Gelsin de onlar çıksın pazara

Gelsin de onlar çıksın pazara

İZMİR Çiğli’de Kurulu olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tekstil işçileri, Türk-İş, Hak-İş, Kamu-Sen ve patron örgütlerinin krize çözüm olarak sundukları “Eve kapanma pazara çık” kampanyasına tepkili.


İZMİR Çiğli’de Kurulu olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tekstil işçileri, Türk-İş, Hak-İş, Kamu-Sen ve patron örgütlerinin krize çözüm olarak sundukları “Eve kapanma pazara çık” kampanyasına tepkili.
Öğle yemeği molasında pek çok fason fabrikanın arasında kurulmuş çay bahçesinde görüştüğümüz işçilerle sohbetimiz gelen ustabaşının, “Mola biteli 5 dakika oluyor çay molasında 5 dakika az kalacaksınız” demesi ile bozulsa da işçilerin bu kampanyaya nasıl baktığını öğrenmiş olduk.
ALDIĞIMIZ GÜN BİTİYOR
Zeynep Aslan, “Pazara gidecek paramız var mı? Onu sormaları lazım önce” diyerek başlıyor sözlerine. “470 lira ile geçiniliyorsa, onlara bir şey demiyoruz. Bizim yerimize 1 ay geçinsinler” diyen Aslan, 1 yıldır pazara çıkmayan insanların bulunduğunu belirtti. Aslan, “Ellerini vicdanlarına koysunlar içleri rahatsa asgari ücretimi de onlara veririm. Asgari ücret 470’se en ucuz ev 350 TL geri kalan para ile pazara nasıl çıkılıyor öğretsinler yapalım” dedi.
Ayşe Tutmaz da, Organize’de pek çok insanın asgari ücretle çalıştığını belirterek, “Bu insanlar yeme, içme, ev kirası, ilaç ve çocukların okul parasını nasıl karşılayacak? Aldığımız gün para bitiyor” dedi.
“Yaz geldi ve çocuğuna bir tane meyve götüremeyen insanlar var” diyen Tutmaz, astım hastası olduğunu, 94 liraya ilaç aldığını iki çocuğunun da üniversitede okuduğunu anlatarak şöyle devam etti: “Bir şeye katlanıyorsak sadece sigortası için katlanıyoruz. Pazara çıkmaya para yok. Asgari ücrete mutlaka zam yapılmalı.”
PARA VAR DA PAZARA MI GİTMİYORUZ?
6 yıldır tekstilde çalışan Ersen Kot, 520 lira ücret aldığını ve 300 lira ev kirası verdiğini belirtti. Kot, “100 lira elektrik ve suya gidiyor. Geriye kalan 120 lira ile pazara mı çıkarız bilemem” dedi.
“İşçi ve patron bir arada durarak kriz aşılacaksa tamam ama hep işçilerin üstüne yükleniyorlar. Benim 6 aylık bebeğim var. Nasıl geçinilecek bu parayla? Pazara çıkın diyen kimlerse mantıksız bence” diyen Kot, “Bize pazara çıkın diye çağrı yapıyorlar sanki bizim paramız var ve biz pazara çıkmıyoruz” sözleriyle tepki gösterdi. (İzmir/EVRENSEL)

EVE BİLE GİDEMİYORUZ

Mustafa Göknar: Bu şartlarda pazara çok zor çıkıyoruz. İşçiye 5 lira bile zam vermiyorlar, işçi bu durumda hiçbir şey yapamaz. Ev sahibine ne diyeceğiz, “Patron bana zam vermiyor. Ben sana nasıl vereyim” mi diyeceğiz. Elektrikte, suda, vergide indirime gitmeleri lazım. Nasıl ÖTV’yi indirdiler, satışları arttırdılar, bunları da indirip işçilerin rahat yaşamasını sağlasınlar.
Türker Erozan: Piyasayı hareketlendirecek olan işçiler değil patronlardır. Ekonomik kriz var diye işçilerin sırtından para kazanmamaları lazım. Patronlar krizi kendileri için kullanıyor, krizi bahane ederek işçilere zam vermiyor. Vermedikleri zam patronların cebine kalıyor.
Nurgül Kaya: Evi gören var mı ki pazara gidelim. Pazara gitmek için para lazım. Pazar günü de dahil her gün çalışıyoruz. Kriz patronlara yok bence. Bahane edip işçileri daha fazla sömürüyorlar. Pazara gidecek paramız yok ki pazara gitmek çözüm olsun.
Ersin Korkmaz: Gelirimiz yok ki pazara gidelim. Tekstil sektöründe bundan bir ay öncesine kadar gece 12.00-01.00’e kadar çalışıyorduk. Gece 12.00’den sonra pazara nasıl gidebiliriz ki… Bu tavsiyenin bizim için bir anlamı yok. Krizin çözümü kesinlikle pazara çıkmak değil ilk önce bizim birleşmemiz lazım. Yok dediğimiz de sesimiz duyulsun ama biz birbirimize fazla güvenmediğimiz için birliğimizi sağlayamıyoruz.
Dünya Şahin Şanıkan: İşçi kendi ihtiyaçlarını karşılamak için pazara çıkmak zorunda ama para olsun ki çıksın. Düzenli bir gelirin olamadığında her şeyden kısıyorsun. Son hafta pazara çıktık ama 20 lira harcayabildik. Normalinde bizim pazar masrafımız 50-60 lirayı bulur. Ama bizim gibi kiracı ve çocuk sahibi olanlar bu parayı veremezler.
Deniz Islakoğlu - Koray Yetiş
www.evrensel.net