ERMENİ HALKI VE TEHCİR FACİASI 3

ERMENİ HALKI VE TEHCİR FACİASI 3

Bugün Ermeni halkının acılarının arttığı bir günün tarihi. Yani 24 Nisan, Ermeni aydın ve önderlerinin tutuklanmaya başladığı gün.


Bugün Ermeni halkının acılarının arttığı bir günün tarihi. Yani 24 Nisan, Ermeni aydın ve önderlerinin tutuklanmaya başladığı gün. Ve bu tarihten sonra yaşananlar, Ermeni halkına yönelik süren katliamın önünü açtı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine denk gelen bu insanlık acısı, izlerini her 24 Nisan’da bir kez daha gösteriyor. Ama diğer tarafta, yaşanan insanlık ayıbıyla yüzleşmek yerine, bu hep geçiştirilmek isteniyor. Ülkemiz açısından 24 Nisan da aynı gerekçelerle geçiştiriliyor.
Osmanlı İmparatorluğu içinden çıkan Türkiye, Ermenilerle ilgili katı ve suçlamacı anlayışını hep sürdüregelmiştir. Tabii bunu yapan da, yine egemen anlayışın kendisidir. Bu sorunla yüzleşmek yerine her defasında kaçış yolunu denemiştir. Çünkü acılarına neden olan da aynı anlayışın kendisidir.
Nisan ayı geldiğinde ülkemizde Ermenilerle ilgili çok şey duyar ya da okuruz. Ama duyduklarımız ve gördüklerimiz hep aynı şeylerdir. Başına konulan sözde sıfatıyla bunlar bizlere sunulur. Güya yapılacak suçlamalara karşı verilen siyasi mücadeleye dair haberleri de basında okuyup dururuz. Ama bunlar olurken perde arkasında dönenler bizlerden saklanır.
ABD’de yayımlanan David Holthouse’nin bir makalesi ise bize işin perde arkasını özetliyor. Attila Tuygan’ın çevirdiği makaleyi sunuyoruz, ara başlıklar bize ait.
YARIN: Halkların kardeşliği


TÜRKİYE, ERMENİ TASARISINI ENGELLEMEK İÇİN MİLYONLAR HARCIYOR

1982’de Türk hükümeti, Georgetown Üniversitesi’ne, Ermeni olaylarının inkarıyla iştigal etmek üzere Türkçe Araştırmalar Enstitüsü adıyla bir sivil toplum örgütü kurulması amacıyla 3 milyon dolar bağışlamıştır. Üç yıl sonra, Ermeni olaylarını sorgulayan 69 Amerikalı araştırmacının imzaladığı bir mektubu yayınlamaları için The New York Times, The Washington Post ve The Washington Times’a tam sayfa ilanlar verilmiştir. Bu 69 araştırmacı o yıl, Türkçe Araştırmalar Enstitüsü’nden ve Ankara Ticaret Odası gibi kaynaklardan çok ciddi fon almıştır. İşte bu Türkçe Araştırmalar Enstitüsü, o tarihten beri General Dynamics ve Westinghouse dahil olmak üzere Türkiye’ye silah satan Amerikalı savunma müteahhitlerinden bağışlar almıştır.
Türkiye de enstitüyü desteklemek üzere yıllık iane sağlamaya devam ediyor. 2006 vergi kayıtlarına bakıldığında görüleceği üzere enstitü, araştırmacılara bağış olarak 85 bin dolar vermiş. Başkanı, ABD Büyükelçisi Nabi Şensoy, Türkçe Araştırmalar Enstitüsü’nün Kurucu Yöneticisi Heath Lowry’dir. Ancak Lowry, 1996’da, Türk hükümetinden alınan 750 bin dolar bağışla kurulan Princeton Üniversitesi Yakındoğu Araştırmaları Bölümü’nde yeni oluşturulan Türkçe Araştırmalar Atatürk Kürsüsü’ne seçilerek bu makamdan ayrılmıştır.
TÜRKİYE YASAYI HEP ENGELLEDİ
Türkiye, ABD’nin Ermeni soykırımını resmen tanıyan diğer 22 ulusa katılmasını önlemek yolunda ciddi siyasi güce sahip. 1989’da, ABD Dışişleri Bakanlığı, arşivlerinde yer alan ve bakanlık yetkilerine göre ‘çoğu masum ve çaresiz kadın ve çocuklardan oluşan yüz binlerce Ermeninin katledildiğini’ gösteren tanık ifadelerini yayımladı. Aynı yıl soykırımı anan bir yasa taslağı ABD Senatosu’na sunuldu. Fakat Türkiye buna, ABD Deniz Kuvvetleri gemilerinin stratejik olarak önemli Türk sularına girişini engelleyerek ve Türk topraklarındaki tüm ABD askeri eğitim operasyonlarına yasaklama getirerek karşılık verdi. Tasarı buhar olup uçtu.
Geçen eylül ayında konu tekrar gündeme geldi. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Osmanlı Türklerinin Ermenilere yönelik kitlesel cinayetini kınayan, ölüm sayısını 1.5 milyon olarak belirleyen ve cinayeti bir soykırım olarak niteleyen bağlayıcı olmayan bir önergeyi onaylayıp Kongre’ye sunmaya karar verdi. Türkiye bu kez büyükelçisini geri çağırarak tepki verdi. Türk Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Ermeni iddialarının kabul edilmesi halinde, iki ülke arasındaki ilişkilerde sorunlar doğacaktır” diye uyarıda bulundu. Türk Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın dış politika danışmanı Egemen Bağış, “Dün Kongre’den birileri beyzbol oynamak istedi” diye konuştu; “sizi temin ederim ki Türkiye beyzbolün nasıl oynandığını iyi bilir.” Ertesi gün, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, ifadesine göre komitenin, “ABD-Türkiye ilişkilerine ve ABD’nin Avrupa ve Ortadoğu’daki çıkarlarına onulmaz zarar verebilecek” eylemleri için “üzüntü”lerini belirten bir beyanda bulunarak, ABD adına Türkiye’den özür diledi. Savunma Bakanı Robert Gates, önergeye karşı olduğunu söyleyerek, Irak’taki ABD silahlı kuvvetlerine gönderilen hava kargosunun yüzde 70’inin ve bu kuvvetlerin harcadığı yakıtın yüzde 30’unun Türkiye üzerinden ulaştırıldığını hatırlattı. Başkan Bush, 2000’deki kampanyasında başkan seçilmesi halinde Ermeni soykırımını resmen tanıyacağına dair verdiği sözü unutarak, önergeye karşı çıktı.
MECLİS ÜYELERİNE PARA AKTARILDI
Türk yetkililer tehditlerde bulunurken, Türkiye’nin ödeme yaptığı lobiciler parayı kampanya ve politik eylem bağışları adı altında temsilciler meclisi üyelerine aktardılar. Louisiana Temsilcisi Bobby Jindal ile Mississippi Temsilcisi Roger Wicker önergeden desteklerini çekip aleyhinde konuşmaya başladılar -fakat, halihazırda Türkiye’nin Ermeni soykırımının tanınmasına muhalefet etmeleri için sözleşme yaptığı lobicilik firmaları için çalışan eski Temsilciler Meclisi Üyesi Cumhuriyetçi Bob Livingston’dan ve Demokrat Richard Gephardt’tan 20 biner dolar aldıktan sonra... Gephardt, 2000’de hâlâ görevdeyken, kendisini “ABD hükümetinin Ermeni soykırımını resmen tanımasını sağlamaya adamış” biri olarak niteliyordu. 2003’te, “Ermeni soykırımı”nı, II. Dünya Savaşı Holokost’u ve Kamboçya ve Ruanda’daki kitlesel kıyımlarla birlikte ele alan, ancak Türk lobilerinin yıldırım saldırısı sonucunda reddedilen bir önergeyi de destekliyordu. Görevi bıraktığından ve Türkiye için lobi yapmak üzere yıllık 1.2 milyon dolarlık bir sözleşmeyi imzaladığından beri eski Temsilciler Meclisi çoğunluk lideri yüreğinde derin bir değişiklik yaşamıştır. International Herald Tribune’e gönderdiği bir e-postada, “Önergenin kabulüyle Türkiye’yi küstürmek, durumu daha da ağırlaştırmasa da, [Ortadoğu] operasyonlarda istikrar oluşturma çabalarımızı zayıflatabilir” diye yazdı.
12 milyon dolardan fazla ödeme yapılan Bob Livingston da itiraz edenler arasındaydı.
TAM SAYFA İLANLAR
O kampanyanın bir başka parçası olarak Türk hükümeti, başlıca Amerikan gazetelerinde Kongre üyelerini “tarihi yasalaştırma değil inceleme çabalarına destek” vermeye çağıran tam sayfa ilanlar yayınlattı. İlanlarda, Dışişleri Bakanı Condoleza Rice’ın, -Bu tarihi olaylar tarihçilerin çok ayrıntılı ve ciddi bir incelemesini gerektiriyor- biçimindeki bir tavsiyesi yer alıyordu. Önergenin 100’den fazla destekçisi desteklerini çekti ve 106 No’lu Temsilciler Meclisi Önergesi hiçbir zaman oylamaya sunulmadı.
Hazırlayan: Şerif Karataş
www.evrensel.net