‘Marjinal’ gruplar

‘Marjinal’ gruplar

Sayın Başbakanım!1 Mayıs “bayramı”ndan sonra yaptığınız açıklamalarda işçi ve memur sendikaları arasına sızmaya çalışan ve bir kaos yaratma amacı taşıyan marjinal gruplardan söz ettiniz. Bu grupların gerçek amacının işçi bayramını provake edip ortalığı karıştırmak olduğunu söylediniz.


Sayın Başbakanım!
1 Mayıs “bayramı”ndan sonra yaptığınız açıklamalarda işçi ve memur sendikaları arasına sızmaya çalışan ve bir kaos yaratma amacı taşıyan marjinal gruplardan söz ettiniz. Bu grupların gerçek amacının işçi bayramını provake edip ortalığı karıştırmak olduğunu söylediniz.
Ama şunu belirtmek gerekir ki, şimdi “tukaka” dediğiniz bu “marjinal” grupları, siz ve sizin anlayışınızdaki yönetimler meydana getirdiniz. Bu gruplar tamamen sizin ürününüzdür.
Ben bir öğretmenim. Toplumda halen saygınlığı olduğundan söz edilen ve gelir seviyesi olarak genel anlamda orta seviyelerde bir grupta bulunuyorum. Yani ortalama 1300-1500 YTL gelirle birçok kesimden daha iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim.
Ancak benim bile bazen “marjinalleşesim” geliyor. Neden mi? Bir ülkenin milli eğitim bakanlığı sadece personel gideri kadar bir bütçeyi eğitime ayırıp geriye kalan tüm ihtiyaçlarını velilerden bağış adı altında çıkarmaya çalışırsa, anne babalarından günlük harçlık bile alamayan çocuklarımız bu katkı paylarını verememenin ıstırabını çekiyorsa, eğitim sistemimiz sadece iyilerin seçilip geri kalanın elendiği bir durumda yoluna devam ediyorsa bunlar “idealist” bir öğretmen için “marjinalleşme” sebebi olamaz mı?
Bunun yanında bir çalışan olarak maaşıma yüzde 2’lik 2.5’lik bir zam yapılırken elektriğe, doğal gaza yüzde 80’leri geçen zam yapılırsa, bunlar “marjinalleşme” sebebi olamaz mı?
Gelelim 1 Mayıs’ta sendikalar arasına sızmaya çalışan gruplara...
Bunların çoğu genç. Ve “bizim” gençlerimiz. Sanki başka bir ülkeden geliyormuşçasına onları görmezden gelemezsiniz.
Sayın Başbakanım!
Şimdi siz kendinizi o gençlerin yerine koyun ve öyle düşünelim.
İşsizlik had safhada. İş alımlarında işverenler artık “kılı kırk yarıyor”. Muhtemelen geliri iyi bir aileden gelmiyor ve iyi bir eğitim alamıyorsunuz. Her gittiğiniz kapı yüzünüze kapanıyor. Açılan kapılarda ise aylık olarak 300-400 TL gibi komik rakamlar teklif ediliyor, tabii bunun karşılığında sigortasız ve güvencesiz olarak canınız çıkana kadar çalıştırılıyorsunuz. Ve siz büyük şehirlerin lüks caddelerinde gezerken hayatınızın hiçbir döneminde sahip olamayacağınız evler, arabalar ve eşyalar görüyorsunuz.
Ülke işsizlikten kırılırken, yetkililer halka sürekli tasarruflu davranmayı öğütlerken, sizin başbakanınıza 60 milyonluk uçak alınıyor.
Tabii siz de bir genç olarak ülke geleceğini düşündüğünüzde bu şekildeki anlayışın yanlış olduğuna karar veriyor ve baskın düşüncelerin dışında farklı modeller ediniyorsunuz. Ama bu farklılıkları Meclis çatısında temsil etmeye kalktığınızda önünüze barajlar çıkarılıyor ve siz hiç beğenmediğiniz, hiç tasvip etmediğiniz kişi ya da gruplar tarafından yıllarca yönetiliyorsunuz. Sizin fikirleriniz Meclis’e giremediği için hep “marjinal” olarak kalıyor.
Seçim öncesi aileniz göz göre göre kaçak bina yaparken hiçbir devlet yetkilisi bunu “görmüyor”, ama seçimin ertesi günü sizin eviniz o yetkililer tarafından yıkılıyor.
Birileri birkaç bin dolarla vatani görevlerini yerine getirirken siz 15-16 ay askerlik yapıyorsunuz, şehit ya da gazi oluyorsunuz.
Sonra başbakanınız çıkıp “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diyor. Tarlada bir yıl boyu didinip çabaladığınız ürününüz kalıyor, çok zarara giriyorsunuz, başbakanınız size “ananı da al git” diyor.
Sayın başbakanım, görüyorsunuz ki bu ülkede “marjinal” olmak için sayısız neden var. Başörtüsüyle üniversiteye girmek isteyen genç kızlarımızın da “marjinal” olduğunu hatırlatmakta yarar görüyorum. “Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler ise kışlalarımızdır” demek de “marjinal” bir yaklaşımdır.
Kısacası “marjinal” olarak nitelendirdiğiniz bu grupları görmezden gelemezsiniz. Eğer bu tutumlarınıza devam ederseniz sadece ortamı daha çok germiş olursunuz. Bunlar bizim insanlarımız. Bu ülke topraklarında dünyaya gelmiş, hayat mücadelesi veren ama hayattan beklentilerini alamamış kesimlerimiz. Ve bunları bu hale sokan sizin yönetim anlayışınızdır. Halkı ekmek parasına muhtaç edip sadakayla oyunu alan siyaset anlayışı, tüm bu olanların sorumlusudur. 1 Mayıs’ı kaos haline getiren “marjinal” gruplar değil sizsiniz. Kendi siyasi anlayışınızın dışındakileri “marjinal” olarak adlandırmak, bu ülkeye daha da bölünmüşlük dışında hiçbir şey kazandırmayacaktır.
Saygılarımla!..
Bursa’dan bir eğitimci
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.