BAŞYAZI

BAŞYAZI

  • Son yarım yüzyıl içinde, Türkiye’nin siyasi gündemini en çok işgal eden, en kronik, en istismar edilen konusu olan Kıbrıs sorunu, hızla yeniden birinci gündem olmaya tırmanıyor.


    Son yarım yüzyıl içinde, Türkiye’nin siyasi gündemini en çok işgal eden, en kronik, en istismar edilen konusu olan Kıbrıs sorunu, hızla yeniden birinci gündem olmaya tırmanıyor.
    Oysa pazar günü yapılan seçimde, Kıbrıs sorununun çözümü, KKTC’liler için (seçim öncesi yapılan anketlere göre) gündemlerinin dördüncü sırasındaymış! Çünkü, adanın iki kesimini birleştirerek daha refah içinde bir toplum yaratmak ve tek bir birleşmiş Kıbrıs vaadiyle iktidara gelen Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), vaatlerinin hiçbirini yerine getirmemiştir. Gerek CTP hükümeti gerekse CTP’nin başı olan Cumhurbaşkanı Talat, bırakalım bu vaatlerini gerçekleştirmeyi, AKP’den ödünç aldığı ekonomik politikalar ve Kıbrıs konusunda geleneksel “çözümsüzlük” taktiğini pembe vaatlerle süsleyerek sürdürdükleri için olacak, halk yeniden Denktaşçı Ulusal Birlik Partisi’ne (UBP) sarılmıştır.
    Öyle anlaşılmaktadır ki KKTC halkı; hükümetin, son anda AKP ile iş birliği içinde, “eskiden yapılan seçimlere Ergenekon’un müdahale ettiği” gibi konuları da ya umursamamış ya da ciddi bulmamıştır. Çünkü yıllardır yönettikleri Kıbrıs’ta Ergenkoncu sendikacılarla gayet iyi geçinen, adanın bir kotra-Ergenekon ve kumarhane -kara para aklama üssü gibi kullanılmasına karşı parmağını kıpırdatmayanların, birden “seçimlerde Ergenekon parmağı” üstünden Ergenekon karşıtı görünmelerine de halk prim vermemiştir. Ve elbette ada halkı, Türkiye’nin yüz bin dolayında (Kıbrıs’ın yerlisi ancak bu kadar) kalmıştır. Kıbrıslı üssünden AB’ye girişten Ege sorununa kadar Türkiye’nin şantaj malzemesi yapılmasına karşı CTP’ye oy vermişti. Ama CTP-Talat iktidarının da bir şeyi değiştirmediği görülmüştür. Bu “fark etmezliğe” bir de IMF patentli ekonomik politikalar eklendiğinde, CTP tepetakla olmuştur.
    “Yavru Vatan”da olanlar bir bakıma “anavatan”da olan ve olacak olanların da göstergesidir. Çünkü AKP de CTP gibi Türkiye’nin Kıbrıs, Ermeni sorunu, Kürt sorunu gibi temel ve kronik sorunlarını çözmek için iktidar olmak istediğini söylemiş; refah ve demokrasi vaat etmiştir. Ama tablo tersidir. Yani ne kronik sorunlar çözülmüş, ne de refah ve demokrasi gelmiştir. Dahası, Kürt sorunu daha da çetrefilli bir hale getirilirken (seçimlerde alınan tavır, DTP’ye yönelik sindirme ve kapatma operasyonu, bu çetrefilleştirmenin son görünüşleridir), büyük bir ekonomik krizin ortasında işsizlik yüzde 15.5’e yükselirken, büyümenin eksi 3-5’lere indiği bir Türkiye’ye gelinmiştir AKP iktidarında. Yerel seçim AKP için çanların çaldığını göstermiştir ama CTP’nin başına gelenlerin AKP’nin başına gelmesi için biraz daha zaman vardır. Ne de olsa biri yüz binlik “Yavru Vatan”, ötekisi 72 milyonluk Türkiye’dir; aradaki fark, sadece takvim farkıdır. Nitekim seçimden sonraki 10 gün içinde, AKP’nin oylarının bir buçuk puan daha düştüğü belirtilmektedir ki, bu da 2011 seçiminde AKP’nin, bugün Kıbrıs’ta CTP’nin durumuna düşeceğinin işaretidir.
    KKTC’lilerin, CTP’den vazgeçerken neden Denktaşçı bir partiye sarıldıklarını söylemek için elbette daha ayrıntılı bir analize ihtiyaç vardır. Ama şunu şimdiden söyleyebiliriz ki, şimdi Dektaşçılar Kıbrıs’ta iktidar olarak önemli bir koz ele geçirmişlerdir ve bu kozu da kullanacaklardır. Ve artık Kıbrıs sorununu çözmek daha da zorlaşmıştır! Dahası, Kıbrıs sorunu önümüzdeki günlerde Türkiye gündeminin birici sırasına hızla tırmanacak bir sorundur. Çünkü AB ile ilgili adımlar gündeme geldiğinde, AB’nin en önemli isteği; Kıbrıs’ta daha önce imzalanan “ek protokol”e uyması olacaktır. Ve Kıbrıs’ta da, AKP ile uyumlu bir ortak bulunamayacak; tersine, atılacak “olumlu adımları” bile provoke etmek için her yola başvurabilecek bir UBP hükümeti olacaktır.
    Kıbrıs’ta yeniden Denktaş ve adamlarının iktidara gelmesi, AKP ve CTP için müstahaktır. Olan da, yarım yüzyıldır çile çeken yüz bin dolayındaki Kıbrıslıya ve Türkiye’de Kıbrıs’ta tek ve demokratik bir Kıbrıs için iki halkın kardeşçe birliği için mücadele verenlerin emeklerine olmuştur.
    Ve Kıbrıs tartışmaları, her yanıyla bugünden itibaren gündemde baş yeri almak üzere tırmanacaktır.
    İHSAN ÇARALAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.