Hariri’yi kim öldürdü?

Hariri’yi kim öldürdü?

İsrail, Lübnan’da Hizbullah tarafından uğratıldığı iki yenilginin acısını çekiyor. İlki, Mayıs 2000’de 22 yıllık işgalden sonra İsrail askerlerinin güney Lübnan’dan kovulmasıyla, ikincisi, 2006 yazında 24 gün süren savaşla gerçekleşti. Yıkılmış Lübnan’da bu, belki bir başarı sayılabilirdi ama, Hizbullah kesinlikle yenilmemişti. İsrail askerlerini kovmak için muazzam savaşmışlardı ve çoğuna göre bu bir zaferdi.


Counterpunch’tan çeviren: Mehmet Aksoy
İsrail, Lübnan’da Hizbullah tarafından uğratıldığı iki yenilginin acısını çekiyor. İlki, Mayıs 2000’de 22 yıllık işgalden sonra İsrail askerlerinin güney Lübnan’dan kovulmasıyla, ikincisi, 2006 yazında 24 gün süren savaşla gerçekleşti. Yıkılmış Lübnan’da bu, belki bir başarı sayılabilirdi ama, Hizbullah kesinlikle yenilmemişti. İsrail askerlerini kovmak için muazzam savaşmışlardı ve çoğuna göre bu bir zaferdi.
İsrail, olanları ne unuttu ne de affetti. İsrail’e göre 2000 ve 2006’da Lübnan’a ve Hizbullah’a karşı verilen savaş bitmedi ve bugün de farklı bir biçimde devam ediyor. Son haftalardaki olaylar, İsrail’in ne iş çevirdiğini açıkça ortaya koyuyor.
AJANLAR
İsrail için çalışan Lübnan asıllı ajanlar, daima vardı; bu sürpriz olmamalı. Onlar şimdi cansız durumda olan Güney Lübnan Ordusu’nun üyeleri olarak 20 yıl boyunca kendileri adına savaştı. Başlangıçta fazla dikkate alınmasa da geçen yıl bu ajan şebekesi üzerine baskı oluşturulmaya başlandı. Hızla çözüldüler ve onlarcası nisan ayından beri gözaltında.
İsrail Ordusu’ndan Stratejik Planlama Başkanı Şolomo Brom, “Eğer Lübnan otoriteleri İsrail ajanlarını yakaladıklarını söylüyorsa, bunun doğru olması büyük bir olasılıktır” dedi. Lübnan hükümeti, halen 30 zanlıyı tutuyor ve geniş bir soruşturma sonrası 21’ini önceden İsrail için ajanlık yapmakla sorumlu tuttu.
Tutuklananlar arasında bir albay, emekli bir general, bir milletvekili, bir kamyoncu ve bir cep telefonu satış elemanı var. İki kişi de tutuklanmadan önce İsrail’e kaçmayı başardı. Ele geçirilenler arasında ileri teknoloji ürünü ve Mossad’a bilgi aktarımında kullanılan ekipmanlar var ki, Lübnan İç Güvenlik Güçleri bunları sergiledi.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, yakalananların ölüm cezasına çarptırılmalarını istedi: ‘Bunu, sizin adınıza, şehit ve yaralı aileleri adına, evleri yıkılan ve altyapının yeniden oluşturulması için vergi ödeyenler adına isteyebilirim. Düşmanla iş birliği yapan ve ona bilgi sağlayan iş birlikçilerin ölümle cezalandırılmasını istiyorum.’
YALANLAR
Lübnan’daki bu ajan çemberinin çözülmesi ve sökülmesinin tam ortasında haftalık yayınlanan İsrail-Alman Der Spiegel dergisinde Erich Follath’ın kaleme aldığı, Lübnan’ın eski Başbakanı Refik Hariri’nin 2005’te öldürülmesinde Hizbullah’ın da parmağı olduğunu iddia eden, sansasyonel bir haber yayınlandı. İddia, Hizbullah tarafından hazirandaki seçimlerde Hizbullah’ın imajını lekeleme girişimi ve Sünni ve Şiiler arasında kargaşa çıkarma çabası olarak değerlendirildi ve hemen reddedildi. Follath’ın suçlamasını doğrulayacak tek bir inandırıcı delil gösterilemedi. Nasrallah’a göre İsrail ve ABD seçimleri ve seçim sonuçlarını nasıl etkileyecekleri konusunda şaşırmış durumdalar ve Der Spiegel’in çabası da bunu doğruluyor.
Hizbullah’a karşı olan bu olay, sadece dayanaksız değil, aynı zamanda yazarın isimsiz ‘kaynakları’ tarafından uydurulmuş bir şey. Önceden planlanmış bu olay, Hariri’nin oğlu, Hizbullah muhalifi Saad Hariri tarafından bile reddedildi.
SAYIN LÜBNAN’IN VASİYETİ
Bu, 2005 Şubat’ında ülkeyi sallayan ve sonunda 8 Mart ve 14 Mart ittifakını yaratan ‘Sayın Lübnan’ın’ öldürülmesi için değer verilmesi gereken bir olay. Bu olay, Lübnanlıların mezhepçi yanında derin bölünmeler, karşılıklı suçlamalar oluşturdu ve politik felci daha da uzattı. Lübnan’daki İsrail ajanlarının ilişki ağının genişliğinin keşfedilmesi ve Der Spiegel’in kritik seçimlerden iki hafta önce Hizbullah’ı Hariri cinayetiyle suçlayan bir yayın takip etmesi tesadüf değil. Peki birbiriyle ilişkisi nedir? Nasrallah açık açık belirtti: “İsrail’in öncelik verdiği eylem, Lübnan’da suikastları da kapsayan ajan ağının ortaya çıkarılmasıdır.”
Bugün oğlu Saad’ın yaptığından farklı olarak Hariri, Nasrallah ve genel olarak Hizbullah’la iyi ilişkiler kurmuştu. Ancak Lübnan’daki bölünme ve kararsızlık, İsrail’in lehine çalışıyor, politik karmaşayı ve onun her zamanki yöntemi olan sivil gürültüyü kışkırtıyor. Hariri suikastından kalan döküntüler, yakında başka bir iç savaşı ateşleyecek.
Onun ölümüne İsrail de dahil edilmeli ve Lübnan’ın siyasi partileri ve kitle grupları onlara karşı bir anlık da olsa birleşmeli.
Suça karıştıkları sanılan ve dört yıldır bilgi verilmeden hapiste tutulan Suriyeli dört general, delilsizlikten ve şahitlikten vazgeçtikleri için Özel Mahkeme tarafından serbest bırakıldılar. Hizbullah karşıtı olayın açık hale gelmesi de aynı biçimde değersiz. Ve Lübnan’daki İsrailli ajan operasyonları tamamen ortada. Özel Mahkeme, Hariri suikastındaki muhtemel ilgisi için İsrail araştırmasında boşuna zaman harcamamalı. f






Rannie Amiri
www.evrensel.net