‘Dilsel soykırıma karşı çıkmalıyız’

‘Dilsel soykırıma karşı çıkmalıyız’

Eğitim Sen’in düzenlediği ‘Ana Dili Sempozyumu’ uluslararası bilim insanları ve sendikacıların katılımıyla başladı. Anadilde eğitimin önemine atıfta bulunulan sempozyumda, KESK yöneticilerinin serbest bırakılması istendi.


Eğitim Sen’in düzenlediği uluslararası katılımlı “Ana Dili Sempozyumu”nda, anadiller üzerindeki baskıların son bulması istenerek, anadillerin korunması gerektiğine vurgu yapıldı. Prof. Dr. Antonia Darder, anadilde eğitim görmenin engellenmesinin, yalnızca dilin yasaklanması anlamına gelmediğini, anadilin soykırıma uğraması demek olduğunu belirtti.
Eğitim Sen’in iki gün sürecek olan “Ana Dili Sempozyumu”nun açılışı dün yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Avusturya, Valencia, Bask bölgesi, Almanya ve İngiltere’den eğitim sendikaları temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı sempozyuma, Türkiye’den de birçok hukukçu, eğitimci ve bilim insanı katkı sundu. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Haydar Kaya’nın da destak verdiği sempozyumun açılış konuşmasını ise Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik yaptı. Anadilin kişilerle birlikte toplumlar açısından büyük önem taşıdığına atıfta bulunan Bozgeyik, toplumların ekonomik ve sosyal gelişim düzeylerinin de anadilin etkin kullanımıyla doğrudan ilişkisi olduğunu söyledi. “Anadili konusuna, eğitim hakkı bağlamında yaklaşan bir sendika olarak, hassasiyetler ne olursa olsun bu konunun özgürce tartışılmasını istiyoruz” diyen Bozgeyik, sempozyumun bu hedefe uygun olarak uluslararası bir tartışma ortamı yarattığını kaydetti.
KÜRTÇE EĞİTİM
VERİLMİYOR
Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ise “Eğitim ve bilim emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarını korumaya çalışırken barış, özgürlük ve adalet arayanların da her zaman yanındaydık” dedi. Kılıç, Eğitim Sen’in, tüzüğünde anadilde eğitim hakkını savunduğu için kapatılmak istendiğini hatırlattı. Anadil konusunda Eğitim Sen’in demokratik, katılımcı ve farklılıkları zenginlik olarak kabul eden bir anlayışa sahip olduğunun altını çizen Kılıç, düzenledikleri sempozyumla dünyanın değişik ülkelerinde “anadilde eğitimin nasıl yapıldığını” tartışacaklarını söyledi. Türkiye devletinin, farklı dillere sahip çıkarak gelişmelerine katkı sunması gerektiğini aktaran Kılıç, sempozyumun güncel anadilde eğitim tartışmalarına da ışık tutmasını diledi. KESK Genel Başkanı Sami Evren, Türkiye’de 20 milyona yakın Kürdün yaşadığını, ancak Kürt çocuklarının anadillerinde eğitim görmelerine izin verilmediğini söyledi. Devletin Türkçe dışındaki anadillere yaklaşımının kabul edilemez olduğunu ifade eden Evren, “Başbakan’a sesleniyorum; bilim emekçilerine soralım. Anadilde eğitim yasaklanabilir mi” diye sordu. ANADİL YASAK
İlk tebliği sunan Amerika Birleşik Devletleri Illinois Üniversitesi Öğretim Üyesi Antonia Darder, ezilen, göç etmek zorunda kalan yoksul halkların dillerinin de yok edilmek istendiğini belirtti. Dünyanın her kıtasından ABD’ye göç edildiğini anlatan Darder, “Yalnız California’da nüfusun yüzde 50’si İspanyolca konuşuyor. Bu, göçmen işçilerin anadili azınlıktayken nüfusun artışıyla çoğunluğun dili haline geldi. Ancak göçmen işçilerin İspanyolca konuşmaları, çocuklarının İspanyolca eğitim görmeleri engellendi” dedi. “Anadilin yok edilmesi, anadilin ve halkın soykırıma uğraması anlamına gelmektedir” diyen Darder, dillerin asimile edilerek yok edildiği bir süreçten geçildiğini kaydetti. ABD’de göçmen işçilerin sosyal ve ekonomik haklarının verilmemesi yanı sıra anadillerini de engellendiğini ileten Darder, DTP’lilerin anadillerini kullanmalarından dolayı baskı görmelerini eleştirdi. (ANKARA)
www.evrensel.net