BASIN TURU

BASIN TURU

“Okulda bize öğrettikleri ümmet, Arap dünyası nerede?” Bu sözler, sonsuza dek zihnimde yer edecek.


“Okulda bize öğrettikleri ümmet, Arap dünyası nerede?” Bu sözler, sonsuza dek zihnimde yer edecek. Mart’ta Gazze’de bombalanmış bir harabede 10 yaşında bir kız çocuğunu konuşturdular. Bu yılın başındaki İsrail’in 22 günlük bombardımanında hemen hemen bütün ailesini yitirmiş. Arkamı döndüğümde ikinci kez konuştu. Geri dönmek zorunda kaldım. O kıza siz ne cevap verirdiniz?
Hugo Chavez, İsrail büyükelçisini Venezuela’dan sınır dışı ederken, birkaç istisna dışında Arap liderleri, ara sıra dikkatlerini verdikleri Filistin trajedisindeki eski kanlı sahneler gibi eylül ve ocaktaki ölümcül haftaları yapay bir kızgınlıkla harcadılar. Ama öncekilerde böyle bir kamuoyu yoktu. Sadece Müslüman dünyada değil, Batı başkentlerinin sokakları da seferber oldu. İngiltere’de 100 binden fazla kişi her gece İsrail Büyükelçiliği’ni kuşattık. Gazze’ye saldırı, özellikle ABD’de eşi görülmemiş bir duygu yarattı. Bir şey değişiyor. Bu, bana Filistin üzerine bir dizi görüşmede de söylediğim gibi son iki ayda daha görünür oldu. Ocak ayında yapılan kamuoyu yoklamaları, ABD’lilerin çoğunun İsrail saldırısına karşı olduklarını gösterdi. Bu, 1982 yazında Ariel Şaron’un Beyrut’u yıkışına şahit olan bizler için sürpriz olmadı.
Filistin’deki ‘olgunlaşmış’ eylemciler, Filistin’deki acının en büyük sorumluluğunu, taşıyan ABD ve İngiltere’deki politik yaşamın ana damarındaki ve gettonun arkasındaki bu olayı yakalamak için bir fırsat penceresi olduğunu doğruluyorlar: İsrail sömürüsünün kasası olarak ABD ve 1917’deki trajedinin yaratıcısı olarak İngiltere.
Afrika Ulusal Kongresi’nin direnci ile uluslararası dayanışmanın örsü arasındaki, ırk ayrımı yapılmasına yardımcı olan politik hareketin bir türü Filistin sorununa nasıl getirildi? Bu soru beni Atlantik üzerinde, dersler ve finansmanlar ile içeride olağandışı bir politik krizi açma arasında bir o yana bir bu yana savurdu. Ocak ayının o soğuk günlerinde İsrail Büyükelçiliği’ne yürüyüşümüz gibi bu da, kendi kendimize sorduğumuz bir soruydu.
Kanıtlar önemliydi.
Kuşkulu herhangi birinin, El Cezire ve Press TV’de gördükleri protestolarla her zaman güçlenen direnme kapasitesine sahip kuşatma altındaki yaşamlara kulak vermesi gerekir. Çok yerleri var ama yeterli değiller. Bu, kelimelerden çok yüksek sesle konuşma eylemleridir. Ki bu, 10 Ocak’ta Londra’da büyük bir gösteride benim öncülük edeceğim İngiltere’den Gazze’ye bir insani yardım konvoyunu duyurma nedenimdir.
Birkaç hafta sonra yön değiştirmeye ve zor bir rota izlemeye karar verdik; İspanya altından Fas’ın çaprazına ve daha sonra Magreb’in karşısına. Bir düzine araç bulmayı umuyorduk. Sonunda, 14 Şubatta 107 araç, 255 kişi ve 2 milyon dolar yardım parasıyla Hyde Park’tan ayrıldık. Yaklaşık 23 gün ve 5 bin 500 milden sonra Gazze’ye girdik. Ve şimdi her şeyi tekrar yapıyoruz ama bu sefer ABD’den yola çıkarak.
4 Temmuz’da Vietnamlı Ron Kovic, ben ve yüzlerce ABD vatandaşı John F. Kennedy’den tıbbi yardım taşıyan yüzlerce araç konvoyuyla Gazze’ye gireceğimiz Kahire’ye uçacağız. Obama’nın ABD ve Müslüman dünya arasında yeni ve daha eşitlikçi ilişkiler öneren tarihi konuşmasından bir ay sonra, kesinlikle Mısır’da olacağız.
Seçim ve başkanlık kampanyasındaki gibi Obama’nın konuşmasına iki yoldan bakılabilir. Herhangi bir ABD başkanından beklenmeyecek kadar safça İsrail’e genel destek ve dış politikada devamlılık söylemleri. Doğu- Batı diyaloğunda daha fazla saygı isteyen yetenekli ricası, aynı zamanda Filistin dostları ve Arap sorunu için yeni yollar açtı. Bundan kuşkunuz varsa yerleşimci programına karşı çıkarak soykırımsal cinayete benzeyen İsrail sağının aşırı tepkisine bakın. George W. Bush, bir anlamda tasmasını çıkardığı savunmasız bırakma için bir bahane oldu; tam bir geri zekalıydı. Obama, bu bahaneye sahip değil. Büyük ölçüde zeki ve kültürlü. Sadece Pakistan devlet başkanının adını bilmekle kalmıyor, ülkenin adını da telaffuz edebiliyor. Eğer, bu ülkede Filistin için bu yeni duyarlılık canlandırılır ve politik etkiye dönüştürülürse doğru şeyi yapmamak için herhangi bir bahane kalmayacak.
İngiltere Milletvekili George Galloway, 7 Haziran 2009
www.evrensel.net