çözüm için her türlü öneri önyargısız ele alınmalı

çözüm için her türlü öneri önyargısız ele alınmalı

Türkiye Barış Meclisi’nin İstanbul’da düzenlediği Barış İçin Diyalog Konferansı’nın sonuç bildirgesinde sorunun ...


Türkiye Barış Meclisi’nin İstanbul’da düzenlediği Barış İçin Diyalog Konferansı’nın sonuç bildirgesinde sorunun çözümü için her türlü önerinin önyargısız değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
ASAYİŞ SORUNU DEĞİL
Türkiye Barış Meclisi’nin 6 Haziran’da İstanbul’da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü’nde düzenlediği Barış İçin Diyalog Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı. Türkiye içinde bulunduğumuz günlerde Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü açısından dönüm noktası olabilecek gelişmelerin yaşandığı ifade edilen bildirgede, “29 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarıyla birlikte bölgemizde ve dünyada yaşanan siyasal ve ekonomik gelişmeler bu dönüm noktası için bir zemin oluşturmaktadır. Bu zemin ciddi riskler içerdiği gibi doğru yaklaşımlar gösterildiği takdirde çözüm açısından imkanlar da barındırıyor” denildi. Gerçekçi bir çözüm için bir yol haritasını oluşturulmasına katkı sunmayı amaçladıkları aktarılan bildirgede, bugüne kadar hiçbir şekilde çözüm üretmeyen, sorunu asayiş ve “terör” sorunu olarak değerlendiren anlayış ve politikalar ile gerçekçi bir yol haritasının oluşturulmasının olası olmadığı belirtildi.
OPERASYONLAR DURMALI
Sorunun siyasal niteliğinden dolayı çözüme yönelik iradenin siyasal aktörlerden beklendiği vurgulanan bildirgede, “Ancak, ülkede söz sahibi mevcut siyasal aktörlerin elinde sorumluluk üstlenerek yaşama geçirecekleri kapsayıcı bir barış projesi henüz bulunmamaktadır” denildi. Kürt sorununun çözümünden yana cesaret ve özveri göstererek siyasetin yaratıcı gücünü kullanabilecek bir iradenin ortaya konulmaması halinde ülkede toplumsal anlamda bir kutuplaşma ve parçalanma durumuyla karşı karşıya kalınacağına dikkat çekilen bildirgede, şunlar ifade edildi: “Şiddet ve çatışma ortamının devam ediyor olması da bu ayrışma ve parçalanmayı hızlandırıyor, derinleştiriyor. Bu durumun, Türkiye’nin hiçbir şekilde kaldıramayacağı çok ağır ekonomik, sosyal ve siyasal maliyetleri bulunmaktadır. Bu bakımdan öncelikle operasyonlar durdurulmalı, ilan edilmiş olan çatışmasızlık hali kalıcılaştırılmalıdır. Böylelikle siyasete onun asli unsurları olan söz ve diyalog egemen olmalıdır.”
DİYALOG SAĞLANMALI
Diyalogda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden başlayarak barışa katkı sunma imkanına sahip PKK Lideri Abdullah Öcalan da dahil olmak üzere hiçbir kişi, kurum ve oluşumunu görmezden gelinmemesi gerektiği belirtilen bildirgede, tüm toplumsal dinamikleri ve kesimleri kapsayacak şekilde diyalog sağlanması gerektiği aktarıldı. TBM olarak diyalog ortamının sağlanabilmesi için her tür sorumluluğu cesaret ve özveriyle üstlenileceği vurgulanan bildirgede, “Eşitler arası bir ilişki olarak yaşanacak diyalog sürecinde Kürt sorunun çözümünü sağlayacak temel hak ve özgürlükleri genişletmeye yönelik asgari bir programdan af konusuna, yeni bir anayasanın oluşturulmasından demokratik özerkliğe kadar her türlü öneri önyargısız biçimde ele alınmalıdır” denildi.
(İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net