SÖZ OLA TORBA DOLA

SÖZ OLA TORBA DOLA

  • Usuma düştü birden bire. Düşündüm durdum. Konuştum da onu. Aşık Veysel için “Halkın derdini yazmadı Veysel” diyen ozanı anlatırken eşime, olmadığını bile bile Aşık İhsani olabileceğini söyledim. Bir süre konuştuk bunun üzerinde. Düşmeseymiş keşke usuma. Düşünmeseymişim. Konuşmasaymışım da. Meğer ben bütün bunları yaparken o ölüme yürürmüş. Ertesi gün öğrendim. “Rüya” şiirinde


    Usuma düştü birden bire. Düşündüm durdum. Konuştum da onu. Aşık Veysel için “Halkın derdini yazmadı Veysel” diyen ozanı anlatırken eşime, olmadığını bile bile Aşık İhsani olabileceğini söyledim. Bir süre konuştuk bunun üzerinde. Düşmeseymiş keşke usuma. Düşünmeseymişim. Konuşmasaymışım da. Meğer ben bütün bunları yaparken o ölüme yürürmüş. Ertesi gün öğrendim. “Rüya” şiirinde

    Dün gece düşümde gördüm dostlarım,
    Türk milleti birden bire yürüdü.
    Kimi eşeğini, kimi kazını
    Tepe bayır süre süre yürüdü

    diyen Aşık, yürüdü gitti bir daha yürümemecesine. Daha verilecek kavgalar, söylenecek sözler varken.
    Herkes yürüyecek onun yürüdüğü yolu. Ama kimilerinin son yürüyüşü üzüyor kimilerini. Aşık’ınki de onlardan oldu. Onun şiirlerinin benim solculuğumda önemli etkisi vardır çünkü. Ulusal boyuttaki ezilmişliğe, sömürüye karşı çıkmayı onun yalın, çarpıcı, başkaldırıcı söyleminden aldım bilimsel kitaplardan çok. Çünkü, orada ülkenin gerçeği vardı. On yedi yaşındaki üniversite öğrencisinin, yeni bir düzen düşleyen, halkın ezilmişliğini, yaşanan haksızlığı, eşitsizliği içine sindiremeyen, tanrıyla kavgaya tutuşan bir deli kanın

    Derdin derman beklediği bu ara
    İrtica hortladı hem de kapkara
    Kanun benim diyen hokkabazlara
    Vur demenin zamanıdır dostlarım

    diyen ozandan etkilenmesi denli doğal ve güzel bir şey olamazdı. O yaşlar şimdi çok uzaklarda kalmış olsa da şiirleri yine alır götürür beni bildik kavgalarının içine.
    Üniversitedeyken, tiyatro bölümünde okuyor olmanın da etkisiyle “Ağalı Dünya”yı oyunlaştırmayı düşünürdüm. Yazılarımda sık sık dile getirdiği bu düşünceyi gerçekleştiremedim, çünkü kendime güvenemedim. O yıllarda, Adana’da yapılmış ve oynanmış benim düşündüğüm. Bugün de oynanmasını çok isterim. Hele bir de AST’de olursa. Çünkü tam zamanıdır şimdi. Şimdiki ülke, o günkünden de geride çünkü. Çünkü, bu ülkenin sosyalizmi, sosyalizmin de bu ülkeyi göreceği geldi.
    Ne diyordu Ağalı Dünya’nın Rüstem’i:

    Memleketi şeyhle ağa bürüdü,
    Taviz alabildiğine yürüdü,
    Fakir fukaranın canı çürüdü
    Daha fazla dayanamam buna ben.
    ***
    Ne seni tanırım ne de sana yer,
    Sırası gelmişken vereyim haber,
    Güvendiğin köpeklerle beraber
    Yıkılacak biri varsa o sensin.

    Ağalı Dünya’nın Kel Ağa’sı yıkılır sonunda ya, ağaların sonu gelmez ki!.. Arttıkça artar üstelik. Hem artar, hem çeşitlenir. Köy ağalarına, kent ağaları da eklenir.
    Ağalı Dünya’nın çıktığı yıllarda Ahmet Angın şöyle demiş: “Hiç tahsil görmemesine rağmen, İhsani’nin Türkçe’yi ne kadar güzel kullandığını ve Anadolu emekçileriyle ırgatlarını nasıl dile getirdiğini anlamamak için kör olmak lazım.” İhsani de “Eyvallah mı…” dediği şiirinin başında bakın ne diyor.

    Halkımın anlamadığı
    Dilcilere eyvallah mı?..
    Köycü aydın yetişmezse,
    İlcilere eyvallah mı?..

    “Dolaştım Güllüşah hep senin için” diyen Aşık’ın duygusal yanı var bir de. Aşık olur da duygusal olmaz mı hiç İhsani!.. “Aldı Yar Beni” şiirinde aşkını da, duygusallığını da çok güzel dillendirir. Bu şiirin son dörtlüğünde

    Uzandı sedire yanıma yattı
    Kınalı tırnağı elime battı
    Yumdu dudağını bana uzattı
    Sağına soluna aldı yar beni.

    demesi var ki…
    Aşık Mahsuni kendisine çay sunulurken, “Siz konuksunuz, önce siz alın” diyene “Biz ozanız, hep burada olacağız. Asıl önce siz için, konuk olan sizlersiniz” demiş. Ne de güzel söylemiş. Ozanlar hep buradadır. Hep de burada olacaklardır, öte dünyaya gitseler bile. İhsani de burada olmasa bile, hep burada olacak… Ama şu 1 Mayıs’a ne de güzel yakışırdı.
    Uyumana bak Aşık, uyumayıp da ne yapacaksın. Kırk yıl önce karşısında dikildiğin sorunlar bugün kırka katlanmış duruyor...

    Düzenbazlar ellediler devleti,
    Talan var ha beyler, talan var talan!
    Demokrasi türküleri söylenir,
    Yalan var ha beyler, yalan var yalan.

    Sen uyusan da, hep yaşayacaksın. Artık yazamasan da, yazdıklarınla…

    Yazacağım, bu can tende
    Durana dek yazacağım.
    Eşitsizlik zincirini
    Kırana dek yazacağım..
    İşte böyle aldı Aşık beni…
    ÜSTÜN YILDIRIM
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.