Motivasyonla gelen şampiyonluk

Motivasyonla gelen şampiyonluk

Galatasaray ve Fenerbahçe gibi taraftar ve medya yönünden “saha dışı” ağırlığı fazla olan takımların yarıştan kopmasıyla son haftalardaki tansiyonu belirgin biçimde azalan ligde Beşiktaş 12. şampiyonluğuna ulaşırken, 6 yıllık özlemini de gidermiş oldu.


Galatasaray ve Fenerbahçe gibi taraftar ve medya yönünden “saha dışı” ağırlığı fazla olan takımların yarıştan kopmasıyla son haftalardaki tansiyonu belirgin biçimde azalan ligde Beşiktaş 12. şampiyonluğuna ulaşırken, 6 yıllık özlemini de gidermiş oldu. Ligin ilk bölümünü 6. sırada bitirmesine karşın ikinci yarıdaki müthiş çıkışıyla ipi göğüsleyen siyah-beyazlı ekibin başarısındaki en önemli etken, oyuncuların da dile getirdiği gibi motivasyondu. Özellikle Mustafa Denizli’nin, takımın başına geçmesinin ardından futbolcularına aşıladığı inanç ve özgüven, sahaya hırs, istek ve mücadeleci oyun karakteri olarak yansıdı. Ama tabii oyuncuların, böyle bir motivasyon yüklemesine açık ve bundan olumlu etkilenecek yapıda olduklarını da söylemek gerekiyor.
Futbol kültürümüzde futbolculara “gaz verme” işlemi hâlâ en önde gelen motivasyon unsurları arasında. Mustafa Denizli de, ülke futbolunun, oyuncuları “gaza getirme” konusundaki en mahir iki teknik direktöründen birisi. (Diğeri tabii ki Fatih Terim.) Yeri gelmişken, Bülent Uygun’un da bu işi iyi yaptığını söylemeden geçmeyelim. Bu açıdan bakınca, Beşiktaş ve Sivasspor’un ilk iki sırayı almasının rastlantı olmadığı anlaşılıyor.
Skibbe ile başladığı sezonu Bülent Korkmaz ile tamamlayan Galatasaray ve sezonu Aragones yönetiminde geçiren Fenerbahçe ise tam bir hayal kırıklığı yaşadılar. Yabancı teknik direktörlerin -dil konusunda yaşadıkları sıkıntılar düşünüldüğünde- yerliler kadar motive edici olamamaları çok doğal.
Motivasyonda en büyük pay, dil iletişiminin. Farklı dilden konuşan kişilerin tercüman aracılığıyla ortak bir duygu yoğunluğuna ulaşmaları hiç kolay değil.
Ayrıca, bu iki takımdaki oyuncuların çoğunun, “gaza gelerek” oynayan cinsten oyun karakterine sahip olmadığı da başka bir gerçek.
Bütün bunları bir araya getirdiğimizde, işin teknik, taktik, fizik yönü bir yana, motivasyonun futbolumuzda hâlâ en belirleyici etkenlerden biri olduğu gerçeği ile karşılaşıyor ve bu gerçeği sahaya en yoğun şekilde yansıtabilen takımın, mutlu sona ulaştığını görüyoruz.
Beşiktaş’ın, şampiyon olmasına karşın sezon boyunca tatmin edici oyun sergileme konusunda bir istikrar yakaladığı söylenemez. Kötüler içinde daha az kötü olmak, siyah-beyazlı ekibin bu büyük maratonu ilk sırada tamamlamasına yetti.
Bir yandan kaynağını önemli oranda motivasyondan alan mücadeleci oyun karakteri, diğer yandan da zaman zaman ön plana çıkıp “maç kurtarıcı” rolüne soyunan bireysel becerileri yüksek oyuncularıyla Beşiktaş, rakiplerinin önüne geçmeyi başardı.
Ama medya, şimdi bu şampiyonluğun öyküsünü anlatırken, kim bilir ne kahramanlar, ne efsaneler yaratacak? Şampiyonluğu ranta dönüştürebilmenin yolu, böyle abartılı süslemelerden geçiyor ne de olsa.
KİM TAKAR
FAIR-PLAY’İ?
Bu arada, diğer teknik adamlarla arasında fark yaratma adına zaman zaman anlamsız ve gereksiz riskler alsa da, Mustafa Denizli’nin bu başarıdaki payını teslim etmek lazım. “Üç büyükleri” şampiyonluğa ulaştırmak gibi tarihi bir unvana sahip olmak kolay iş değil.
Mustafa Denizli’nin selefi Ertuğrul Sağlam için başarısız denebilir mi peki? Birkaç başarısız sonucun ardından teknik direktör değişikliğine gitmenin kaçınılmaz görüldüğü bir geleneğe sahip futbolumuzda Sağlam da bu kıyımdan nasibini almaktan kurtulamadı. Aynı Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş’tan sonra gittiği Bursaspor’da UEFA iddiasını son haftaya taşıyacak kadar başarılı bir performans gösterdi.
Tabii herkes şampiyonluğu kutluyor ama Beşiktaş’ın aynı zamanda Fair-Play Ligi’ni son sırada tamamladığından söz eden hiç kimse yok. Lafa gelince fair-play, centilmenlik, sportmenlik dillerden düşmez ama uygulamada bu kavramları hatırlayan bile yok. Zaten şampiyonluğun yanında kim takar ki fair-play’i?
SİVAS VE DİĞERLERİ
Sivasspor, iki sezondur büyük işler başarıyor. Ligi ikinci sırada tamamlayarak, geçen seneki başarısının rastlantı olmadığını ilan ederken, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etme hakkını elde etmesiyle de iki yıllık başarılı performansını taçlandırdı. Zirve yarışında çekiştiği rakiplerinkiyle kıyaslanamayacak kadar düşük ekonomik ve kadro olanaklarıyla Sivasspor, her türlü övgüyü hak ediyor. Zirve mücadelesinde edindikleri tecrübe, kuşkusuz önümüzdeki sezon da iddialı olmalarına katkı sunacak.
Trabzonspor da son dönemde kendisini şampiyonluğa en yakın hissettiği sezonlardan birisini yaşadı. Özellikle kendi evinde yitirdiği puanlar bordo-mavili ekibin istikrarını bozdu. Bundan herkes ders çıkarmalı. Özellikle Trabzonspor seyircisi, takım üzerinde baskı unsuru olmaktan kendisini kurtaramadığı sürece, geçmişteki şampiyonluklarla avunmayı sürdüreceğini bilmeli. Takıma köstek olmak konusunda hiç kimse ellerine su dökemez.
Zico döneminin oyunculara geniş inisiyatif alanı bırakan serbestliğinden sonra, Aragones’in disiplinli, kalıpçı anlayışı Fenerbahçe’ye yaramadı. Zaten futbolcular da her fırsatta Zico’ya övgüler yağdırmaktan, onun dönemini aradıklarını belirtmekten geri durmadılar. Kafaca fazla uyuşamadıkları bir teknik adamla bundan daha fazlasını yapamazlardı herhalde.
G.Saray’da ise panik havası takımı hedeflerinden uzaklaştırdı. Sarı-kırmızılı yönetim, Skibbe’nin yerine Bülent Korkmaz’ı getirerek bütün tersliklerin düzeleceğine ve uzaklaşılan hedeflere yeniden dört elle sarılabileceklerine inanmak gibi aşırı iyimserlik içindeydi. Ama bu iyimser düşünce, tabii ki gerçekleşmedi. “Şu gitsin, bu gelsin” şeklindeki kestirmeci zihniyet, işlerin sağlıklı yürümesi için yeterli değil ne yazık ki...


‘Kara Kartallar TÜRKİYE’de uçuyor’

TÜRKİYE Kupası’nın ardından Süper Lig’de de mutlu sona ulaşarak sezonu çifte kupayla kapatan Beşiktaş’ın başarısı FIFA’nın resmi internet sitesinde manşet oldu. Beşiktaş’ın Denizli yönetiminde 2000’den beri ilk kez iki kulvarda başarı sağladığına dikkat çekildi!
FIFA’nın resmi internet sitesinde ‘Kara Kartallar Türkiye’de uçuyor’ başlığıyla manşetten verilen haberde Siyah-beyazlıkların bu sezon elde ettiği başarı ziyaretçilere aktarıldı. Beşiktaş taraftarlarının siyah-beyaz bir deniz gibi İstanbul sokaklarında 6 yıl sonra gelen şampiyonluğu kutladığını vurgulayan FIFA editörleri, Kara Kartalların Mustafa Denizli yönetiminde 2000’den beri ilk kez hem kupa hem de lig şampiyonluğunu birlikte kazandığına dikkat çekti.
Haberde Mustafa Denizli’nin, “Çifte zafer mükemmel bir başarıdır ve bundan memnunum. İçimde bir volkan patlıyormuş gibi hissediyorum.
Takımım bu başarıyı hak etti” sözlerine yer verilirken, 59 yaşındaki Denizli’nin İstanbul’un 3 büyük kulübünde de şampiyonluk yaşayan ilk teknik adam olmasının yanı sıra, Beşiktaş’a tarihinde şampiyonluk yaşatan ilk Türk hoca olma başarısını gösterdiği de belirtildi. Yazıda, Yusuf Şimşek ve Fabian Ernst’in siyah-beyazlı takımı orkestra şefi gibi yönettiklerine de dikkat çekildi.
HAYAL KIRIKLIKLARI
FIFA editörleri, Sivasspor’un bu sezon son 5 ayda uzunca bir süre manşetlerden inmediğine dikkat çekerken, ligin son haftalarında ise kırmızı-beyazlıların 1984’ten beri İstanbul dışından ilk şampiyon takım olma fırsatını kaçırdığını ziyaretçilere aktardı. Süper Lig’deki son hafta maçlarının ardından Avrupa kupalarına katılan takımlar hakkında bilgiler verilirken, en büyük hayal kırıklığının ise Galatasaray olduğu iddia edildi.
Önceki sezonun şampiyonu Galatasaray’ın aralarında 4-1’lik Fenerbahçe ve 2-1’lik Beşiktaş yenilgileri de dahil olmak üzere rakiplerine 7 maçta yenildiği belirtilirken, sarı-kırmızılıların sezon boyunca yediği 39 golle de ilk 7 içindeki en kötü takım olduğu vurgulandı. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin lig tarihinin 17’şer şampiyonlukla Türkiye liginin en başarılı takımları oldukları hatırlatılan yazıda, Galatasaray’ın Çek yıldızı Milan Baros’un ise ‘altın yıllarındaki formu gibi’ 20 golle gol kralı olduğu belirtildi.
Sezonla ilgili bilgilerin verildiği haberde Kocaelispor ve Hacettepe’yle birlikte Konyaspor’un küme düştüğü de kaydedildi.
(SPOR SERVİSİ
Mehmet Özyazanlar
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.