bu amcayı tanıyor musun?

bu amcayı tanıyor musun?

  • (Recep Tayyip Erdoğan)1. Çocuk (6 yaşında)“Tanıyorum. Televizyonda oturuyor. Babam işten ayrıldığında ona çok kızmıştı. Hala da çok kızıyor. Kriz yok dediğinde babamı kriz yüzünden işten atmışlardı.


    (Recep Tayyip Erdoğan)
    1. Çocuk (6 yaşında)
    “Tanıyorum. Televizyonda oturuyor. Babam işten ayrıldığında ona çok kızmıştı. Hala da çok kızıyor. Kriz yok dediğinde babamı kriz yüzünden işten atmışlardı. Babam ne zaman televizyonda onu görse kanal değiştiriyor ama o yine de bir yolunu bulup geliyor. Bütün kanallara çıkıyor. Çok küfürlü konuşuyor. Herkese küfür ediyor. Bence o konuşunca bip sesi konulmalı. En çok da haberlerde çıkıyor. Devamlı konuşuyor. Bir de bağırıyor. Annem de çok kızıyor ama babam daha fazla kızıyor. Reklâmlarda bile görüyorum onu. Arabası da var ama başkası kullanıyor. Bir de en çok uçağa biniyor. Bir tane de karısı var. O da ara sıra televizyona çıkıyor ama hiç konuşmuyor. Karısı da uçağa biniyor. Çocukları da varmış ama ben hiç görmedim. Görseydim bile onlarla oynamazdım. Keşke babam işten çıkmasaydı. Hep üzülüyor. Büyüyünce çok çalışıp babama bakmak istiyorum. Anneme de bakacağım.”
    2. Çocuk (7 yaşında)
    “Tanıyorum. Mahalledeki caminin yanında manav bakkalı var. Bir keresinde ondan aldığımız domatesler çürük çıkmıştı da annem değiştirmek istediğinde değiştirmemişti. Biz de domatesleri çöpe atmıştık. Sonra o domatesleri çöpten başkaları almıştı. Ben her sabah süt içiyorum. Süt de satıyor ama ondan almıyoruz. Annem, bozuk çıkar diyor. Keşke bir tane ineğimiz olsaydı, sütünü içer fazlasını da arkadaşlara verirdim. Mahalde sular kesilince su bidonu da satmaya başladı. Her şey satıyor. Su satıyor, ekmek satıyor, otobüs bileti satıyor, jeton satıyor. Babam ondan alışveriş yapmayın diyor. Kazıkçıymış. Benim manav bakkalım olsa kazıkçı olmazdım. Arkadaşımın babasının ona borcu varmış. Borcunu ödemedi diye onlara satış yapmıyormuş. Ben çikolatayı hiç sevmiyorum ki... Sevsem de onun manav bakkalından almazdım. Hem kazıkçı hem de çürük domates satıyor.”
    3. Çocuk (6 yaşında)
    “Tanıyorum. Mahallenin muhtarı. Babam nüfus kimliğini kaybedince onun yanına gitmişti. Para istemiş, babam vermeyince de babama kızmış. Çok ağladım o zaman. Birisi onun babasına kızsa ağlamaz mıydı? Hep kravat takıyor. Büyüyünce ben de kravat takacağım ama kimsenin babasına kızmayacağım. Bizim köpeğimiz vardı. Zehirli yemek vermişler. Ölünce çöp arabasına koyduklarında o da oradaydı. Kuduz değildi ki bizim köpeğimiz. Arkadaşlarımı çok seviyorum ama mahalleyi hiç sevmiyorum. Muhtar, babama kızmasaydı bir de köpeğimiz ölmeseydi belki mahalleyi de severdim. Bir keresinde saklambaç oynarken muhtarın evinin oraya saklanmıştım. Bana da kızdı. Hep kızıyor hep kızıyor. Köpeğimiz ölmeseydi onunla oynardım, ne güzel olurdu”
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.