Zanaat ve sanat – 1

Zanaat ve sanat – 1

“İnsanı insan olarak, dünyayla ilişkilerini de insani ilişkiler olarak kabul ederseniz, sevgiyi yalnız sevgiyle, güveni yalnız güvenle vb. değiş-tokuş edebilirsiniz. Sanatın tadına varmak istiyorsanız sanat kültürü almış biri olmalısınız…”


“İnsanı insan olarak, dünyayla ilişkilerini de insani ilişkiler olarak kabul ederseniz, sevgiyi yalnız sevgiyle, güveni yalnız güvenle vb. değiş-tokuş edebilirsiniz. Sanatın tadına varmak istiyorsanız sanat kültürü almış biri olmalısınız…”
Karl Marks - 1844 İktisadi –
Felsefi El Yazmaları
izlerden gelen Zanaat/Sanat arasındaki fark ve fotoğrafta nasıl olduğu yönündeki sorulardan hareketle, yararlı olacağını düşündüğüm temel bir bilgilendirme anlamında ya da fotoğraf felsefesine giriş diye nitelendirebileceğimiz, biraz uzun bir yazı çıktı ortaya. Fotoğraf meraklıları için yol gösterici olacağına inanıyorum.
Günlük dilde çokça kullandığımız iki kelime Zanaat ve Sanat’tır. Yanlış da olsa, biri diğeri olmadığı halde birbirlerinin yerine kullanıldıklarını görürüz.
Burada bir parantez açalım:
(Bazı yüksek sanat otoritelerine ve kuramlarına (postmodern) göre ise sanat yapmak için zanaatkar olmaya gerek yoktur. Yani, resim sanatçısı olmak için desen, perspektif, boya, renk ve ışık gibi işin temeli olan zanaatkarlık aşamalarını yaşamanız ve öğrenmeniz gerekmiyor. İlle tuvale de ihtiyaç yok. Duygularının izini takip et yeter!... (Tanrı vergisi dedikleri bu olsa gerek.) Aynı şekilde bu tüm sanat dalları için geçerli. Yani müzik için söyle yeter. Fotoğraf için çek yeter. Ama sunum önemli. İşin ehli birinden yardım alırsın ve asistanım dersin, o da dert mi? Hiçbir şey yapamazsan iyi bir çerçeve ustası bul. O yüksek sanat otoritelerinden torpili de çaktın mı, ışıltılı bir galeride sergilersin. Olursun çağdaş sanatçı!..)
Yukarıdaki parantezi kapatıp, konumuza dönersek;
Konunun amacı; insan gözüne, oradan da beyine çeşitli yollardan etki etmektir. İnsan beyninde, neyle ve nasıl bir yer tutmak istediğimiz önemlidir. Bu nedenle önce iletilmek istenen fikir, sonrada kime iletildiği son derece iyi bilinmelidir. Gösterilmek istenenin, nasıl gösterileceği ve nasıl bir yer tutacağımız sorusu görsel sanatlarla uğraşan, bütün birimleri sürekli düşündürmüştür.
Bu soru fotoğrafla uğraşan
bizler içinde şöyle olabilir.
“Fotoğraf neyi – nasıl anlatacaktır?” Bu sorunun yanıtını almak için de “Fotoğraf nedir? Ne olmalıdır”ın açıklamasını yapmak zorundayız.
Bizler insan beyninde fotoğrafla bir yer tutacağımıza göre, iletilmek istenen fikirden önce; fotoğrafın bütün teknik özelliklerini iyi bilmeliyiz ve uygulamalıyız. İşte zanaat kısmı… Demek ki ilk adımda fotoğrafı teknik anlamda uygulayabilir bir konumda olmalıyız. Daha sonra fotoğrafı görsel sanatlar genel kültürü içinde değerlendirebiliriz.
Fotoğraf sanatının konusu ise, yapılan fotoğraf uygulama ve tekniklerinin düşünsel yönüdür. Konulara bakış açısı ve yöntemidir.
Konulara bakış açısının yöntemi ise asla kişisel değildir. Bu bakış açısının mutlaka bilimsel bir yöntemi vardır. Bu işin subjektif tarafı yoktur. (Yanlış anlaşılmasın kişisel yorumdan bahsetmiyoruz.) “Ben böyle yapıyorum, isteyen anlasın – isteyen anlamasın!” diyemeyiz. Bir fotoğraf sanatçısı olmak, konulara yeni bir nitelik getirmekle mümkündür. Yoksa nereden geldiği belli olmayan bir ilhamla sanatçı olabilmek mümkün değildir. Sanatçı doğmanın mümkün olmadığı gibi...
Fotoğraf aracılığı ile konulara yeni bir nitelik kazandırmak, öncelikle belli bir araştırma, titizlik ve disiplin, sonra da bilimsel bir yöntemle yaklaşmayı gerektirir. İşimiz “yöntem” ile başlıyor. Yani anlatılmak istenen ile fotoğrafın yöntemi. Tüm sanat dalları ve yaşamımızdaki diğer unsurlar bu yönteme göre değerlendirilir.
Öyle ise yöntem nedir?
Yöntem; neyin gerekli olduğunun, bu neyin nerede olduğunun adıdır. Neye gereksinildiği ve bunun nasıl bulunabileceğini araştırır. Bulunanı bilim tanımlar ve teknik uygular.
Yukarıdaki bu tanım ve açıklamaların ışığında diyebiliriz ki; yöntem bir belirleyiciliğe sahiptir. Yani yöntemsiz bir şey yapamayız. Burada bize neyi nasıl yapmamız gerektiğini yöntem gösterir. Yöntem teknik ile de bağlantılıdır. Kendine özgü belirli bir tekniği olmayan bir yöntem yoktur. Ancak yöntem tekniğin ta kendisi demek de değildir. Çünkü; yöntem tekniğe değil, teknik yönteme bağlıdır. “Yöntem olmadan teknik uygulanamaz.” Bir tekniği öğrenmekle, söz konusu tekniğin nasıl olabileceğini araştırmak farklı olgulardır. Kısaca insanın “pratik eylemi” ile kopmaz bir bağa sahiptir.
Fotoğrafta yöntem
Fotoğraf (Zanaat, Teknik, Nesnel) Sanatı (Kültürel Birikim – Kalite – Tarihsel / Toplumsal kalıcılık, Gerçeklik).
Fotoğrafın zanaat kısmı derken; fotoğrafın teknik kısmından söz ederiz. Yani görüntünün iyi bir şekilde duyarlı malzeme üstüne aktarımıdır.. (Filmin pozlanması, yıkanması veya bilgisayara aktarımı, kağıt üzerine baskı kalitesi vs.) Bu teknik, pratik içinde ve fotoğraf tekniğini bilenlerden öğrenilebilir. Fotoğrafı teknik olarak, usta-çırak ilişkisi ya da kurslarda öğrenmek derken genelde bu kastedilir. Çıplak gözle gördüğümüz cisimlerin, maddeleri kağıda ya da bilgisayara aktarmayı becerebilme. O işi yapabilmek için gerekli olan teknik becerilerdir.
Fotoğrafın sanat kısmı ya da fotoğrafçının sanatçı olabilmesi ise; fotoğrafın fikir / düşünsel yanı dediğimiz içeriğinin, biçimlendirilebilmesi için soyutlama yeteneğinin kazanılması demektir. Bir nesneye bir anlam katmak, yani anlam atfedebilmektir. Fotoğrafta soyutlama yapabilmek için ise her şeyden önce özümleme yapabilme yeteneği gereklidir. Herkesin baktığından başka bir şeyler görmek. Nesnel gerçeklik dediğimiz gerçeklikten aldığımızı, yorumlayıp yeniden sunmaktır. Buna da soyutlama diyebiliriz. Bir bütünü parça ile anlatmak gibi.

İşte bu da bilimsel bir yöntemle olur. Öğreneceğimiz yöntem bütün konulara bilimsel ve doğru olarak yaklaşmamızı sağlar. Nesnel olan fotoğrafın gerçekliğini vurgulamamız için gereken yöntemin kurulması önemlidir…… Haftaya devam edeceğiz.
Her zaman söylediğim gibi fotoğraflarınızı beklerken, bol fotoğraflı bir hafta diliyorum.
Kadraj - Özcan Yaman
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.