Şifa ve Mimar Sinan çözüm bekliyor

Şifa ve Mimar Sinan çözüm bekliyor

Yerel seçimlerle ara verilen yada görmezlikten gelinmeye çalışılan ekonomik kriz, işçi ve emekçiler arasında tartışılmaya, artan işsizliğin getirdiği sorunlar ise çığ gibi büyümeye devam ediyor.


Yerel seçimlerle ara verilen yada görmezlikten gelinmeye çalışılan ekonomik kriz, işçi ve emekçiler arasında tartışılmaya, artan işsizliğin getirdiği sorunlar ise çığ gibi büyümeye devam ediyor.
Tuzla’nın en büyük mahallerinden olan Şifa ve Mimar Sinan mahallelerinde artan işsizliğin izleri net olarak görülüyor. Özellikle tersane ve deri işçilerinin yoğun olduğu mahallelerde, işsizliği anlamak için sabah saatlerinde, önceleri dolu geçen minibüslerin boşluğu ilk dikkatimizi çeken gösterge. Yıllardır sabahları işçi ve gençleri işyerlerine taşıyan minibüsler eskiye oranla daha boş.
Mahalle muhtarından, esnafına, gencinden yaşlısına, mahallede yaşayan her birey bu krizin etkisini derinden yaşıyor. Mahalledeki sese kulak verdiğimizde gerek kriz gerekse de mahallenin sorunları konusunda birlikteliğin, sorunların aşılmasında önemli katkısı olacağının vurgusu öne çıkıyor.
AYNI MAHALLEDE İKİ FARKLI YAŞAM
Eski bir PTT işçi olan Şifa Mahallesi Muhtarı Şahin Demircan, yaklaşık 25 yıldır mahallede yaşadığını ve halkında kendisine duyduğu destek ve güvene hizmetle karşılık vermek niyetinde olacağını belirti.
Özellikle elektrik, yol gibi alt yapı hizmetleriyle, üst yapıdaki imar sorununda ciddi sorunlara dikkat çeken Demircan, “Mahallede yapılan KİPTAŞ ile mahalleni geri kalanı arasında iletişim sorunu yaşanıyor. İki mahallede farklı iki yaşam yaşanıyor gibi. Bunu değiştirip oradaki sakinlerle mahalleyi buluşturmak niyetindeyiz” dedi.
Mahallede sosyal, kültürel ve sportif alanda da ciddi eksiklikler yaşandığını anlatan Demircan “Halkımızın ailece oturabileceği, bir çay bahçemiz yok, yada çocuklarımızın zaman geçireceği bir parkımızın olmaması eksikliktir. Amatör spor kulübüz olan Şifa Spor’ un antrenman yapabileceği bir saha veya diğer gençlerin futbol oynayacağı halı sahanın olmaması eksikliktir” diye konuştu.
Ekonomik krizin özellikle genç nüfusu derinden etkilediğini bunun da başka sorunlara neden olduğuna dikkat çeken Demircan, mahallede liseyi bitiren bir gencin işsizlik nedeniyle kahve köşelerinde zaman harcamaya mahkum bırakıldığını söyledi. Demircan, 1 Mayıs’ ın işçi kökenli bir muhtar olarak tatil günü olarak ilan edilmesinin geç kalınmış olsa da sevindirici olduğunu sözlerine ekledi.
Ekonomik krizi yaratan büyük sermaye çevreleri olduğunu düşündüğü belirten Uğur Özel, bunu da işçi ve emekçileri kriz bahanesiyle daha ucuza çalıştırmak için bir koz olarak kullandıklarını belirtti. Özel, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın gerçek bir bayram havasında olaysız bir şekilde kutlanmasını istedi.
HALKLA KONUŞULMALI
28 Mart seçimlerinde Mimar Sinan mahallesinden muhtar adayı olduğunu belirten Mehmet Uşen, mahalledeki eksiklikleri düzeltmek için halkın desteğiyle aday olduğunu ancak seçilemediğini söyledi.
“Bu eksikliklerin başında, ulaşım sosyo- kültürel hayattaki eksiklikler ve imar geliyor” diyen Uşen, mahalleye ulaşımın belli bir saatten sonra olmadığını, işten geç gelen insanların yorgun argın evlerine yürümek zorunda kaldıklarını belirtti. İmar sorununun KİPTAŞ’ a havale edildiğini söyleyen Uşen, sorunun halkla birlikte konuşularak çözüme kavuşturulmasını istedi.
Uşen son olarak nasıl ki 23 Nisan Çocuk Bayramı okullarda kutlanıyorsa 1 Mayıs’ın da işçilerin istediği yerde kutlanması gerektiğini söyledi.
BELEDİYEYE GÖREV DÜŞÜYOR
21 yıldır Şifa Mahallesi’nde yaşayan Ethem Kaplan, mahalledeki sorunların hâlâ güncelliğini koruduğunu belirterek, “Öğretmenevi, ya da gençlik merkezi gibi sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler yapılacağı mekanlara ihtiyaç duyuyoruz. Aynı zamanda ulaşım sorununun çözümü içinde belediyeye büyük görev düşüyor” dedi.
Mahallenin diğer sorunun da işsizlik olduğunu kaydeden Kaplan, insanlar cebinde çay parası olmadığı için kahveye bile çıkamadığını belirtti.
Kaplan, eskiden olduğu gibi 1 Mayıs’ın işçi ailelerinin katılımıyla bayram havasında kutlanmasının en büyük arzusu olduğunu da sözlerine ekledi.
BAŞBAKANA SORMAK GEREKİR
4 yıldır Mimar Sinan Mahallesi’nde yaşadığını söyleyen İlyas Aygün, deride çalışırken sendikal örgütlülük nedeniyle işten atılarak börekçi dükkanı açtığını belirtti. Kriz öncesi 5 tepsi börek satarken şimdi 2 tepsiye düştüğünü ifade eden Algün, “Başbakanın krizden ne anladığını sormak gerekir” dedi.
Erdemir’de olduğu maaşları azaltan ve krizi fırsata dönüştüren zihniyetten hesap sormak için 1 Mayıs’ a katılımın önemine dikkat çeken Algün, işçiler nerede istiyorsa orada kutlama haklarının olduğunu söyledi. Algün, 1 Mayıs’taki taleplerin ise işsizlik sigortasının işçiler için kullanılması, işten çıkartılmaların son bulması ve istihdamın artırılması olduğunu belirtti.
ÇÖZÜM BİRLİKTE
Ailesine katkı sağlamak için okulu bırakıp bir tatlıcıda aylık 300 lira maaşla çalışmaya başladığını belirten 17 yaşındaki Serkan Çatkaya, krizden sonra işsiz kaldığını söyledi. Çatkaya, en son sinemaya 1 yıl önce gittiğini belirterek, bunun gibi etkinliklere katılamayan gençlerin kötü alışkanlıklara yöneldiğini kaydetti
Halen lisede öğrenimine devam eden Burhan Genç, krizin en çok harçlığını vurduğunu belirtti.
Krizi, büyük patronların, ucuz işçi çalıştırmak için koz olarak kullandıklarını belirten Ertuğrul Oğuz ise, tüm bu sorunların çözümünün ancak mahalle halkının birliğinden geçeceğini vurguladı. (İstanbul/EVRENSEL)

YARDIM DEĞİL İŞ
2004 yılında Mimar Sinan Mahallesinde azalığa seçilen ve ardından bu yıl yapılan yerel seçimlerde belediye meclis üyeliğine seçilen Behram Behçet Kuruağaç, belediyenin doğru yaptıklarını destekleyeceklerini ama yanlışlarını da her zaman dile getireceklerini belirtti.
Özellikle imar sorununa dikkat çeken Kuruağaç, özellikle kentsel dönüşüm adı altında gecekondu bölgelerinin mağdur edilmelerine onay vermeyeceklerini ifade etti.
Mahalledeki okul sayısının yetersizliğine ve kültür merkezinin gerektiği gibi kullanılmadığına vurgu yapan Kuruağaç, özellikle sanayi ile iç içe olan liseler için belediyenin servis tahsis edilmesini istedi.
İnsanların yardım istemediğini, alınteriyle kazanıp evine kimseye bel bağlamadan ekmek getirmek istediklerini anlatan Kuruağaç, bu noktada önemli olanın yardım etmek değil, insanların kendi geçimlerini sürdürecekleri ücreti almaları olduğuna dikkat çekti.
1 Mayıs’ ın tatil edilmesinin olumlu bir adım olduğunu kaydeden Kuruağaç, bu günün tatil olması için işçilerin yıllardır bedel ödediğini belirtedrek “İşçi ve emekçilerin özgürce taleplerini haykırabildiği bir 1 Mayıs’ta mücadeleyi yükselteceğiz. Ben de kişisel olarak alanda yerimi alacağım” dedi.
Muhammet Uludağ
www.evrensel.net