Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz!

Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz!

1 Mayıs 2009’u geride bırakalı birkaç gün oluyor, ama tartışmaları daha uzun sürecek gibi görünüyor.


1 Mayıs 2009’u geride bırakalı birkaç gün oluyor, ama tartışmaları daha uzun sürecek gibi görünüyor.
“Taksim mi-Kadıköy mü?” tartışmalarının içinde, işçiyi boğmak isteseler de, işçiler taleplerini haykırmak için İstanbul’da Kadıköy Meydanı’nı doldurmuşlar ve 1 Mayıs’ı gerçek anlamıyla kutlamışlardır.
Kadıköy’de bulunan Türk-İş’e bağlı sendikalar içinde bizi en çok sevindiren de Türk Metal Sendikası’nın kitlesel olarak 1 Mayıs’ta alanda olmasıdır. Bizler de Türk Metal üyesi işçiler olarak alandaydık.
Numune Hastanesi’nin önünde toplanmaya başladığımızda işçilerin disiplini, tutarlılığı gözden kaçmayacak şekildeydi. Genç işçilerin çoğunlukta olduğu ama; yaş ortalamasının da hiç de azımsanmayacak kadarı ‘77 1 Mayısı’nı hatırlayan ve sonrasında ‘80 cuntasını ve onun getirdiği yasakları ve baskıları yaşamış bir kuşak olarak, niçin orada olmaları gerektiğinin bilincinde olarak alanda yerlerini aldılar.
Patronların krizin tüm maliyetini işçilere çıkarmak istediği bu dönemde Türk Metal işçisi,
1 Mayıs’ın önemini ve niçin alanlarda olması gerektiğini bilerek daha öncesinde de zaten atölyelerinde, fabrikalarında tartışarak gelmişlerdir.
Türk Metal Sendikası Şubelerinin her daim 1 Mayıs’a katılımı sağlanmıştır. Ama bu temsilciler düzeyinde olmuş, 2008 1 Mayısı’na hiç katılmama kararı alınmıştır. 2009’da ise kitlesel bir katılım sağlanmıştır. Bu kitlesellik tamamen sendikanın isteği doğrultusunda olduğu düşünülse de tam da böyle değildir. İşçiler 1 Mayıs’ın bizler için ne anlama geldiğini bilmekte ve gerçekten de gönüllülük esasında katılmışlardır.
Türk Metal Sendikası yöneticileri ve onların sendikal anlayışı ile Türk Metal Sendikası içinde örgütlü bulunan işçileri birbirinden ayırt etmek gerektiğini düşünüyoruz.
Türk Metal işçilerinin işçi sınıfı içerisinde farklı bir güruh gibi algılanıp, hepsinin işçi olduğunu unutarak, onlara (bizlere) farklı muamele yapıp, uzak durmak çoktan yanlıştır.
Türk Metal Sendikası’nın örgütlü bulunduğu fabrikalara bakarsak metal sektörünün en büyük fabrikalarıdır. 2009’da yaşamımıza damgasını vuran (asla işçinin olmayan) aslında hayatımızdan hiç çıkmayan krizi ve işçiler üzerindeki etkilerini yaşayan sektörlerden biridir. Ve işçiler bunun bilinci ile alana çıkmışlardır.
Metal işçisini ve diğer tüm sektördeki işçileri daha zor günlerin beklediğini bilerek hareket etmekte ve patronlara, kapitalizme ait olan krizle, işsizliğe, yoksulluğa mahkum olmayacağımızı, işimize ve iş yerlerimize, sahip çıkmak için mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi, 1 Mayıs’ta alanları doldurarak söyledik zaten.
Önümüzdeki yaz aylarının rehavetine kapılmadan mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz.
Türk Metal üyesi bir grup işçi
www.evrensel.net