Anadil hakkı terör sorunu olarak görülemez

Anadil hakkı terör sorunu olarak görülemez

Eğitim Sen tarafından düzenlenen Ana Dili sempozyumuna katılan bilim insanları, yaptıkları konuşmalarda ana dilin önemine dikkat çektiler.


Sempozyumun “Ana dili ve eğitim” başlıklı oturumunu yöneten, Gazi Üniversitesi’nden Doç Dr. Kemal İnal, tek bir dilin insanları birleştiremeyeceği gibi çoklu dillerin de insanları asla bölmeyeceğini ifade etti. İnal, “insan konuştuğudur” diyerek, dünya dillerinin yarısının yazılmadığı için resmen tanınmadığını belirtti.
Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma Gök, anadilde eğitim hakkının terör sorunu olarak görülemeyeceğini belirterek, bu konudaki yasakçı tutumu eleştirdi.
Dil Eleştirmeni Nemciye Alpay da “Dil Kültür İlişkisi” konulu sunumunda, bu iki kavramın üzerinde ayrı ayrı durulması gerektiğini söyledi. Dilin, kültürün taşıyıcısı olduğunu belirten Alpay, eğitimin barış fikriyle son derece yakın bir kavram olduğunu söyledi. Alpay, “Dünyaya baktığımızda hem dil, hem kültür açısından ABD merkezli bir tür emperyal çekim görüyoruz”dedi. Dünyada, hem dil, hem kültür açısından asimilasyon yaşandığının altını çizen Alpay, kültürel varlıkların ve dillerin çoktandır birer temel ticaret malına dönüştüğünü söyledi.
‘EĞİTİM EVRENSEL BİR İNSAN HAKKI’
Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma Gök, bir çocuğun gelişmesinde kendi anadilinde eğitim almasının önemine değinerek, Türkiye’de yasakçı bir zihniyetle bu temel hakkın kullandırılmadığını söyledi. Anadilde eğitim hakkını terör sorunu olarak görmenin doğru olmadığını ifade eden Gök, Lozan Antlaşmasıyla verilen haklar dışında diğer azınlıkların da dillerinin yasaklandığını belirtti. Eğitimin evrensel bir insan hakkı olduğunu ifade eden Gök, öğrencilerin kendi anadillerini kullanmadıklarında arkadaşlarının yanında ayrımcılığa uğradıklarını belirtti.
Ankara Üniversitesi’nden Prof Dr. Işıl Ünal, çok kültürlülük ve eğitim hakkının birbiriyle bağlantısına değindi. Eğitim hakkı mücadelesinin eğitime erişimle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Ünal, “Bizim eğitim hakkı mücadelemizi eğitimin içeriğini değiştirip, dönüştürmek ve bütün toplumun öteki diye tanımlanan kesimlerini bu toplumun öznesi yapmak için vermemiz gerekiyor” dedi. Ünal, çok kültürlülük kavramının içeriğini emekten yana doldurmak gerektiğini vurguladı ve bu kavramın modern toplumun tekçi yapısına karşı üretildiğini söyledi.
‘EŞİTSİZLİĞE EŞİTSİZLİK KATIYOR’
“Sosyal ve Psikolojik açıdan Anadilde Eğitimin Önemi” konulu bir sunum yapan Gelişim Psikoloğu Serdar Değirmencioğlu, dilin, bütünselliği olan gürül gürül bir şey olduğunu söyledi. Dilin yaşamasının, insanların onu ne kadar kullandığıyla ilgili olduğunu dile getiren Değirmencioğlu, kullanılan anadilin bulunulan dünyaya karşı çok zengin bir donanım taşıdığını belirtti. Değirmencioğlu, “Her dilin kendine özgü bir sistemi vardır. Anadil bizim dünyayı kavramamızda önemlidir” dedi. Okula hazır olmanın anadille yakından ilişkili olduğunu belirten Değirmencioğlu, okullarda zaten bol bol eşitsizlik olduğunu, anadilin ikinci duruma düşmesinin de eşitsizliğe eşitsizlik kattığını ifade ederek; bu eşitsizliğin çocuğun kendi anadilinden utanmasına sebep olduğunu söyledi. Avusturya Bilimler Akademisinden Dr. Katharina Brizic de “Eğitim ve öğretim adına dilden vazgeçme, vazgeçtirme” konulu sunumuyla, toplumda bir yere gelebilmek için anadilin yerine o toplumda güç olan dili konuşmanın zorunlu kılındığını söyledi. Brizic, dil kaybının çok büyük bir genel bilgi kaybına yol açtığını da ifade etti. (ANKARA)
Necla Çakır
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.