AVRUPA GERÇEĞİ

AVRUPA GERÇEĞİ

  • Hristiyan dünyası için önemli bayramlardan biri olan Paskalya’yı geride bıraktık.


    Hristiyan dünyası için önemli bayramlardan biri olan Paskalya’yı geride bıraktık. Hz. İsa’nın çarmıha gerilişinden üç gün sonra yeniden dirilişini ifade eden cemaat temsilcileri, papazlar ve muhafazakar politikacılar, toplum içerisinde dini değerleri artırmak için vaazlar verdiler, konuşmalar yaptılar.
    Bir tek Bavyera eyaleti sınırları içerisinde bulunan Augsburg kentinin başpiskoposu Walter Mixa’nın gündeminde, krizden çok “agresif ateizm” vardı. Katoliklerin en gerici kanadının temsilcilerinden biri olan Mixa, Paskalya dolayısıyla yaptığı konuşmada, Nasyonal Sosyalizmi de ateist ilan edecek kadar zıvanadan çıktı. Mixa aynen şöyle diyor: “Ateizmin insanlık dışı yaklaşımı geçtiğimiz yüzyılda, tanrısız Nasyonal Sosyalizm ve komünizm rejimlerinde toplama kamplarıyla, gizli polisiyle ve kitlesel kıyımlarıyla acımasız olduğunu ispatlamıştır.”
    Ve devam ediyor: “Tanrısız toplum yeryüzünün cehennemidir.”
    Bunları söyleyen sıradan bir din görevlisi, kilise bekçisi değil Augsburg gibi büyük bir kentin ve Almanya’nın tanınmış başpiskoposlarından biri olunca iş değişiyor.
    Hafta başından bu yana Alman basınında ve internet sitelerinde yer aldığı gibi Mixa’nın asıl derdi, ateizme karşı mücadele mesajı vermekmiş. Çünkü, Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre ülkede yaşayan insanların yüzde 22’si açıkça tanrıya inanmadığını söylüyor ve kiliselere vergi ödemiyor. Bu sayı yıldan yıla da artıyor.
    Mixa’nın komünizm ile faşist Hitler’in kurduğu rejimi aynı kefeye koyması, Nasyonal Sosyalizmi tanrı tanımaz olarak ilan etmesi ve bu rejimin Katoliklere karşı yoğun bir takibat yaptığını söylemesi, “kara cahillik” değil ise tarih çarpıtıcılığından başka bir şey değildir.
    Tarihten bihaber olanlar belki, Nasyonal Sosyalistlerin “ateist”, Katoliklerin de Hitler faşizminden çok çektiğine inandırılabilir. Ama Almanya gibi bir ülkede bu safsatayı yutturmaya çalışmak epey komik oluyor.
    Çünkü bu ülkede, faşist Hitler ve onun kurduğu Nasyonal Sosyalizmin tanrı tanımaz olmadığını herkes biliyor. Tam tersine; tanrıya bağılı, Hristiyanlığa laf söyletmeyen dinci bir karakter taşıyordu. Yani, Hitler ve yol arkadaşları aynı zamanda birer katı Katolikti.
    Keza; Katolik Kilisesi’nin çok önemli bir bölümünün, o dönem Hitler faşizmine karşı çıkmak bir yana desteklediği, savaş yıllarında esir alının insanları kurumlarında köle gibi çalıştırdığı da biliniyor. Benzer bir durum, Katolik Kilisesi’nin başı durumundaki Vatikan için de geçerli.
    Dolayısıyla, Mixa’nın Nasyonal Sosyalizmi “tanrısız” ilan ederek, komünizme eş tutarak ateizme savaş açması, tamamen yalanlar üzerinden kurulu bir senaryodan ibarettir.
    Bu tutum aynı zamanda, Nasyonal Sosyalizmin gerçek yüzünü gizlemeyi, tarihi saptırmayı ve böylece faşizmin aklanmasını içeriyor.
    Hemen hatırlatmamız gerekiyor ki Katolik Kilisesi’nin başı Papa 16. Benedikt de (Josef Ratzinger) gençliğinde Hitler ordusunda görev yapmıştı. Yine aynı Ratzinger, daha kısa bir süre önce Hitler faşizminin katlettiği Yahudi sayısını abartılı bulan İngiliz Piskopos Richard Williamson hakkında verilen aforoz kararını kaldırmış, geniş bir tepkiyle karşılaştığı halde kararını geri almamış ve özür dilememişti.
    Tarih çarpıtıcılığını ve Nasyonal Sosyalizm aklamacılığını günümüz Almanya’sında ne yazık ki sadece Mixa gibi aşırı uçlar yapmıyor. Bugüne kadar gerçek dışı açıklamalara tepki göstermeyen kilise çevrelerinin de aynı görüşü paylaştıkları görülüyor.
    “Tanrının elçisi” olduğuna inanan din adamları, en azından toplum karşısında ellerini vicdanlarına koyarak doğru konuşmalı, tarihi çarpıtmamalı. En azından olgularda dürüst olmalı.
    Ama günümüz Hristiyan dünyasında bu temel kritere bile uymayarak yalan üstüne yalan söyleyen o kadar çok cehennemlik papaz var ki... Onlar çoktan cehennemi hak etmişlerdir. Tanrı yeryüzünü bu cehennemlik papazlardan korusun!
    YÜCEL ÖZDEMİR
    www.evrensel.net