MOR GABRİEL VE TUR ABDİN - 3 -

MOR GABRİEL VE TUR ABDİN - 3 -

Süryani köylerinin hemen hemen hepsinde eski, boş, yıkılmış harabe evlere rastlamak mümkün. Ama ayakta kalmayı başarmış, güzelliği bozulmamış köyler de var. Kalıtmara bunlardan biri.


Eski Kale değil Kız Kalesi
Mardin ve ilçelerinde yalnızca Süryanilerin yaşadıkları köylerin sayısı azalıyor giderek. Avrupa’dan az miktarda gerçekleşen geri dönüşler, bu durumu tersine döndürebilecek düzeyde değil henüz. Süryani köylerinin hemen hemen hepsinde eski, boş, yıkılmış harabe evlere rastlamak mümkün. Ama ayakta kalmayı başarmış, güzelliği bozulmamış köyler de var. Kalıtmara bunlardan biri. Mardin’de Deyrul Zafaran Manastırı’na giden yol üzerinde küçük yeşil bir tepeye vermiş sırtını. Tepenin üzerinde harabe bir kale... Kalıtmara’nın Türkçesi “Kız Kalesi”. Devlet illa değiştirecek ya, Eski Kale yapmış ismini.
Kalıtmara’da yaşayan bin Süryani aileden kimse kalmamış. Son kalan bir ailenin kızı kaçırılınca onlar da çareyi Mardin’e yerleşmekte bulmuşlar. Mardin ve İstanbul başta olmak üzere Suriye ve Avrupa kentlerinde binlerce Kalıtmaralı var.
Köydeki kilise yeni tamir edilmiş, açılışı yapılıyor. Birçok ülkeden gelen yüzlerce eski köy sakini, ilk defa kendi kiliselerinde ayine katılıyor. Müslüman komşularından da ayini arka sıralarda sessizce dinleyenler var.
Süryaniler Tur Abdin’de çok az kaldıkları için özel ayinlerini her seferinde farklı köylerde ya da farklı bir kilisede yaparak, o bölgedeki varlıklarına sahip çıkmaya çalışıyorlar. “Bu köyde yaşamıyoruz ama burası bizim de köyümüz” diyorlar bir anlamda. Kalıtmaralılar Arapça konuşuyor ve ne yazık ki kendi dillerini bilmiyorlar. Yeri gelmişken değinelim; dünyanın en eski üç dilinden biri olan Aramice/Süryanice, anavatanında yok olmak üzere. Süryanice okuma yazma bileni Midyat’ta parmakla sayarsınız.
‘TAMAMEN BOŞALDI’
Suryaniler.com sitesi editörlerinden Şabo Boyacı da Kalitmaralı. Bir yaşındayken ailesi önce Mardin’e sonra İstanbul’a göç etmiş.
Köyünü anlatıyor: “1915’te yaşananlar ve Cumhuriyet döneminde süregelen olaylar Süryanilerin bu köyü terk etmelerine neden olmuştur. Bu köyde yaklaşık bin Süryani aile yaşıyordu. Fakat maalesef şimdi hiçbir Süryani yok. Özellikle Kıbrıs olaylarından sonra köy tamamen boşaldı. En son bir aile vardı Kalıtmara’da yaşayan. Ancak kızları kaçırılınca onlar da köyü terk ettiler. Fakat Deyrul Zafaran’da göreve başlayan metropolitimiz bu köyün Süryaniler açısından önemini bildiği için köyde kalan Süryani kültürel varlığını canlandırmaya karar verdi. Onun katkısıyla köyde bulunan Mor Circıs adını verdiğimiz kilisemiz onarıldı. Bu kilise Süryaniler tarafından dönüşümlü olarak kullanılacak. Mardin’de yaşayan Süryaniler azaldığı için ayinlerini her hafta farklı bir kilisede icra ediyorlar. Böylece yok olmakta olan bir kültürel varlık kurtarılmış oluyor.
Tam burada bir not da ekleyelim. Köydeki neredeyse bütün Kürt aileler köyün eski sahiplerine o gün evlerini açtılar, çay içirmeden bırakmadılar. Sohbet ettiler. Süryanilerin geri gelmesini istediler. Sadece tek bir ev misafirperverlik göstermedi. Suriye’den köyünü görmeye gelmiş yaşlı bir Süryani, çocukluğunun evini göstermek istedi bize. Ancak evin yeni sahibinin küfür ederek tepki göstermesi hepimizi çok üzdü. Belki evini geri isteyecek sandı kim bilir?.. Neyse ki köyün diğer sakinlerinin misafirperver yaklaşımı, bu kötü olayın gölgesini kaldırdı.”
YARIN: Neresi sıla bize neresi gurbet: Kafro,
Mardin’in en güzel köyü

AY ENHEL ENHEL
Enhel yani şimdiki adıyla Yeşilli köyü, Midyat’tan Nusaybin’e giden yol üzerinde.
Enhel’de yaşayan birkaç Süryani kalmıştı daha önce geldiğimizde. Biri İbrahim dayı. Avrupa’ya çocuklarının yanına gitmiş ama dayanamamış geri gelmişti köyüne. ‘Gitmem’ diyordu; ‘yaşayamam oralarda...’ “Burada bir civciv kaybolsa arıyorsun. Orada gençler çıkıyor günlerce gelmiyor de kimse sormuyor” diye kızıyordu. Ama olmamış. O da gitmiş sonunda.
İbrahim amca gitmiş ama başkaları gelmiş. Yurtdışında ve İstanbul’da yaşayan Süryanilerin bazıları eski evlerini onararak yaz aylarında köylerine geliyorlar artık.
Araba köye doğru yaklaşırken Enhelli Şabo dayı, “Ay Enhel Enhel” demeye başlıyor. Artık Mardin’de yaşayan Şabo dayı, köyüne özlemini belki böyle dile getiriyor. Şabo dayı Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Süryaniceyi çok iyi konuşuyor. Ama özlemini dile getirecek lisan bulabiliyor mu, bilmiyoruz.
Enhel’de ilk göze çarpanlar yeşillikler arasında, sarı taşları parça parça dağılmış ev kalıntıları… Bu yıl çok yağmur yağmış. Bütün Mardin yemyeşil.
ARTIK SÜRYANELER DE KENDİ ADLARINI KOYUYOR
Kilise restorasyonu da dikkat çekiyor. Köyün yeni muhtarı Kenan Karataş geliyor. İsmine aldanmayın Karataş da Süryani. İlla ki tek millet olacağız diye uğraşılan bu ülkede, gizlenmek için çocuklarını başka halkların isimleri arkasında korumaya çalışmak eski bir yöntem. Ama artık Süryaniler de kendi isimlerini koyuyorlar çocuklarına. Asur krallarının, kraliçelerinin isimlerini tercih ediyorlar. İsmi Teodora, Şamiram, Yuhanun, Şimuni olan Midyatlılarla tanışmak sevindiriyor.
Enhel’in yeni muhtarı Kenan Karataş, İstanbul’da yaşarken köyüne geri dönmeye karar vermiş. Seçmenlerin yüzde 95’inin Kürt olduğu bu köyde bir Süryaninin oy birliği ile muhtar seçilmesi önemli.
Karataş anlatıyor: “Ben 1961’de çıktım Enhel’den. İstanbul’daydım hep, kuyumculuk yapıyordum. Çocuklarımız yurtdışına gidince yeniden köyümüze döndük. Ev yaptık. Bizim de gelmemiz ile birlikte yazın köyde 80-90 Süryani ailesi oluyor. Köyde 26 tane oyumuz vardı Süryani olarak. 240 tane de Müslüman kardeşlerimizin oyları vardı. Dediler ki ‘siz gelirseniz bu köye canlılık ve ruh getireceksiniz’. Seçimde bize muhtarlığı verdiler.”
Hazırlayan: Elif Görgü
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.