Yahudilerden kalan izler: Kortejolar

Yahudilerden kalan izler: Kortejolar

İzmir’ de yaşayan belgesel fotoğraf sanatçısı Birol Üzmez bugünlerde yeni tamamladığı projesi ‘Aile Evleri (Kortejo)’nin heyecanını yaşıyor


İzmir’ de yaşayan belgesel fotoğraf sanatçısı Birol Üzmez bugünlerde yeni tamamladığı projesi ‘Aile Evleri (Kortejo)’nin heyecanını yaşıyor. 7 Mayıs akşamı İzmir Sanat’ın ev sahipliğinde beğeniye sunulan 11 dakikalık belgesel fotoğraflardan oluşan dia gösterimi bundan 450 yıl önce İzmir’de yaşamış, bugüne ise pek fazla izleri kalmayan yoksul Yahudiler’in yaşam alanlarını (avlu içi evlerini) şimdilerde yaşayanları ile konu ediniyor. 1492 yılında İspanya’dan göçle gelen Yahudilerin yokluk içinde birbirine dayanarak kurdukları yeni yaşamlarının en eski tanıkları Kortejolar şimdilerde ise, Doğu’dan, Anadolu’dan gelen emekçilerin, garibanların, yoksulların, kimsesizlerin hayatlarına tanıklık eden mekanlar. Salonun dopdolu olduğu gösterim oldukça fazla beğeni toplarken konusu itibari ile de seyre gelenlerin merakını epey dürtükledi. Biz de izleyenlerin ve gösterimlerin devamında seyre katılacak olanların muhtemel sorularına alacakları yanıtları öğrenelim istedik. Birol Üzmez’le yüzlerce yıllık yaşamları ile “Kortejoları” konuştuk.
YAHUDİLERLE GELEN YAŞAM KÜLTÜRÜ
Birol Üzmez, her kentin bir simgesi olduğunu ve onları yok ederek aslında o şehrin yok edildiğini anlatarak başlıyor; “ Mesela Saat Kulesiz İzmir, Kız Kulesi olmadan İstanbul düşünülebilir mi? Bence kaç asırdır Kortejoları (Aile Evlerini) bağrında saklayan Azizler, Kahramanlar Sokağı da öyle, onlarsız İzmir düşünülemez.” “Aile evleri deyince akla ne geliyor?” Bu soruyla yola çıktığını belirten Üzmez, “Bir kere İzmir’e ait, kökeni dört yüz yıl öncesine kadar giden büyük bir gelenek. 1492’li yıllarda Yıldırım Beyazıt döneminde İspanya’daki Yahudiler engizisyon tarafından kovuluyor ve yurtlarından ediliyorlar. O dönemlerde Osmanlı İmparatorluğu o insanlara kucak açıyor ve Anadolu’ya davet ediyor ve büyük bir göç başlıyor. Topraklarından koparılan Yahudiler İzmir’e, İstanbul’a ve Selanik’e yerleşiyor. İzmir’e gelenler kendileri ile birlikte elbette bir yaşam kültürünü de taşıyor” diye konuşuyor.
KOMÜNAL YAŞAMA KÜÇÜK BİR ÖRNEK
Kortejo avlu anlamına geliyor. Bu avlu etrafında yaşam mekanları bir çok aile tarafından paylaşılıyor. Adeta komünal bir yaşam yaşanıyor içlerinde. Kortejoların bir arada yaşam kültürünün güzel bir örneği olduğunu vurgulayan Üzmez, “Bugünkü apartman hayatına bakalım; insanların birbirine selam vermediği, komşusunu dahi tanımadığı, birbirinin ölüsüne gitmediği düğününe katılmadığı bir ilişki modeli. Şimdi bütün bunları bir tarafa atın ve bir avlu düşünün. Etrafında bir ya da iki katlı evler dizilmiş, ortasına bir tulumba. Sonra çamaşırhaneler, bulaşıkların yıkandığı yerler, traş olunan, sohbet edilen yerler yani bütün yaşam ilişkileri bu avlunun etrafında toparlanmış, ortak yapılıyor, her şey paylaşılıyor” diyerek benzer görünen bu iki yaşam alanının “dayanışma ve paylaşma” duyguları ile birbirinden belirgin olarak ayrıldığını dile getiriyor.
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY YOKSULLUK
1993’te Basmane civarında tesadüfen ‘Aile Evi’ yazılı bir tabelaya gözü takılan Üzmez daha o gün merakını cezbeden bu konuyu bir gün çalışmayı kafasına koyuyor. Yıllarca Kortejoların bulunduğu sokaklarda dolaşan Üzmez, “oralarda yaşayan insanları gözlemledim fakat o insanların içine girmek gerçekten çok zor, hemen içlerine almıyorlar sizi” diyor ve ekliyor, “Bu sırada üç tane Kortejo’da hala insanların yaşadığını, o koşulların Yahudiler’in döneminde olduğu gibi neredeyse birebir devam ettiğini keşfettim.” Üzmez, bir yıl önce fotoğraflamaya başladığı Kortejoların yaşam mekanları kadar dertleri, sevinçleri de ortak sakinleriyle dost olduğunu, değişmeyen tek şeyin “yoksulluk” olduğunu da sözlerine ekliyor. Bu proje için yaptığı araştırmalarda şu an Manisa Akhisar oteli olan zamanında Kortejo olarak kullanılmış bir otelle de kesişmiş yolu. Üzmez, “Oradaki insanları gözlemledim. Sanki o dönemde asılı kalmış gibiydiler, her şey geçmişteki gibiydi” diyor. Üzmez “Aile Evleri”ni sergi haline getirmek için kollarını sıvamış. Zamanın bir yerinde içinde yaşayan yoksul Yahudilerle anlam kazanmış Aile Evleri’nin son örnekleri, bugün kaderine terk edilmiş halde bizlere artık başka öyküler anlatıyor ve yüzlerce yılın geride bıraktıkları Birol Üzmez’in “Aile Evleri” fotoğraflarında canlanıyor.
(İzmir/EVRENSEL)
Ayşen Güven
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.