İsrail’in sonraki hareketi kıyamet mi?

İsrail’in sonraki hareketi kıyamet mi?

Robert Satloff’un Obama-Netanyahu görüşmesine dair analizi çok önemli. Satloff, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) düşünce kuruluşu olarak çalışan Washington Enstitüsü Yakındoğu Politikası’nın icra direktörü. Onun analizi İsrail ve lobi içinde bir sonraki adımın ne olacağı konusunda yeni yaklaşımlar sundu. Alarm zilleri çalabilir. Satloff, yeterince sessiz başladı. Diğer analistlerin aksine Satloff, ABD Başkanı ve İsrail Başbakanı’nın barış süreci ile ilgili görüş ayrılıklarından göreli olarak umutlu.


Robert Satloff’un Obama-Netanyahu görüşmesine dair analizi çok önemli. Satloff, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) düşünce kuruluşu olarak çalışan Washington Enstitüsü Yakındoğu Politikası’nın icra direktörü. Onun analizi İsrail ve lobi içinde bir sonraki adımın ne olacağı konusunda yeni yaklaşımlar sundu. Alarm zilleri çalabilir. Satloff, yeterince sessiz başladı. Diğer analistlerin aksine Satloff, ABD Başkanı ve İsrail Başbakanı’nın barış süreci ile ilgili görüş ayrılıklarından göreli olarak umutlu.
Örneğin, işgal altındaki Filistin bölgelerinde İsrail’in yasadışı yerleşimlerinin ‘doğal büyümesi’ hakkındaki ABD-İsrail görüş ayrılıklarının önceden idare edildiği gibi tekrar idare edilebileceğine inanıyor. Bu, AIPAC’ın barış sürecine ilişkin Kongre’deki gücüne inanıldığını gösteriyor. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton salı günü söylediği “Yerleşim inşaatlarının ve yerleşim aktivitesinin bir türü olan doğal büyümenin durduğunu görmek istiyoruz” sözlerini El Cezire’ye de söyleyebilir.
Ancak İran’a gelince Satloff gerçekten çok endişeli. Satloff, New York Times’ın bir nüans ustası olan, İran’a açık bir zaman sınırı veren Obama dönüşünü yutmuyor, Obama planını yıpratıyor. Satloff, Obama’nın İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemeye yönelik planı ile Netanyahu’nun İran’ın bir nükleer kapasite edinmesini bile engelleme niyeti arasında tam bir farklılık görüyor. Satloff, ABD ile İsrail’in Süveyş Kanalı üzerine çarpışmalarından daha tehlikeli olabilecek fikir ayrılığının şans olduğuna inanıyor, ABD- İsrail arasındaki 60 yıllık ilişkilerin en kötü krizindeki yer değiştirmeden kaynaklanan İran üzerindeki fikir ayrılığının giderilmesi gerektiği sonucunu çıkarıyor.
Satloff’un analizi İran’ın İsrailleşmesinden dolayı bir uyarı niteliğinde. AIPAC gündeminde barış süreci, İsrail’e yardım ve İran’a yaptırımın arkasından daima ikinci ya da üçüncü sırada yer alır. Gerçekten de lobi, Filistin sorununa daha önemli sorunların arkasından gelen ciddi bir şey olarak yaklaşır.
Örneğin 2007’deki İsrail için Birleşik Hıristiyanlar (CUFI) konferansında, Hıristiyan hakkı üzerine Netanyahu’nun yıllardır istediği AIPAC’ın yatak arkadaşları, 4 bin katılımcıdan kongre temsilcileriyle üç sorunun öne çıkarılması talep edildi: İran’ın nükleer programını durdurmak, Hizbullah’ın yeniden silahlanmasını önlemek ve İsrail’e yardım etmek. Bu üç sorun AIPAC’ın internet sitesinde de ayrıca belirtildi.
Lobinin dördüncü sorunu olan, işgal ettiği topraklardan vazgeçmesi için İsrail’e baskı yapılmaması, George W. Bush’un Birleşik Hıristiyanlar’ın konferansına denk gelen uluslararası bir konferanstaki konuşmasındaki önerisiydi ve bu, İsrail’in işgal bölgelerinden bir inç bile vermemesini isteyen Hıristiyan Siyonistler için özellikle önemliydi. Onlar, bu sorunun Armageddon Savaşı ve Yahudilerin hasadından sonra ikinci sırada olması gerektiğine inanıyorlar. CUFI, 2006’daki İsrail Lübnan savaşında bir ateşkesin oluşmasını engellemek için güçlü bir lobi oluşturdu. Netanyahu’nun Hıristiyan Siyonist müttefikleri, İsrail’in İran’a saldırısını canla başla destekliyor.
AIPAC’ın şimdiki en üst yasama önceliği, İran’ın ithalat gücüne ve petrol ürünlerine yaptırımları yasal güvenceye almak. Onlara göre, bu yaptırımlar, ihtiyaçlarının yüzde 40’ını ithalatla karşılayan İran’ı felce uğratacak.
İsrail dünya tatildeyken ya da bir iktidar boşluğu varken sık sık sürpriz saldırılar başlatır. En son, yeni yıldan ve Obama’nın iktidara gelmesinden birkaç hafta önce Gazze’ye saldırdı. Yaz günleri, 12 Haziran’da yapılacak olan İran Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi politik dönüşümler getirecek. Eğer kıyametin etrafında dolaşmak istemiyorsanız kısa ve serin bir yaz için dua etmelisiniz.
Nadi Hiab, 27 Mayıs 2009
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.