Genelkurmay koruculuğu savundu!

Genelkurmay koruculuğu savundu!

Genelkurmay Başkanlığı koruculğun kaldırılmasına karşı çıktı. Hasan Tahsin Bilgi Merkezi’nde Haftalık Bilgilendirme Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirme yaptı.


Genelkurmay Başkanlığı koruculğun kaldırılmasına karşı çıktı.
Hasan Tahsin Bilgi Merkezi’nde Haftalık Bilgilendirme Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirme yaptı. Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, Gürak, Mardin’de yaşanan olayın bir vahşet olduğunu belirterek, “Bunu insani değerlerle açıklamak mümkün değildir” dedi. Ancak koruculuk sisteminin tartışılmasının doğru olmadığını iddia eden Gürak, “Olayın koruculuk sistemine bağlanması, önyargılı ve yanlıştır” dedi.
44 DEĞİL 183 CİNAYET
Ancak Genelkurmayın savunduğu sistemin karnesi kötü. İHD’nin Köy Korucuları Özel Raporu, korucuların 17 yılda 183 kişiyi öldürdüğünü ortaya çıkardı.
Rapor da koruculuğun getirdiği ölümleri gözler önüne seriliyor. Rapora göre 1992-2009 yılları arasında 183 kişi ,korucular tarafından öldürüldü, onlarcası yaralandı, silahlı saldırıya uğradı.
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Genel Sekreter Sevim Salihoğlu ise dün basın toplantısı yaparak koruculuk sisteminin kaldırılmasını istediler. Tespit ettikleri hak ihlallerine dikkat çeken Türkdoğan, “Bunlar sadece bize başvuranlar. Gerçekte durum çok daha vahim” dedi.
Türkdoğan geçici köy koruculuğuna ilişkin düzenlemenin 442 sayılı Köy Kanunu’nun 74. Maddesi’ne eklenen bir hükümle getirildiğini, buna göre “olağanüstü hal ilanını gerektirecek sebeplere bağlı olarak şiddet hareketlerinin köyde veya çevresinde artması hallerinde geçici köy korucusu bulundurulabileceği”ni ifade etti. Türkdoğan, “OHAL kalktığından bu sistemin de kalkması gerekmektedir” dedi.
Kürt sorununda barışçıl politikaların uygulanabilmesi için de bu sistemin kalkması gerektiğini belirten Türkdoğan, “Geçici köy korucusu bulunduran köylerde şiddete dayalı bir kültür oluşmuştur. Bu kültürün etkileri giderek Türkiye’ye yayılmaktadır. Devletin uyguladığı cezasızlık politikasından da yararlanmışlardır. Suç işleyenlere karşı etkili ve yeterli soruşturma yapılamamıştır. Kürtlerin çoğunluğu içerisinde geçici köy korucuları adeta ötekileştirilmiştir. Bu durum ağır travmaların yaşanmasına sebep olabilir. Boşaltılan köylere geri dönüşlerin önündeki en önemli engellerden biri de köy koruculuğudur” dedi. Ergenekon örneğini vererek, devlet içindeki yasa dışı yapılanmaların birçok olayda korucuları kullandıklarına ilişkin ciddi iddiaların da bulunduğunu belirten Türkdoğan, Jitem-geçici koruculuk ilişkisinin açığa çıkarılmasını istedi.
‘KORUCULUKTA ISRAR, ŞİDDETTE ISRARDIR’
Türkdoğan, “geçici köy koruculuğunda ısrarın şiddet politikalarının devamında ısrar anlamına geleceği”nden hareketle, koruculuk sisteminin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Bir soru üzerine Mardin’deki katliama çözüm olarak kız ve erkek öğrencilerin ayrı okutulması önerisini eleştiren Türkdoğan, eğitim ve öğretim çağdaş ülkelerdeki gibi yapılması gerektiğini söyledi. Katliamın nedenlerinin çok karışık olduğunu ve derin araştırılması gerektiğini belirten Türkdoğan, katliamın mağdurlarının en çok kadın ve çocuklar olduğundan hareketle, kadın örgütleriyle birlikte, dernek kadın yöneticilerinin bölgeye heyet göndereceğini söyledi.

AKP’Lİ ÇELEBİ: KALDIRILAMAZ!
Milletvekilleri DİHA’ya konuştu. Kendi ailesi de koruculuk yapan AKP Mardin Milletvekili Süleyman Çelebi, koruculuğun devletin temel politikası olduğunu, kaldırılmayacağını savundu. Çelebi, “Devlet ne yaparsa yapsın, beni ilgilendirmez. Devlet ne yapacaksa bana ya da sana danışarak mı yapacak? Devletin sorunudur. Devletin çıkarı neyi gerektiriyorsa onu yapar. İyiyi seçsin kötüyü bıraksın. Geçmişte devlet düşündü bu koruculuğu uyguladı. Şimdi de kendisi düşünecek” dedi. “Bölge milletvekili olarak sizin yaklaşımınız nedir” şeklindeki soruya ise Çelebi, “Bölge milletvekilli olarak devletin çıkarı neredeyse ben ordayım” diye cevap verdi.
AKP Çorum Milletvekili Agah Kafkas, “Koruculukla alakası nedir ne değildir, ayrıca yapılacak olan incelemelerle ortaya çıkacaktır” dedi.

RAKAMLAR ÇARPICI
İHD raporu , korucuların neden olduğu insan hakları ihlalleri açısından çarpıcı rakamları ortaya koyuyor. Rapora göre sadece 1992 - 2002 yılları arasında köy korucuları, 38 köy yakma, 14 köy boşaltma, 12 taciz ve tecavüz, 22 kaçırma, 294 silahlı saldırı olayına karıştı. Aynı dönemde, köy korucuları tarafından 176 kişi yaralanırken, 132 kişi de öldürüldü.
2 kayıp, 50 infaz, 70 gasp olayının da failleri olan korucuların yol açtığı işkence ve kötü muamele rakamı ise 454.
Köy korucuları tarafından 59 kişi gözaltına alındı, 9 intihara sebebiyet verme, 17 ormanlık alanı yakma olayı da yine köy korucuları tarafından gerçekleştirildi.
2003 yılında köy korucuları tarafından 12 kişi öldürüldü, 17 kişi yaralandı, 30 kişi işkence ve kötü muamele gördü.
Köy korucuları tarafından 2004 yılında öldürülen kişi sayısı ise 12. 21 kişi yaralandı, 17 kişi işkence ve kötü muamele gördü. Köy korucularının yol açtığı insan hakları ihlallerinde 2009’a kadar yaşanan ihlal rakamları ise şöyle;
2005 yılında 3 yaralı, 21 işkence ve kötü muamele.
2006 yılında 3 ölü, 9 yaralı, 11 işkence ve kötü muamele.
2007 yılında 6 ölü, 4 yaralı, 14 işkence ve kötü muamele.
2008 yılında 18 ölü, 23 yaralı. 14 işkence ve kötü muamele.
Ocak – Mart 2009 döneminde 6 yaralı, 1 işkence ve kötü muamele
www.evrensel.net