Bugün Dünya Çevre Günü

Bugün Dünya Çevre Günü

İnsanoğlu parayı bir birikim ve sömürü aracı olarak keşfettiğinden beri, dünyadaki tüm kaynakları gözü doymaz biçimde tüketmeye başladı. Paranın icadından beri toprakları yağmalanıp aç bırakılan insanların, fabrikalardan atılan dumanlarla kirletilen havanın, sera gazlarının neden olduğu atmosferik ısınmanın ve bu yüzden buzulların erimesinin, bu sera gazları etkisi nedeniyle tüm canlıların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmalarının hiç bir önemi yok artık. Varsa yoksa para kazanmak hem de daha fazla kazanmak.


İnsanoğlu parayı bir birikim ve sömürü aracı olarak keşfettiğinden beri, dünyadaki tüm kaynakları gözü doymaz biçimde tüketmeye başladı. Paranın icadından beri toprakları yağmalanıp aç bırakılan insanların, fabrikalardan atılan dumanlarla kirletilen havanın, sera gazlarının neden olduğu atmosferik ısınmanın ve bu yüzden buzulların erimesinin, bu sera gazları etkisi nedeniyle tüm canlıların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmalarının hiç bir önemi yok artık. Varsa yoksa para kazanmak hem de daha fazla kazanmak.
Avrupa’nın tüm sanayi atıklarını Karadeniz’e taşıyan Tuna Nehri’nin, Karadeniz’de meydana getirdiği kirliliğin yağmurlarla tüm güzel Karadeniz sahillerini zehirlediğinin bir önemi yok. Karadeniz sahillerinde yaşayan insanlarda kanser vakasının artmasının bir önemi yok. Yeter ki çarklar dönsün sermaye sahiplerinin kârlarına yeni kârlar katsın. Zaten kanser olanların kullandıkları pahalı ilaçlar da, devlet sosyal devlet olmaktan çıkalı beri, hastaların cebinden çıkacak. Kriz olsa, insanlar işsiz, aç, hasta olsalar da; çocuğuna süt, evine ekmek götüremese de önemli olan Avrupalı ve yerli işverenler zarar etmesin.
Evine süt alabilenler sütün tarımsal ilaçlarla kirlenmediğinden emin değil, kanseri önlemesi için tavsiye edilen meyve ve sebzelerin yine tarımsal ilaçlarla kirlenmediğine hiçbir yetkili güvence veremiyor. Temiz diye içtiğimiz kaynak sularının asit yağmurlarının ve tarım ilaçlarının etkisinden uzak olduğunu kim söyleyebilir?
Hükümet ve yerel yetkililerin gözleri önünde Ulla gemisi ile İtalya’dan zararlı atıklar İskenderun Limanı’na getirilerek aylarca bekletildikten sonra, atıkların büyük bölümü denize boşaltıldıktan sonra gemiyi çıkarmışlardı.
İskenderun Körfezi’nin su dolaşımı açısından olumsuz olduğu yani içerisine dökülen maddelerin su dolaşımı ile temizlenmesinin olanaksız olduğu bilinmektedir. Buna karşın, körfez çevresine inatla ve ısrarla izin verilen her türlü ağır sanayi fabrikası ve bunların atıklarının körfeze dökülmesi sadece parasal kazanımlara önem vermenin bir sonucu değil mi? Bir de Bakü-Ceyhan boru hattına ek olarak Erbil Ceyhan boru hattıyla gelecek petrol nedeniyle gelen gemilerde körfezin kirlenmesine katkıda bulunacaktır.
Daha önce de bu köşede yazdım; yine tekrar etmekte yarar var: Sadece körfezin suyu kirletilmekle kalınmıyor aynı zamanda havası da olabildiğince kirletilmeye çalışılıyor. Önce Sugözü Termik Santralı halkın tepkisine karşın yapıldı. Bu yetmedi termik santrallerin sayısı giderek artmaktadır. Erzin halkı da şimdi kendi topraklarını zehirleyecek olan termik santrale karşı mücadele yürütüyor. Yine körfezin etrafında kale gibi yükselen Amanos Dağları nedeniyle yeterli hava dolaşımı olmamakta; oluşan nem ve buna karışan kirli hava, ortamı terk etmeyerek insanların ciğerlerini doldurmaktadır.
Bahçeşehir Üniversitesi’nin araştırmasına göre Hatay 4. en kirli şehir ve en kirli ilçesi de İskenderun.
Yine bazı bilim insanlarına göre 2030 yılına kadar, bazılarına göre 2070 yılında küresel ısınma nedeniyle çevresel felaketlere işaret edilmektedir. Sadece kâra dayalı sermaye düzeninin bu felaketleri umursamadığı ortadır.
Paranın değil insanın temel alındığı, her türlü kirlilikten uzak ve insanların barış içerisinde bir arada yaşayacağı bir dünya mümkündür. Ve bunu yaratmak elimizdedir.
Halit Katkat (Emekli Sen İskenderun Şube Bşk.)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.