‘Türkiye Türklerindir dersen, diğerlerini ötekileştirirsin’

‘Türkiye Türklerindir dersen, diğerlerini ötekileştirirsin’

Eski Jandarma Genel Komutanı emekli Org. Aytaç Yalman’a ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı yayınlandı. Dün video paylaşım sitelerinde yayınlanan ses kaydında bir çok konuya dair ordunun bugüne kadar ki yaklaşımından farklı ifadeler yer alıyor.


Eski Jandarma Genel Komutanı emekli Org. Aytaç Yalman’a ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı yayınlandı. Dün video paylaşım sitelerinde yayınlanan ses kaydında bir çok konuya dair ordunun bugüne kadar ki yaklaşımından farklı ifadeler yer alıyor. Bir çok internet sitesinde yayınlanan ses kaydında, ‘askeri okullarda verilen milliyetçi eğitim’ eleştiriliyor. “Türkiye Türklerindir derseniz diğer herkesi ötekileştirirsiniz” denilen ses kaydında, “Kürt Kürdüm diyemiyor”, “böyle bir baskı ortamında huzur olmaz” ifadeleri geçiyor.
Aytaç Yalman’a ait olduğu iddia edielen ses kaydında dikkat çeken ifadeler şöyle:
‘FARKLILIKLARI
KABUL ETMELİYİZ’
“Türkiye’deki ve dünyadaki dönüşümü anlamalıyız, farklılıkları kabul etmeliyiz. Yani bunlar zor değil. Ya bu iş bitti artık yani. Türkiye’deki bu dönüşümü bir defa bir anlayıp bu küreselleşmede toplumsal ve işte idari anlamdaki dönüşümün hem global anlamda hem de ülke genelinde nasıl olduğunu bir görüp ona göre kendimizi nasıl adapte edicez. Kendimizi, değerlerimizi nasıl koruyarak -buna adapte olucaz bizim buna kafa yormamız lazım. Yoksa ben bunu kabul etmiyorum, bunu etmiyorum noktasını aştık.
Bunu düşünmek lazım. Yani insan eğer farklılıkları kabul ederse kendi kafasında, o zaman dünyaya farklı bakar.
Şimdi siz Anadolu’nun bir kasabasından bir çocuğu alıp onun subay yaparsanız, devamlı ona da Atatürkçülük , Cumhuriyetin temel değerleri, devamlı o fikirleri aşılarsanız cumhuriyetin muhafızı olarak, çok doğal olarak ta öyle olması lazım. Öyle yetiştirirseniz Türkiye’de yalnız Türklerin var olduğunu ona öğretirseniz, bunun dışında hiçbir etnik unsurdan bahsetmezseniz birdenbire bir de bakar ki yahu Türkiye’de 27 etnik grup varmış, hepsinin dili varmış, örfü varmış, değerleri varmış, yerel değerler diye bir şey varmış, ulusal değerler varmış bilmem ne böyle şaşkına döner. Milliyetçilik duygularının kaba ve katı bir şekilde oluşmaması lazım.
Milliyetçilik, eğer sen Türkiye Türklerindir, vatandaş Türkçe konuş diye efendim bu ülkeye bayrağı alıp çıkarsan ortaya, o zaman diğer insanları ötekileştirmiş olursun. Diğer insan dediğin kim? Aleviler, Çerkezler, Lazlar... geriye bir şey kalmaz. Bu coğrafyada insanların tamamını kucaklayan bir anlayışın hâkim olması lazım. Başka türlü bu coğrafyada tutunamayız...”
‘KÜRT KÜRDÜM
DİYEMİYOR’
“...Alevi aleviyim diyemiyor. Kürt kürdüm diyemiyor. Böyle bir baskı, böyle bir yapı içerisinde huzur olmaz ki! Bize hiç Kürt’ten bahsetmedi kimse.
Yani Harp Okuluna geldik, ne Kürt’ü yahu Kürtçe yasak! Kürtçe konuşulur mu? Adam kendisinin Kürt olduğunu söyleyemiyor ki çocuk. Alevi aleviyim diyemiyor. Kürt kürdüm diyemiyor. Ve böyle bir baskı, böyle bir yapı içerisinde huzur olmaz ki. Huzur olmaz, ben açıklama yaptım işte Bila’nın kitabında var. Yani bunları serbest bırakmak lazım dedim bakın ben bir yıl evvel söyledim. Bunun şimdi bütün televizyonu Kürt dili edebiyatını hepsini çıkartın dedim. Bu kadar 71 yılından beri ben bu Kürtlerin içinde yaşıyorum. Ben o zaman binbaşıydım, Diyarbakır’da sıkıyönetimde çalıştım 3 sene. Şimdi daha güzel bir ortam oluşacak. Bu coğrafyada bu insanları başka türlü tutamazsınız. Yoksa kaybederiz yani. Artık o dönemi geçtik. İnşallah arkadaşlar bunu anlarlar.”
‘KONUMUNU
BELİRLE DEDİM’
“İlker Paşa’ya konumunuzu belirleyin dedim. Bir dedim ki bak, yapamayacağınız hiçbir şeyi söylemeyin. Arkasında duramayacağınız hiçbir şeyi söylemeyin. Bir de konumunuzu belirleyin dedim. Nedir silahlı kuvvetlerin konumu? Silahlı kuvvetlerin konumu, yani işte iç hizmet kanunundaki, 15. Madde mi, yoksa Cumhuriyetin değerlerini korumak için mücadele eden bir silahlı kuvvetler vardır, bir de demokratik bir ülkede demokratik bir hükümetin ordusu olarak konumlanır. Ya bu ya o olur. Bir gün burada bir gün orada, işte Yaşar’ın en büyük talihsizliği o oldu. Şimdi bana göre konumunu belirledi o. İşte yani, ortaya çıkmadan hükümeti sakin sessiz götürecek.” (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net