Artık kavga başladı

Artık kavga başladı

FINDIKLI Dereler Platformu Ankara Yürütmesi’nin düzenlediği “Derelerimize Suyumuza Geleceğimize Sahip Çıkalım” panelinde...


FINDIKLI Dereler Platformu Ankara Yürütmesi’nin düzenlediği “Derelerimize Suyumuza Geleceğimize Sahip Çıkalım” panelinde, AKP Hükümeti’nin akarsuları satışa çıkarması ve hidroelektrik santrallerin kurulmasına yönelik çıkardığı yönetmelikler eleştirildi. Panelde, suyun meta haline getirildiği belirtilerek, “Artık suya erişenlerle, suya erişemeyenler arasındaki kavga başlamıştır” denildi.
5-11 Haziran Çevre Haftası nedeniyle düzenlenen panele ilgi büyüktü. İnşaat Mühendisleri Odası Rüştü Özal Salonu’nda yapılan panele izleyici olarak ÖDP Milletvekili Ufuk Uras, Saadet Partisi eski Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Haydar Kaya, Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç da katıldı. Fındıklı Dereler Platformu adına konuşan Hüseyin Acar, birkaç yıl önce yabancı firma yetkililerinin HES kurmak için Fındıklı’ya gelmelerinden sonra, HES’lerin suların ticarileştirilmesi demek olduğunu öğrendiklerini ve örgütlenmeye başladıklarını söyledi.
‘BU DOĞA HEPİMİZİN’
“Önce köylerde toplantı yaptık, mahallelerde temsilci seçerek örgütlülüğümüzü oluşturduk ve ‘bu doğa hepimizin’ diyerek HES’lere ‘dur’ dedik” diyen Acar, Fındıklı’da 2 dere üzerinde 18 HES projesi olduğunu, ancak iki buçuk yıldır bir çivi dahi çaktırmadıklarını söyledi. 2 bin 460 bitki çeşitliliğine sahip bir bölgede yaşadıklarına dikkat çeken Acar, HES’lerin kurulmasına izin verirlerse suyun kirlenmesiyle birlikte kivi, çay ve fındık üretimiyle kıt kanaat geçinen bölge insanının ürününün zarar göreceğine işaret etti. “Susuz yaşayamayacağımız için derelerimize ve geleceğimize sahip çıkmak zorundayız” diyen Acar, derelerin özgür akması ve temiz kalması için mücadelenin süreceğini bildirdi.
Meteoroloji Mühendisleri Odası Su ve İklim Çalışma Grubu Başkanı İsmail Küçük ise AKP Hükümeti’nin akarsuları satışa çıkardığını vurguladığı konuşmasında, suyun ticarileştirilmesine hep birlikte ‘dur’ denilmesini istedi. İnşaat Mühendisleri Odası Su Çalışma Grubu’ndan Gökhan Marım, HES projelerinin çok kârlı olduğu için sermayedarlar tarafından rağbet gördüğünü söyledi. (ANKARA)

‘DOĞAMIZA TECAVÜZ EDİYORLAR’
Avukat Mehmet Horuş, yasal mevzuatta “Derelerin yok olması riski varsa HES kurulmaz” denildiğini, ancak mevzuatın kağıt üstünde kaldığını ifade etti. Fındıklı’da, Çevre Etki Değerlendirmesi kapsamında halkın HES isteyip istemediğinin sorulduğuna ve Fındıklılıların HES’e geçit vermeyeceklerini bildirdiklerine değinen Horuş, doğaya HES’lerle yapılmak isteneni ‘tecavüz’ olarak niteledi. Horuş, maden ve HES şirketlerinin yasal engellerin kalkması için hükümete baskı yaptıklarını dile getirdi. Dünyanın birçok ülkesinde su kaynaklarının paylaşılmasına karşı halkların mücadele ettiğini belirten Horuş, “Derelerin kardeşliği esprisi önemlidir. Fındıklı dereleri ile Gediz, Fırat ve Dicle için ortak mücadele kurulmalıdır” diye konuştu.
Çevre Mühendisleri Odası Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün ise 1992’de uluslararası olarak yapılan iki büyük çevre konferansının, “Su artık bir metadır” tespitine yer verdiğine dikkat çekerek, “Artık suya erişenlerle, suya erişemeyenler arasındaki kavga başlamıştır” dedi.
www.evrensel.net