öküzlee şu tarafa!

öküzlee şu tarafa!

  • Köy meydanı gelecek olan bakan için hazırlanmıştı. Ortada masa, masanın üzerinde sürahi, sürahinin yanında da bir parça bez vardı. Muhtar Durali heyecanla etrafına direktifler verdi:


    Köy meydanı gelecek olan bakan için hazırlanmıştı. Ortada masa, masanın üzerinde sürahi, sürahinin yanında da bir parça bez vardı. Muhtar Durali heyecanla etrafına direktifler verdi:
    - Ulan dinsiz imansızla, ırzı kırıkla! Koskoca bakan gelecek de suyu kafasına mı dikecek! Koşun sürahinin yanına bir de bardak getirin! Biraz ilerde kenelenmiş koyunlar gibi sırtını sandalyeye sürten eski Muhtar Haceli, Muhtar Durali’nin bu çıkışına öfkelenmişti:
    - Ulan sütü bozuk muhtar! Senin anan mı gördü bardağı neyin! Susarsa dikiversin kafasına gayli! Bir süre sonra Bekçi İsmail köyün kasaba girişinden koşar adımlarla meydana girdi:
    - Geleyo geleyo! En az 3 araba geleyo! Belkim de 4 tür! Ben ancak 3 e kadar sayabileyom da!
    Bekçi İsmail’in bağırışları ile telaşlanan Muhtar Durali bir taraftan köylüleri nerede durmaları gerektiği konusunda uyarıyor bir taraftan da bakanın gelmesi ile hangi tezahüratların atılması gerektiği konusunda bilgi veriyordu:
    - Erkekle bu tarafa, kadınla bu tarafa, çocukla ve öküzlee şu tarafa!
    Öküzler lafı eski Muhtar Haceli için söylenmişti. Haceli ile Durali hiç anlaşamazlardı! Her seçimde ikisi aday olur ve sanki anlaşmış gibi her seçimde de sıra ile yer değişirlerdi:
    - Ulan Durali iti! Senin ağzın ne dee! Karşında böğüne böğün tam 2 kez Muhtarlık etmiş, vazifeyi teslim aldığında devleti başarı ile temsil etmiş bir şahsiyet va! Öküz diye sana derle!
    Muhtar Durali bu kadar telaş içerisinde birde Haceli ile uğraşmak istemiyordu. Kestirip attı:
    - Burada bir tek öküz sen misin Haceli! Neden üstüne alıneyosun! Çok konuşma da bize yardım et!
    Muhtar Durali konuşmasına devam etti:
    - Bakanımız arabadan iner inmez hep birlikte “Ya ya ya şa şa şa bakan bakan çok yaşa!” diye tempo tutacanız! Aman ha deyim ağzınızdan kötü bir söz çıkmasın!
    Çok geçmeden 3 araba köy meydanına giriş yaptı. Arabaların kapısı aynı anda açıldığı için Muhtar Durali hangi arabaya koşacağını şaşırmıştı! Kaldı ki arabadan inenlerin hiçbirisini tanımıyordu! Köylü ise çoktan bağırmaya başlamıştı:
    - Ya ya ya şa şa şa bakan bakan çok yaşa!
    Öndeki arabadan inen şişman ve siyah gözlüklü adam elini havaya kaldırarak köylüleri susturdu:
    - Arkadaşlar ben bakan değilim! Bakan buraya gelmekten son anda vazgeçti. Bizler devletin görevlendirdiği müfettiş, mühendis ve diğer yetkili kişileriz! Devlet buraya baraj yapmak istiyor. Bizler de buraya sizlerle bu durumu konuşmaya geldik!
    Muhtar Durali, Haceli ile göz göze geldi! Her ikisi de devlet ile uğraşmanın ne demek olduğunu çok iyi bildikleri için bu işin başlarına ne büyük felaketler açacağını çok iyi biliyordu. Bu yüzden de birlik olmak lazımdı:
    - Ulan Durali demin ne demiştin sen! Öküzlee ne tarafı demiştin!
    Muhtar Durali eli ile köyün kasaba çıkışını gösterdi:
    - Şu tarafa!
    Yuh sesleri ve bağırışlar arasında köy meydanına gelen 3 araba tozu dumana katarak oradan uzaklaşmışlardı.
    Veli Bayrak
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.