‘NATO ve Ergenekon kapitalist sömürünün hizmetinde’

‘NATO ve Ergenekon kapitalist sömürünün hizmetinde’

HAYAT Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu son dönemin başlıca gündem maddesini oluşturan Ergenekon’un, kapitalist sömürünün devamı için halka karşı örgütlenen bir mekanizma olduğunu vurguladı.


HAYAT Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu son dönemin başlıca gündem maddesini oluşturan Ergenekon’un, kapitalist sömürünün devamı için halka karşı örgütlenen bir mekanizma olduğunu vurguladı.
Ankara’da 100. Yıl Kültür Evi’nde düzenlenen “NATO, Ergenekon ve Dünyada Kriz başlıklı panelde konuşan Çubukçu, bir iddiaya göre Ergenekon örgütlenmesinin temellerinin henüz II. Dünya savaşı sürerken, olası bir Alman işgaline ya da Almanları püskürtmek üzere Anadolu’ya inmesi beklenen Sovyetler Birliği’ne karşı “devleti kurtarma teşkilatı” adı altında atıldığını söyledi. Asker ve sivillerden oluşan ve ülkenin çeşitli yerlerinde silah depoları bulunan bu örgütün daha sonra Özel Harp Dairesi adını aldığını ve NATO’nun Sahra Talimnamesi doğrultusunda birçok provokasyona ve katliama imza attığını söyledi. 6-7 Eylül 1955 olaylarının kontrgerillanın ilk önemli faaliyeti olduğunu vurgulayan Çubukçu, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından örgütü ayakta tutan ortak amacın ortadan kalktığını, bu nedenle örgüt içinde, büyük hacimli yasadışı gelirleri kontrol etmek üzere çeteleşme yaşandığını ve farklı fraksiyonların ortaya çıktığını ifade etti. Ergenekon’un ABD’nin izni dışında darbe yapmak gibi amaçlara yönelen bir Kontrgerilla fraksiyonu olduğunu vurgulayan Çubukçu, tam da bu nedenle tasfiye edildiğini söyledi. Çubukçu, bu tür yapılarda, toplumun asker sivil, sağcı solcu çok farklı kesimlerinden, birbirinden habersiz birçok unsurun yer aldığını, bu nedenle, ilk bakışta birbiriyle çok ilgisiz görünen kişilerin aynı yapı içinde yer almasının davanın gayri-ciddiliğinin göstergesi olarak yorumlanamayacağını söyledi.
Panelde dünyadaki ekonomik kriz üzerine konuşan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muammer Kaymak ise, bugün yaşanan krizin üniversitelerde öğretilen egemen iktisadın kavramsal çerçevesi ile anlaşılmasının olanaksız olduğunu söyledi.
Muammer Kaymak, krizin başlıca nedenleri arasında gösterilen kontrolsüz finansal işlemler ve şirket yöneticilerinin sorumsuzca aldığı kararların kapitalist ekonominin işleyişinin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ifade etti.
Yaşanan krizin 1970’lerde başlayan ve kârlılık sorunu biçiminde kendisini ortaya koyan krizin bir devamı olduğunu söyleyen Kaymak, emekçilerin kazanılmış haklarının hedefe konulduğunu vurguladı. Kaymak, krize karşı geliştirilen önlemlerin sermayenin taleplerini içerdiğini, emekçilerin bu konuda daha etkili mücadelelere yönelmesi gerektiğini söyledi. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net