Almanya’da 1 Mayıs,Emine ve diğer şeyler…

Almanya’da 1 Mayıs,Emine ve diğer şeyler…

Kadınların bir çoğu tıpkı Emine gibi, kısa çalışma uygulaması nedeniyle ya da eşlerinin de işten atılması karşısında temizleyecek yeni evler, bürolar, merdivenler arıyor. Bu yüzden Emine “Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz” pankartının arkasında katıldı 1 Mayıs’a...


Emine iki çocuğuyla yalnız yaşıyor. Çalıştığı fabrika kriz nedeniyle şubat ayında ‘kısa çalışma’ uygulamasına gitti. Aynı işi yapan bir erkeğe göre yüzde 23 daha az kazanan binlerce kadından biri olan Emine, üstüne üstlük fabrika ‘kısa çalışma’ya gidince ortalama yüzde 30 daha az ücret almaya ve asgari ihtiyaçları karşılamak için ek işler aramaya başladı.
Her geçen gün yüzlerce işçinin kapı önüne konuverildiği, krizin etkisinin giderek daha derinden hissedildiği bir dönemde, kadınlar faturanın katmerlisini ödemek durumunda kalıyor.
Almanya’da tam gün işlerde çalışan kadınların sayısının giderek azalması, en önce işten atılanlar arasında kadınların yer alması aslında salt bugünün sorunu değil. Daha bir kaç gün önce ajanslarda yer alan haberlere göre son 10 yılda kısa süreli işlerde çalışan kadınların sayısı yüzde 39 oranında arttı. Bu süre zarfında kısa süreli işlerde çalışan erkeklerin oranı da yüzde 3 dolayında artarak yüzde 13’e yükseldi. Bunun anlamı kısa süreli işlerin yüzde 87 oranıyla hala kadınların alanı olmaya devam etmesi.
HERKESE İŞ VE
İYİ BİR ÜCRET!
Şimdiye kadar “aile bütçesine katkı” adı altında birkaç temizlik işinde ya da kısa süreli başka işlerde çalışmak zorunda kalan kadınlar bir taraftan işten atılırken çoğu da tıpkı Emine gibi kısa çalışma uygulaması nedeniyle ya da eşlerinin de işten atılması karşısında temizleyecek yeni evler, bürolar, merdivenler arıyor. Bu yüzden Emine “Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz” pankartının hemen arkasında katıldı 1 Mayıs gösterisine...
Almanya’nın 500’ü aşkın kentinde “Herkese iş ve iyi ücret” talebiyle düzenlenen 1 Mayıs gösterilerine 500 bini aşkın kişi katıldı ve gösterilere krize karşı talepler damgasını vurdu. Öte yandan bir kaç yıldır Neonazilerin Mayıs’ta çeşitli şehirlerde gösteri yapma girişimine, işçisiyle, kadınıyla genciyle o şehirlerde yaşayan bütün halk karşı çıktı, ırkçı ve faşist gösterilere izin vermedi.
KADINLARIN
TALEPLERİ
Gösterilerde, “Hiç bir kadının asgari ücretin altında bir ücretle çalışmaması için mücadele edileceği” dile getirilirken kadınlar da taşıdıkları pankart ve dövizlerle bu talebin arkasında olduklarını gösterdiler.
Almanya’da birkaç işkoluna özgü “branş asgari ücreti” dışında asgari ücret uygulamasının hala olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, kısa süreli işlerde, düşük ücretlerle, güvenceden yoksun çalışmak zorunda olan kadınlar için bu talebe yönelik mücadelenin ne denli önemli olduğu da ortaya çıkıyor.
1 Mayıs kürsülerinde, sendikaların kadın kolları adına yapılan konuşmalarda ayrıca ücret eşitsizliği, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışma protesto edilerek, aile ve mesleki yaşamda eşit kariyer şansı, güvenli bir emeklilik, çocuklara eğitim ve bakım olanaklarının artırılması talep edildi. Bu talepleri aslında kadınlar, 8 Mart’tan bu yana değişik vesilelerle gündeme getiriyorlar. Sendikaların, değişik örgüt ve kuruluşların kortejlerinde yer alan kadınlar, “Eşit işe eşit ücret”, “Asgari ücret”, “Çalışmaya rağmen yoksulluğa hayır” taleplerini hazırladıkları dövizlerle, çocuklarının arabalarına astıkları balonlarla dile getirirken düdükleriyle, sloganlarıyla öfkelerini de haykırdılar.
Almanya Göçmen Kadınlar Birliği (GKB) de gruplarının olduğu Frankfurt, Berlin, Dortmund, Nürnberg gibi bir çok şehirde, 1 Mayıs kutlamalarına aktif katıldı. Kadınları kendi talepleri etrafında örgütlenmeye çağıran GKB’li kadınlar da, “Krizin faturasını zenginler ödesin”, “Eşit işe eşit ücret - Ücret gasplarına hayır”, “Taşeron işçilik yasaklansın! Herkese güvenceli iş! Asgari ücret!” gibi taleplerle alanlarda oldular.
KRİZE KARŞI
EYLEM GÜNÜ
Emine, 1 Mayıs’a gelen diğer kadınlar gibi, 16 Mayıs tarihinde, krize karşı Avrupa çapında yapılacak eylem gününe katılma sözü vererek alandan ayrıldı. Söyledikleri ise bir çok kadının söylemek istedikleriydi aslında: “Hayat şartlarının giderek zorlaşmasına rağmen bugüne kadar yalnız başıma dimdik durabildiysem ayakta, kimseye muhtaç olmadıysam bunda çalışmamın payı büyüktü. Şimdi krizle birlikte ben işe, çocuklarım aşa muhtaç hale gelirse vay halimize… Buna izin vermeyeceğim. Krizin faturasını ödemeyeceğim.”
Pelin ŞenerGöçmen Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi/Gazeteci
www.evrensel.net