silahlı kuvvetlerin önemini azaltmadığını savunan Başbuğ, “Aksine kapsamlı bir strateji çerçevesinde kullanılması konseptinin önemini giderek artırmaktadır. Buna bugün gayret birliği denilmektedir. Bu husus için askeri liderlerinin bilgi alanının daha da genişlemesini zorunlu kılmaktadır” ifadelerini kullandı. Başbuğ, bu konudaki görüşlerini desteklemek için de, eski ABD Başkanlarından Kennedy’nin şu sözlerine vurgu yaptı: “Siz profesyonel askerler, strateji taktik ve lojistik konuları mutlaka bilmelisiniz. Ama bunun yanında ekonomi siyaset diplomasi ve tarihi de bilmelisiniz. Askeri güç ile ilgili her şeyi bilmelisiniz. Bunun yanında askeri gücün limitlerini de bilmelisiniz. Günümüzdeki sorunların yalnız tek başına, altını çiziyorum tek başına kelimesi önemli. Yalnız tek başına askeri güçle tam olarak ortadan kaldırılamayacağını da anlamalısınız.”

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.