Her okula bir OÇEM!

Her okula bir OÇEM!

Birleşmiş Milletler, otizmin bütün dünyada bilinirliğini artırmak, erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılması amacıyla, geçtiğimiz yıl, 2 Nisan gününü, “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan etti.


Birleşmiş Milletler, otizmin bütün dünyada bilinirliğini artırmak, erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılması amacıyla, geçtiğimiz yıl, 2 Nisan gününü, “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan etti.
Bu nedenle her yıl nisan ayı boyunca bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çeşitli etkinlikler ve kampanyalar düzenlendi. Bunlardan biri de Bostancı Atatürk İlköğretim Okulu’ndaki OÇEM (Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi) sınıfında bir araya gelen veliler ve eğitimcilerin başlattığı “Kadıköy’de Her Okula Bir OÇEM” kampanyası. Kampanya kapsamında film gösterimleri, konferanslar düzenlendi. Standlar açılarak el ilanları dağıtıldı, afişler hazırlandı. Ailelerin otizm konusunda bilgilendirilmesini de amaçlayan kampanyanın asıl hedefi, Kadıköy’deki tüm devlet okullarında otizmli çocuklar için bir merkez açılması.
SADECE 2 BİN ÇOCUK EĞİTİM ALABİLİYOR
Bilimselliği kabul edilmiş gelişim değerlendirme ve ölçme kriteri olarak kullanılan DSM-IV ölçütlerine göre, dünyada her 150 çocuktan biri otizmden etkileniyor. Ülkemizde bu tanı üzerine çok fazla araştırma yapılmamakla birlikte, bu oran temel alınarak tüm ülke nüfusu içinde yaklaşık 450 bin otizmli olduğu tahmin ediliyor. Aynı hesaplamaya göre 0–14 yaş grubunda 125 bin civarında otizmli çocuk olduğu belirlenirken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın verileri, bu çocuklardan sadece 2114’ünün eğitim alabildiğini gösteriyor.
Bu açıdan karşılaşılan en büyük engel, otizmli çocuklara eğitim ve terapi verecek donanımda ve yeterli sayıda öğretmen ve terapist olmaması, yetiştirilememesi. Bu engelin en önemli kaynağı ise üniversitelerde yeterli sayıda program ve öğretim üyesi bulunmaması olarak ifade ediliyor.
YÖNERGE NE DİYOR?
Oysa Milli Eğitim Bakanlığı Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri Yönergesi’nin 18. maddesi, “Bir yerleşim merkezinde (mahalle, ilçe vb.) otistik tanısı konulmuş en az 3 çocuk varsa uygun eğitim ortamı hazırlanarak bağımlı OÇEM açılır” diyor. Yani otizm teşhisi konulmuş çocuğu olan aileler, aynı çevredeki birkaç aileyle birlikte İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’ne, Rehberlik Araştırma Merkezleri’ne veya ilköğretim okullarına dilekçeyle başvurun eğitim talep edebilirler.
İşte Bostancı Atatürk İlköğretim Okulu’nda bulunan OÇEM sınıfında bir araya gelen veliler ve burada görev yapan öğretmenler, başlattıkları kampanya ile, otistik çocuklara sahip aileleri bu konuda bilgilendirmek istiyorlar.
AİLELER TEK BAŞINA BAŞA ÇIKAMAZ
Bostancı Atatürk İlköğretim Okulu, zihinsel engelliler öğretmeni Barış Yeşilbağ, otistik çocukları olan ailelerin gerçekten zor bir süreç yaşadıklarını belirterek, bununla tek başlarına baş etmelerinin zor olduğunu söylüyor. Okul öncesi eğitimin, tuvalet sorunu olsa da, toplum içine girince zorluklar yaşasa da otistik çocukların da hakkı olduğunu vurgulayan Yeşilbağ, bunun yasal bir hak olduğunu belirterek ailelerin bu haktan haberdar olmadıklarına dikkat çekiyor. Yeşilbağ, mevcut OÇEM’lerde de pek çok zorluk yaşadıklarını anlatıyor: “Örneğin materyallerimizi kendi imkanlarımızla ailelerimizle karşılıyoruz. Otistik çocukların eğitiminde materyaller çok önemli; legolar, küpler… Otistik çocuklarla eğitim sadece bir tahta ve sırayla yapılamaz. Bunlar özel çocuklar. Devlet bu materyalleri karşılamıyor. O materyalleri alabilmek için çoğu zaman oyuncakçılarla konuşup pazarlık ediyoruz.” (İstanbul/EVRENSEL)
Sema Barbaros
www.evrensel.net