Obama, Usame’ye karşı

Obama, Usame’ye karşı

Yeni bir korku, genellikle soytarılık ve maçoluk yapan kovboy Bush’tan daha korkunç olan karşı taraf.


Yeni bir korku, genellikle soytarılık ve maçoluk yapan kovboy Bush’tan daha korkunç olan karşı taraf. El Kaide’nin iki lideri, son ses kayıtlarıyla Obama’ya meydan okudu. İslam dünyasını ve Müslümanlar arasında önemini artıran düşüncesizce eylemlerde kimin El Kaide’ye kolayca yem olduğunu anlamak için fazla çaba harcamayan Bush’tan farklı olarak Obama, daha düşünceli ve Müslümanlarla empati kurabiliyor. Kahire’deki konuşmasından önce, içinde İslam dünyasındaki alimlerin ve aktüel Müslümanların da olduğu birçok uzmana danıştı. Usama bin Ladin ve yardımcısı Ayman El Zevahiri’ye ait olduğu belirtilen iki ses kaydı Obama ile ilgili endişeleri artırdı.
Bush’un yaptığı gibi ‘şer odaklarına’, ‘haçlı seferleriyle’ demokrasi götürme konuşmasındaki gaf yerine, Müslüman oğlu ve torunu olup İslamcı Endonezya’da büyüyen Obama, kuşkunun faydasını edindi.
Sanırım Ladin ve Zevahiri, korkmaları gerektiği kadar korkmuş görünmüyorlar. İslam dünyasında konuşmaktan çok eylem önemlidir. Obama, Müslümanlara karşı her ne kadar ürkütmeden, daha makul, daha empati kurabilen bir görüntü sunsa da, Obama ve Bush yönetimi arasındaki fiili anlaşmazlıklar abartıldı. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, oy almak için her başkanlık kampanyasında kendi görüş farklılıklarını abartırlar.
El Kaide, 11 Eylül saldırılarına aşırı tepki veren Bush’u başarılı bir biçimde oltaya getirdi: Daha güçlü bir düşmanı yenmekle yüzleşen gerillaların ve teröristlerin, ülkelerinde daha fazla para ve destek için başvurdukları bir girişim tipi. Bush, sadece birçok halkla Afganistan’da yoğunlaşan ‘terör savaşını’ başlatmadı, aynı zamanda alakasız Müslüman ülkelere de saldırdı ve oraları da kuşattı. ABD’nin Irak’ı işgalinin bonusu Ladin ve Zevahiri’yi mest etmiş olmalı.
11 Eylül’den sonraki Bush’la aynı durumda olan Obama’nın, daha ölçülü eğilimleri göz önüne alındığında, bu yemi çok daha iyi savuşturabilirdi. Obama’nın sorunu, Bush’tan iki işgal miras almak oldu ve şimdi bir halkla ilişkiler kampanyasıyla yolunu zorluklardan çevirmek istiyor. Ve belli ki Obama, bu konuda Bush’tan daha usta. Söylem olarak, Müslümanların acısını hissetmek, radikal İslamcı militanlar ve ABD’ye yönelik terörizmle ilgili ve ABD’nin İslam topraklarına burnunu sokmak ve işgal etmek için hiçbir önemli neden sunmuyor. Ladin, aslında bu nedenden dolayı ABD’ye savaş açtı ve şimdi son ses kaydıyla yine tehditte bulunuyor: Obama, Müslümanlara karşı artan bir düşmanlıkla kendinden öncekilerin yolundan gidiyor, düşman güçlerini artırıyor ve uzun vadeli savaşlar hazırlıyor. ABD’liler, Beyaz Saray’daki liderlerinin yıllardır yaptıklarının meyvelerini toplamaya hazır olsun.
Obama, Bush yönetiminin ABD’nin 2011’in sonuna kadar bütün askerlerini ülkeden çekeceği konusunda Irak’la yaptığı anlaşmayı yerine getireceğine söz verdi. Soğuk Savaş’tan sonra Basra Körfezi’ni, Kore Yarımadası’nı, Avrupa’yı terk etmek ABD için zor oldu. Bu söze yönelik bir ‘beklemek inanmaktır’ tutumu aldığı için İslam dünyası suçlanamaz. Afganistan’daki savaş, Pakistan’daki aşırı İslamcı militanları çoktan ateşledi ve El Kaide’nin daha fazla militan bulmasına yardımcı oldu.
Maalesef Obama, İslam dünyasından gelen ABD karşıtı terörizmin bu önemli nedenini yanlış anlayan tek ABD’li değil. Demokratların da Cumhuriyetçilerin de dış politika kurumlarının unsurları, ABD’nin bütün İslam ve Arap dünyasının sorunlarını çözmesi gerektiğine inanıyorlar. Örneğin The New York Times, Obama’nın Kahire’deki konuşması üzerine bir makalede ahkam kesti: Obama için kazanmak önemli... Arap dünyasının, yoksulluk ve yetersiz eğitim sistemlerinden demokrasi ve insan haklarının sınırlarına kadar karşı karşıya olduğu sorunları anlatması gerekli.
Bu yaklaşım, hatalı ve temel sorunların köklerini bütünüyle yanlış anlıyor. Bunlar gibi, bütün sorunları çözmeye yönelik emperyalist anlayış, ABD’yi İslam dünyası içinde kısır bir döngüye itiyor. Sürtüşmenin kaynağı olan bu tehlikelerden uzaklaşmak için ABD’nin dünyanın bu bölümüne burnunu sokmaması gerekiyor.
ABD’den yayın yapan savaş karşıtı web sitesi AntiWar yazarlarından Ivan Eland, 5 Haziran 2009
www.evrensel.net