1 MAYIS’A DOĞRU 2009 (5)

1 MAYIS’A DOĞRU 2009 (5)

Türkiye’de ve dünyada alanlara çıkan milyonlarca işçi ve emekçinin taleplerinden biri de her zaman demokrasi talebi olmuştur.


Türkiye’de ve dünyada alanlara çıkan milyonlarca işçi ve emekçinin taleplerinden biri de her zaman demokrasi talebi olmuştur. Sürekli baskı altında olan, mücadelesi engellenen işçi ve emekçiler, aynı zamanda demokrasi taleplerini de 1 Mayıslarda dile getirirler.
Grev yasaklarından alan yasaklarına, örgütlenmenin önündeki engellerden şiddet ve baskıya kadar sürekli baskı altında tutulan işçi hareketi, yıllardır bu antidemokratik uygulamaların kalkması için mücadele etti. 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda 36 kişinin katledilmesi, DİSK Kurucusu Kemal Türkler’in öldürülmesi, yasaklanan, zorla bastırılan grevler hâlâ canlılığını korumaya devam ediyor. 15-16 Haziran’da sendikalarının devre dışı bırakılmak istenmesine karşı alanları dolduran, bedel ödeyen işçiler, yine 1980 öncesinde DGM’lere karşı alanlara çıkmıştı.
32 yıl önce Taksim’i dolduran 500 bin emekçinin üstüne ateşler açılması, panzerler sürülmesiyle başlayan olaylarda 36 kişi hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı. Katliamın suçluları bilinmesine rağmen aradan geçen bunca zamana karşın hiçbir hükümet olayı aydınlatacak cesareti gösteremedi. 12 Eylül darbesinin ayak sesi de olan bu olayın ardından, işçi hareketi sürekli zora dayalı olarak bastırılmak istendi. 12 Eylül’le beraber sendikalar kapatılırken, onlarca sendikacı tutuklandı, işkence gördü. Grevler yasaklandı, bastırıldı. 12 Eylül’den sonra açıklama yapan patronlar, artık gülme sırasının kendilerinde olduğunu açıkladılar. 1982 Anayasası’nda tüm işçi hakları budandı ve bu yasalar bugün hâlâ yürürlükte.
Bugün ülke gündeminde sürekli yer bulan Ergenekon davası ve ortaya çıkanlar, o günlerin sorumlularının kimler olduğunu gösterse de, katliamların, faili meçhullerin, suikastların, darbelerin asıl sorumluları hâlâ ortaya çıkarılmadı.
30 yıldır Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan Kürt sorununda yönetenlerin şiddette ısrarı da devam ediyor. Seçimlerde AKP’yi bölgede geride bırakan DTP’ye yönelik baskılar ve tutuklamalar, gösterilerde yaşanan olaylar, Kürtlerin barış ve kardeşlik isteğinin bir kez daha geri çevrilmesine neden olacak gelişmeler olarak gündemdeki yerlerini koruyor. İşçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına dönük saldırıların yanında yaşanan bu gelişmeler, 2009 1 Mayıs’ının önemini daha da artırıyor. 1 Mayıs’ta krize karşı alanları doldurmaya hazırlanan işçi ve emekçilerin taleplerinden biri de demokrasi olacak. 1 Mayıs’a katılacak siyasi partilerin öncelikli taleplerinden birisini de demokrasi talebi oluşturacak.


BARIŞ İÇİN HAYKIRACAĞIZ
Halil Aksoy (DTP İstanbul İl Başkanı): Partimize ve Kürt halkına yönelik baskıları kabul etmeyeceğiz. Bu konudaki taleplerimizi 1 Mayıs alanında haykıracağız. 1 Mayıs’ta “DTP’yi susturma silahları sustur”, “Çatışmasızlık ortamına evet” sloganlarını atacağız ve çalışmalarımızı bu çerçevede sürdürüyoruz. Ülkede işçiler ve Kürtler üzerinde baskılar var; bunlar devam ediyor ve demokratik siyasal alanı daraltılıyor. Demokratik alanda kendini ifade etmek isteyenlere alan yaratılmalı. Gerek örgütlenme gerekse fikir ve düşünceleri paylaşmak için bu alan yaratılmalı. Bir demokratik anayasanın ortaya çıkartılması ve Kürtlerin de yer bulabileceği bir format talep ediyoruz. Ayrıca Newroz’un da 1 Mayıs gibi özel bir gün olarak kabul edilmesini, bunun için yasal düzenleme yapılmasını istiyoruz. Şu anda gözaltına olan üyelerimizin ve yöneticilerimizin serbest kalmasını talep edeceğiz. 1 Mayıs’tan sonra da Türkiye’de demokrasi güçleriyle birlikte, DTP’ye oy verenlerle birlikte 24 Mayıs’ta miting yapacağız.

GELECEĞE ATILACAK GÜÇLÜ BİR ADIM OLSUN

Güven Gerçek (Emek Partisi İstanbul İl Başkanı): 2009 1 Mayıs’ına yoğun bir gündemle gidiyoruz. Kapitalist krizin ortaya çıkardığı yoğun saldırılar, işsizlik ve yoksulluk var. Resmi rakamlara göre Türkiye’de işsizlik son 30 yılın rekorunu kırdı. Son bir ayda bile sigortalı olarak çalışan işçilerin sayısında 180 bin azalma olduğu görülüyor. Asgari ücret açlık sınırının altında seyrediyor. Sendikalar Yasası 12 Eylül mantığını koruyarak değiştirilmeye çalışılıyor. Ülkede 50 yıldır varlığından söz edilen kontra güçler, cinayet şebekeleri ortalığı kaplamış durumda. Ergenekon davasında esas sorumlulara dokunulmamaya devam ediliyor. Cinayetlerin, faili meçhullerin yaşandığı dönemde görev yapan başbakanlar, bakanlar, askeri yetkililere dokunulmuyor. Diğer taraftan her yerden kemikler, silahlar ve belgeler ortaya çıkıyor. Ergenekon davasında asıl sorumlular gözden kaçırılmakta. Susurluk’tan Zirve Yayınevi katliamına kadar birçok cinayet, katliam, ‘77 1 Mayıs’ında yaşananlar, aydın ve yazarların öldürülmesi, Bin Operasyonlar halen karanlıktadır. Son günlerde DTP’ye yönelik tutuklamalar ve saldırılar, Kürt sorununda barışçıl bir çözümün önünü tıkamak için egemenlerin yeniden atağa geçtiğini gösteriyor. Yetkililer, 30 yıla yakındır süren savaş ve şiddet politikalarında ısrarcı olmaya devam ediyorlar. Kürt sorununu yine bildik yöntem olan şiddet ve baskıyla çözme politikalarının tırmandığı bir dönemde, 1 Mayıs 2009 gerçekleşecek.
Partimiz, bütün sorunlara ve saldırılara karşı tüm ülkede yaygın ve kitlesel bir 1 Mayıs örgütlenmesinden yanadır ve çalışmalarını böyle sürdürmektedir. 1 Mayıs’ı bütün bu saldırılara karşı ortak ve birlikte kutlamaktan yanayız. İstanbul’da alan tartışmalarını geride bırakmak, 12 milyonluk bir işçi ve emekçi kentine yakışır bir mücadeleyi örgütlemek için çalışmak gerekiyor. İstanbul’da sanayi merkezlerinde aydınlatma ve örgütleme çalışmalarımız sürüyor. Fabrikaları temel alan bir çalışma yürütüyoruz. Buralarda yerel kutlamalar için hazırlıklar yapılıyor. 2 Mayıs’tan sonra daha güçlü bir işçi ve emekçi hareketinin ortaya çıkmasının koşulları, bugünden sorumlu davranmayı gerektiriyor. Krizin ortaya çıkardığı saldırılar, Kürt sorununda gelinen aşama, Ergenekon davası, bütün bunlar, emek ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesiyle, tutum almasıyla geriletilecektir. Partimiz, bütün bu sorunlara karşı işçi ve emekçi hareketinin ilerlemesi, güç kazanması, yeni mevziler elde etmesi için çalışmaktadır. 2009 1 Mayıs’ı geleceğe atılacak güçlü bir adım olsun.

EN GENİŞ KESİMLERİN BİR ARAYA GELMESİ EN ÖNEMLİ GÖREV

Sinan Tutal (ÖDP İstanbul İl Başkanı): Genel olarak Türkiye’de 1 Mayıslar her yıl işçiler, emekçiler açısından en önemli sorunlar ne olmuşsa o tema üstünden değerlendirilerek kutlanır. Bu yıl işçiler ve emekçiler, küresel kapitalizmin krizini iliklerine kadar hisseden bir süreçten geçiyorlar. İşçi çıkarmalar, ücretsiz izinler, üretim durdurmalar, durgunluk almış başını gidiyor. Üstelik 8 aylık döneme bakıldığı zaman, Türkiye bu krizi “teğet geçerek” atlatamamış, tam da kucağında bulmuştur. Bu koşullarda ÖDP olarak 2009 1 Mayıs’ına “İşsizlik ve yoksulluk düzenine karşı 1 Mayıs’a” ve “Krizin faturasını patronlar ödesin-Haydi 1 Mayıs’a” şiarıyla hazırlanıyoruz. Emek cephesinin taleplerinin ve çıkarlarının savunulması ve eldeki hakların geri verilmemesi mücadelesi bugün için hayati önemdedir. Taleplerimiz arasında; işten atmaların durdurulması, elektrik ve doğal gaza yapılan zamların geri alınması, asgari ücretin vergiden muaf tutulması, kredi kartı borçlarına uygulanan faizlerin silinmesi, eğitim ve sağlığın parasız olması geliyor.
Uzun yıllardır süren mücadeleler sayesinde bu yıldan itibaren artık 1 Mayıs tatil ilan edilmek zorunda kalınmıştır. Bu önemli bir kazanımdır. Bu kazanımı, bu 1 Mayıs’I Taksim Meydanı’nda kutlayarak taçlandırmak, ‘77 1 Mayıs’ında katledilen arkadaşlarımızı anmak, yukarıda saydığımız talepleri haykırmak çok daha önemli bir hale gelmiştir. Daha demokratik bir anayasa, örgütlenme, toplusözleşme ve grev hakkının önündeki engellerin kaldırılması, Kürt sorununun demokratik zeminde çözülmesi ve DTP’ye yönelik baskıların kaldırılması, Ergenekon soruşturmasının derin devlet ilişkilerinin açığa çıkartılması, başka mecralara savrularak sulandırılmaması talepleri etrafında tüm emek, demokrasi ve toplumsal muhalefet güçlerini AKP Hükümeti’nin karşısına dikmek, başta Taksim olmak üzere alanlara çıkmak, bu 1 Mayıs’ta her zamankinden daha önemlidir. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız çerçevede en geniş muhalefet kesimlerinin bir araya getirilmesi, bu 1 Mayıs’ta ÖDP’nin en önemli görevlerinden biri olacaktır.
BİTTİ
www.evrensel.net