BAŞYAZI

BAŞYAZI

  • Başbakan R. Tayyip Erdoğan, söylediklerinin tersi çıktıkça saldırganlaşıyor.


    Başbakan R. Tayyip Erdoğan, söylediklerinin tersi çıktıkça saldırganlaşıyor. “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali Başbakan, krizin teğet geçmediği ortaya çıktıkça; “Hayır, teğet geçiyor” demekte ısrar ederken, “üretimdeki düşme” ve “işten çıkartmaların artması” gibi olguları da, “halkın para harcamaması”na bağlıyor. Daha da ileri giderek başbakan, “Halkta para var ama, beni yanılmış göstermek için krizi azdırmak için harcamıyorlar” demeye getirip; “pazara çıkmayan halka” da çok öfkeleniyor.
    Başbakana bakarsanız; artık “Teğet geçen kriz” bile geride kalmak üzeredir ve “Türkiye düzlüğe çıktı çıkacak”tır! Ama Erdoğan’ın Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ise tersini söylüyor: “Krizin dibini henüz görmedik. Ekonomi 2009’da umduğumuzdan (umulan büyüme -3.6’dıydı) daha fazla küçülecek” diyor.
    Ama dün basına düşen diğer bir haber ise, krizin esnafları da vurmaya başladığını göstermektedir. Bunu, kriz yüzünden aldığı krediyi ödeyemeyen 2 çocuk babası Mertali Lale’nin, yaşamına trajik bir biçimde son vermesi çarpıcı bir biçimde göstermiştir. Lale, arkasında bıraktığı notta Başbakan’a şöyle seslenmiş: “Beni sen bu hale getirdin!” Çünkü Lale, başbakana inanarak kredi aldığını, ama krizin müşterilerini zora sokması sonucu iflasa sürüklendiğini söylemektedir.
    Yine manşet haberimizde de görüldüğü gibi; Ford işçileri; “Ford üç vardiya çalışıyor”, “Herkes mutlu memnun. Kriz var diyen yanlış söylüyor” diyen Başbakan’a Ford işçileri yanıt veriyorlar. Onlar da, olup bitenleri tersten gösteren ve krizin vahşi yöntemlerle işçinin sırtına yıkılmasına tepki gösterirken Başbakan’ı muhatap alıyorlar. Çünkü, Ford’da her şeyi güllük gülistanlık gösteren o!
    Haberlerimizde göreceğiniz gibi; pek çok esnaf, küçük üreticiler ve kriz mağduru yoksullar, Ford işçileri ya da intihar eden esnaf Mertali Lale gibi Başbakan’ı muhatap alarak konuşmakta; Başbakan’la ve onun söyledikleriyle polemik yaparak olup biteni anlamlandırmaktadır. Üstelik haberlerimizde söylediklerin yansıttığımız esnafların, küçük ve orta üreticilerin, işsizlerin çoğu, daha dün Başbakan Erdoğan’ın söylediklerine inanan, ona destek veren kişilerdir.
    Demek ki, krizden etkilenenler sadece en yoksullar ve işsiziler ya da çalışan işçiler ve kamu ekmekçileri de değildir; esnaflar (ve zanaatkarlar), küçük ve orta üretici köylüler de bu krizin kurbanı olmuşlardır.
    Sayfalarımızdaki haberlerde de görüldüğü gibi, esnaflar artık veresiyede sona gelmişlerdir; ama onlardan alışveriş eden işsizler, işçiler diğer az gelirlilerin ödeme gücü yoktur. Halkın bir bölümü ise hala kredi kartından idare etmektedir. Ama giderek onun da sınırına gelindiği anlaşılmaktadır. Ve Ali Babacan’ın dediğine göre de daha “krizin dibi görünmüş değil”dir.
    Mertali Lale, Ford işçileri, esnaflar, küçük ve orta üreticiler, yoksullar krizle birlikte başlarına gelenlerden; Başbakan Erdoğan’ı sorumlu tutmaktadırlar. Çünkü başbakan; sisteme toz kondurmamak adına, bütün gerçeklere gözlerini kapatmakta ve “Kriz teğet geçmekte”, “En az biz zarar göreceğiz” de inat ederek, krizden zarar görenlerle adeta alay etmektedir. Başbakan sistemin militan bir savunucusu, “sistemin kahramanı” olarak davranmaktadır. Dolayısıyla Erdoğan, sistemi cansiperane savunurken, kendine oy veren emekçilerle de karşı karşıya gelmektedir. Ve giderek daha çok sıkışmakta, sıkıştıkça da öfkesi ve kırdığı potlar büyümektedir. Dolayısıyla sisteme yönelen her mücadele bu “sistem kahramanını” karşısında bulurken Başbakana yönelik tepki gösterenler de, farkında olmasalar da, sistemle çatışır hale gelmektedir.
    İHSAN ÇARALAN
    www.evrensel.net