‘Sendika patron için öcü, işçi için iş güvencesidir’

‘Sendika patron için öcü, işçi için iş güvencesidir’

Şöyle bir düşünün. Bir işçi eve tek başına bakıyor. Çocuklarını okutuyor. Kirasını ödemeye çalışıyor. Karnını doyurmaya çabalıyor. Elektrik, su, doğal gaz, kömür paralarını veriyor. Ama bunların tümünü ortalama 400 TL ile yapıyor.


Şöyle bir düşünün.
Bir işçi eve tek başına bakıyor. Çocuklarını okutuyor. Kirasını ödemeye çalışıyor. Karnını doyurmaya çabalıyor. Elektrik, su, doğal gaz, kömür paralarını veriyor. Ama bunların tümünü ortalama 400 TL ile yapıyor.
Evet, yanlış duymadınız 400 TL. Büyük rakam değil mi? Bir de bununla birlikte hakaret, küfür, hatta dayak da olursa yeme de yanında yat. “Hadi canım” dediğinizi duyar gibiyim. O zaman biraz daha açın kulaklarınızı. Peçete ve tuvalet kağıdını israf oluyor diye vermediklerini, kreş paralarınızı, asgari geçim indirimlerinizi, fazla mesai paralarınızı ve tazminatlarınızı da zorla imzanızı alıp vermediklerini bir düşünün. “Bu kadarı da mümkün değil canım olur mu hiç” mi diyorsunuz. O zaman yazalım da okuyun!
KOŞULLAR
CEHENNEM GİBİ
Bu meselelerin hepsi Çorum RAVELLİ (Mintay) Tekstil fabrikasında yaşanıyor. İstanbul’da da fabrikası olan, 2005 yılında işçilere silah çekmesiyle ünlü patronun ve temsilcilerinin teşvik yasası ile kurduğu fabrikadan bazı notlardı yukarıdakiler. Geçen ay sonunda 700 işçinin eylemi ile seslerini duyuran işçiler bizleri aradıklarında ve sendikayı istiyoruz dediklerinde bu talepleri karşılıksız kalmadı. 1500 kişi ile işe başlayan siparişleri azalmayan ama işçi sayısını sürekli azaltan fabrikadaki koşullar işçilerin deyimiyle cehennem gibi.
MÜCADELE VE
SENDİKA ÖĞRETİYOR
İşçilerden birinin söyledikleri çok öğretici. Kendisinin daha önce mücadele ile ilgili söylenenlere kulak asmadığını ama sendika ile tanışınca ve eylem yaptıktan sonra patronun ilk kez tarihinde yasal hakları verdiğini söylüyor ve kendisinin de inanmaya başladığını ve sendikaya üye olduğunu aktarıyor.
Evet, sendika bir hak. İş güvencesi ve diğer haklarımızı almak için bir mücadele merkezidir. Ravelli Tekstilde uluslararası markalara üretim yapılıyor. Versace, Yourn, Study ve diğerleri. Uluslararası çalışma örgütü bünyesinde uyulması gereken sosyal anlaşmalar gereği sendikalı işçi çalıştırması gereken Ravelli patronuna sesleniyoruz: “Gelin bu hakkı isteyenlerle masaya oturun. Yoksa uluslararası markalar nezdinde yapacağımız girişimler sizi zor durumda bırakacak. Menderes tekstil de İtalyan bir markanın 1 milyon avroluk siparişini çekmesi bir örnektir. Tabi işçilerimizin de haklı mücadelesi devam edecektir”.
Müdürlerinizin “Sendika buraya girerse şalteri biz indiririz, sendika sizden paralarınızı zorla alacak, üye olursanız işten atarız ve hiçbir fabrikada iş bulamazsınız” demesi bizi yolumuzdan çevirmez. İşçileri de korkutmaz. Aksine haklı bir yolda olduğumuzu gösterir. Bu davranışları da mahkemelik olur, olacak!
İşçiler de mücadele eden kazanır diyorlar zaten. “Bugüne kadar ezildik bundan böyle ezilmeyeceğiz” diyorlar. Bizden size söylemesi ‘sayın yetkililer’. 350, 400 TL gibi komik rakamlarla geçinmeye mahkum edilen işçi artık yeter diyor. Dün değildi ama bugün artık bu iş olacak diyorlar. Duyurulur!
(DİSK- Tekstil işçileri sendikası İç Anadolu
temsilcisi)
Yakup Aslandoğan
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.