RAMP IŞIKLARI

RAMP IŞIKLARI

  • Deneysel çalışmaları ile seyircinin beğenisini kazanan Tiyatro Oyunevi, özel tiyatro yapmanın tüm koşullarının yok edildiği bir ortamda oyun üretmeye devam ediyor.


    Deneysel çalışmaları ile seyircinin beğenisini kazanan Tiyatro Oyunevi, özel tiyatro yapmanın tüm koşullarının yok edildiği bir ortamda oyun üretmeye devam ediyor. İki yıl üst üste devlet yardımından yoksun bırakılan, Deneyimli Oyuncu Mahir Günşiray’ın sanat yönetmenliğinde çalışmalarını sürdüren Tiyatro Oyunevi kuruluşundan bugüne aralarında Bertold Brecht, Jean Genet, Federico Garcia Lorca gibi dünya tiyatro edebiyatının önemli temsilcilerinin yapıtlarını farklı bir anlayış ve uygulama ile seyirciyle buluşturdu.
    Tiyatro Oyunevi, mekan ve finansman sıkıntısı ve daha başka sorunlardan kaynaklı olarak bu sezon gecikmiş olarak seyircisi ile buluştu. Mahir Günşiray ve oyuncu arkadaşları prova ve doğaçlama sürecinden süzdükleri konu ve olayları bir metin olarak olgunlaştırmışlar, bu metni tematik bir bütünlük ve uyumluluk içinde bir araya getirerek ‘Beklerken’ adlı bir oyuna dönüştürerek seyirciye sundular.
    Bir SEAS projesi ‘Beklerken’. Adriyatik ve Baltık Denizi’ne kıyısı olan ülkelerin sanatçılarını bir araya getiren ve ortak üretim ve gösterimleri hedefleyen Seas buluşması, bu defa Karadeniz ve Kuzey Denizi ülkelerinin sanatçılarını bir araya getiriyor.
    ‘Beklerken’ doğaçlamadan doğan bir sahne ve gösterim tasarımı olarak daha çok müzik ve harekete dayalı, sözün azami düzeye indirgendiği deneysel bir çalışma olarak seyircinin karşısına çıkıyor. Her mekanda oynanabilecek bir sahne tasarımı ve reji yorumu ile kotarılan oyun, açık alanda, hangarda, depoda, inşaat alanında, fabrika önlerinde, deneysel ve çerçeve sahnede gösterim yapabilecek bir konseptle oluşturuluyor. Oyunda farklı dillerden müzikler kullanılıyor ve şarkı ve türküler söyleniyor. Erzurum’dan Karadeniz yöresine , Viranşehir’den Makedonya’ya, Neşet Ertaş’ın türküleri Botan ve Roman ezgileri ile olağan üstü bir zenginlik ve çeşitlilikte kullanılarak toplumların bekleme, yürüme ve yönelme girişimleri ve arayışları farklı bir üslupla (Beckett’in “Godot’yu Beklerken”ine gönderme yapılarak) modern insanın iç sıkıntısı, bekleme halleri, umudu belirginleştiriliyor ve etkin kılınmaya çalışılıyor.
    Mahir Günşiray’ın yönettiği oyunun sahne tasarımını Claude Leon, müzik yönetmenliğini Olcayto Art, dramaturjisini ise Birgül Oğuz yapıyor. Beklerken’de Ayça Damgacı, Bedir Bedir, Zekeriya Karakaş, Özge Metin ve Olcayto Art oyuncu ve müzisyen olarak görev yapıyorlar.
    Ses, müzik ve harekete dayalı olarak kotarılan oyunda en önemli işlevi yüklenen oyuncular, ‘bekleme halini’ olağanüstü bir aksiyonla seyirciye sunuyor. Oyuncular modern dünyanın insana bahşettiği ya da dayattığı yalnızlık duygusu ve bölünmüşlüğü, kendi hücresinde kendini kemiren insanın dramatik hallerini ve trajikomik yazgısından doğan absürt durumunu rasyonel algıya dayalı soyutlama ile estetik bir bütünlük içinde özenle ayrıştırarak seyirciyle paylaşıyor.
    Bir arayışın sonucu olarak ortaya çıkan oyun, tıpkı insanın modern dünyada kendine çıkış yolu aradığı sıkıntısını gidermek, yazgısını değiştirmek ve umudunu korumak üzere yola koyulmak için geçiş planı yaptığı, hayatın gerçeğini de unutmadan kendi idealleri uğruna patikalı yollara kendini vurur. Beklerken’de insan, aynı idealler uğruna kendi miadını doldurur ve seyirci kalan toplumların önünden sessizce geçip gider ve oyun sona erer. Geriye dönüp baktığınızda hem beklerken hem de bekleyenleri izlerken gelecek olanın belirsiz sinyali ve epeyce flulaşmış belirtisini daha yakından görmek ve bu fotoğrafı ışığa çekmek için mekan ve konum değiştirir yine beklersiniz.
    METİNBORAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.