Haydi alanlara

Haydi alanlara

İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs yaklaşıyor. Ancak emeğin bayramı yaklaştıkça, işçi sınıfında mücadele dinamikleri açığa çıktıkça, sermaye cephesinde telaş artmış, entrikalar başlamış bulunuyor.


İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs yaklaşıyor. Ancak emeğin bayramı yaklaştıkça, işçi sınıfında mücadele dinamikleri açığa çıktıkça, sermaye cephesinde telaş artmış, entrikalar başlamış bulunuyor.
AKP’nin sendikalara önerdiği “Taksim’i bırak, tatili al” denebilecek pazarlık girişimi de bu kapsamda değerlendirilmelidir. (Ender İmrek 19.04.2008 tarihli Evrensel)
Aradan tam bir yıl geçti. Yine aynı teraneler başladı. Taksim’de olsun, ben Taksim’i vermem, Taksim miting alanı değil, Taksim’de kutlayacağız vs. vs. vs. Bu arada hükümet tarafından verilen bir yasa teklifi ile 1 Mayıs’ın “Emek Dayanışma Günü” olarak resmi tatil günü olması TBMM Genel Kurulu’nda gündeme alındı.
Böyle bir ortamda, global sermaye krizinin keskinleşerek artmaya devam ettiği dünyamızda ve buna bağlı olarak ülkemizde, milyonların katıldığı ve “Krizin yükünü biz çekmeyeceğiz” sloganıyla sermayenin yüreğine korku salacak 1 Mayıs’lar organize etmek gerekirken, gelinen noktada yapılan bu kısır tartışmalar kime hizmet etmektedir diye sormadan geçemeyiz. Sorunun yanıtı bellidir, bu gereksiz tartışmalar sermayeye hizmet etmekte ve işçi sınıfının ve emekçi halkın kazanımlarına zarar vermektedir.
Kapitalizm çöktü ve Karl Marx hep haklıydı dediğimiz bir ortamda uluslararası sermayenin saldırılarına karşı durmamak, onların ekmeğine yağ sürmektir. İşçi sınıfının ve emekçi halkın birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğu bir ortamda 1 Mayıs’ı kısır döngü şeklinde meydan tartışmalarına çekmek, işçi sınıfına ve emekçi halkımıza ihanet etmektir.
Bu yüzden de bugün 1 Mayıs’ın; yüz binlerce, milyonlarca emekçinin, ülkenin her yanında 1 Mayıs ruhuyla ayağa kalktığı bir gün olarak örgütlenmesi, sendikalar başta olmak üzere tüm ilerici demokrat güçlerin, tüm emek örgütlerinin birinci görevi olmalıdır.
Genelde dünyada ve ülkemizde, özelde İstanbul’da en geniş katılımlı ve coşkulu 1 Mayıs gösterileri organize etmek konusunda İstanbul Sendikalar Platformu’na ve diğer tüm emek örgütlerine önemli görevler düşmektedir.
İş Ekmek Özgürlük
Yaşasın 1 Mayıs
Haydi alanlara, 1 Mayıs’a.
Cemalettin Çalık (İstanbul)
www.evrensel.net